Radyo ve Televizyonlarda Doğru, Güzel ve Anlaşılır Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi kamuoyuna sunuldu

Radyo ve Televizyonlarda Doğru, Güzel ve Anlaşılır Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi, 20 Eylül 2017 Çarşamba günü Başbakan Yardımcısı Sayın Fikri Işık’ın teşrifleriyle Ankara Bilkent Otel’de gerçekleştirildi. Toplantıya RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, Başkan Vekili Esat Çıplak, Üst Kurul Üyeleri Arif Fırtına ve Ersin Öngel ile proje ortağı kurumların yöneticilerinden Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıza Altunel, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin, TRT Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çiftçi ve İç Anadolu Bölgesinde yayın yapan yerel ve bölgesel radyo ve televizyonların temsilcileri katıldı. Toplantının ikinci bölümünde ise RTÜK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Fendiye İnci Özkan’ın Proje süreçleri ve kurslara katılım koşulları hakkında yaptığı bilgilendirmeden sonra TRT’nin ünlü spikerlerinden Zafer Kiraz’ın “Radyo ve Televizyon Yayınlarında Türkçenin Doğru Kullanılması ve Spikerlerin Sorumluluğu” konulu konferansının ardından toplantı sona erdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, yaptığı açılış konuşmasında dil gelişiminde ve dilin kullanımında radyo ve televizyon yayınlarının da okul ve çevre kadar önemli etkisi bulunduğunu belirterek, yayınlardaki dil yanlışlarının kısa sürede tüm topluma yayıldığını, televizyon sunucularının, reklam yıldızlarının, dizi kahramanlarının kullandıkları ifadelerin toplumun diline yerleşmekte olduğunu vurguladı. Türk Dil Kurumunun 1999 yılında hazırlamış olduğu bir rapora atıfta bulunan Yerlikaya, söz konusu raporda özellikle spiker, muhabir ve sunuculuk görevlerinde bulunan kişilere dikkat çekilerek, “Neredeyse Türkçe konuşan herkes bu görevlerde bulunabilmektedir. Dili kullanmada belli bir seviyeye ulaşmamış ve belli bir dil eğitiminden geçmemiş kimselerin radyo ve televizyonlarda yaptıkları dil yanlışları kamuoyunu rahatsız etmektedir” denildiğini belirtmiştir.

Ayrıca raporda; Dili özensiz ve keyfî kullanmanın, radyo ve televizyon yayınları aracılığı ile toplumun dilini etkilediği; iletişimi, anlaşmayı zorlaştırdığı; yayınların birçoğunun halkın dil becerilerini geliştireceği, kültürel seviyelerini yükselteceği, onlara Türkçeyi sevdireceği yerde dilin yozlaşmasına yol açtığı; radyo ve televizyonlarda kullanılan söz varlığının son derece sınırlı olduğu ve 500-1000 kelime etrafında döndüğü; kısa vadede önlem alınmadığı takdirde bu olumsuz gidişin boyutlarının daha da büyüyeceği; yerli film ve dizilerde toplum içinde söylenmesi çirkin olan, görgü kurallarına ters düşen pek çok kaba kelime sarf edildiği, ifade edilmiş olup, RTÜK tarafından söz konusu yayın içeriklerine ilişkin medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara birçok defa müeyyide uygulandığı belirtildi.

Radyo ve televizyon yayınlarında Türkçenin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasının, toplumu oluşturan bireylerin dili doğru kullanmaları açısından çok önem taşımakta olduğunu vurgulayan RTÜK Başkanı, RTÜK tarafından gerçekleştirilen kamuoyu araştırmalarının Türkiye’de izleyicilerin günde yaklaşık üç saat televizyon izlediklerini gösterdiğini, hafta sonlarında ise bu sürenin 5 saate kadar arttığını belirtmiştir. En fazla izlenen programların ise yerli diziler, kuşak programları, yarışmalar ve haberler olduğu tespitinden hareketle, bu programlarda kullanılan dilin toplumun dili haline geldiğinin söylenebileceği, dolayısıyla radyo ve televizyonlarda program sunan, muhabirlik veya metin yazarlığı yapan medya çalışanlarından Türkçeyi kurallarına uygun kullanmalarını beklemenin izleyicilerin en doğal hakkı olduğunu vurgulamıştır.

Yerlikaya, yayınların konuşulan dil üzerindeki güçlü etkisi nedeniyle yayıncılıkla ilgili hukuki metinlerde bu hususun özel olarak düzenlenmiş olduğunu, Gerek mülga 3984 Sayılı Kanunda gerekse 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunda yayınlarda Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılması, düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilmemesi hususunun hüküm altına alındığını ifade etmiştir. (3984-4/h, 6112-8/m)

Türkçenin yayınlarda özenli kullanılmasını desteklemek amacıyla geçmiş yıllarda RTÜK Doğru ve Güzel Türkçe Kullanımı Ödülleri gibi uygulamalara da değinen Üst Kurul Başkanı, yakın zamanda Üst Kurulumuzun ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Yayıncılık Düzenleyici Kuruluşları ve Düzenleyici Kurum İşlevi Gören Kamu Kurumları Çalışma Toplantısı”na katılan Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Kazakistan Cumhuriyeti, Kırgızistan Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ülkelerinin temsilcileri ile Türk Keneşi temsilcileri Malazgirt Zaferinin 936. Yıldönümü münasebetiyle 26-27 Ağustos 2017 tarihlerinde Van’da bir araya gelindiğini, Türk Dilinin korunmasına ve geliştirilmesine önem veren Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun, Türk Dili konuşan ülkelerin yayıncılık düzenleyici kuruluşları ve Düzenleyici Kurum İşlevi Gören Kamu Kurumları arasında bir platform oluşturulmasına yönelik çalışmalarını da hızla yürütmekte olduğunu hatırlattı.

2011 yılında yürürlüğe giren 6112 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikler kapsamında Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun mevcut görevleri arasına, medya hizmet sağlayıcılarının çalışanlarına yönelik eğitim ve sertifika programları düzenlenmesinin de eklendiğin belirten Yerlikaya şunları söyledi: “Üst Kurulun ilk sertifika eğitimi uygulamasını bir proje kapsamında hizmete sunmak ve 2017 Türk Dili Yılında hayata geçirmek üzere, Türkçemizin nesiller boyunca güzelliği ve duruluğu bozulmadan yaşayabilmesi için yeni bir proje çalışması planlamıştır. Radyo ve Televizyonlarda Doğru, Güzel ve Anlaşılır Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi, radyo ve televizyon yayınlarında Türkçenin kullanımına ilişkin güncel tespitlerin yapılmasını, bu tespitler ışığında yayınlarda Türkçenin daha özenli kullanılması için gerekli mekanizmaların kurulup işletilmesini ve medya çalışanlarının Türkçeyi doğru kullanmaları için sertifikalı eğitim süreçlerinden geçirilmesini kapsamaktadır. Proje, yayın tarama, değerlendirme ve eğitim aşamalarından oluşmaktadır. Türk Dil Kurumu tarafından gerçekleştirilecek tarama çalışması radyo ve televizyon yayınlarında kullanılan Türkçenin durumunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Tarama sonucunda ortaya çıkacak raporun kamuoyuna sunulması, uzmanlar tarafından değerlendirilmesi ve belirlenen sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmesi planlanmaktadır. Yerel ve bölgesel yayın kuruluşlarının çalışanlarına yönelik eğitimler ise RTÜK, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve TRT’nin iş birliğiyle gerçekleştirilecektir. Bu aşamada ilk olarak Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk Kurs Programı hazırlanmış ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Eğitim yerel yayın kuruluşlarına yönelik hazırlanmakla birlikte Türkiye genelinde isteyen vatandaşlar da söz konusu kurslara katılabilecektir. Yayıncılar için düzenlenecek kurslar ise RTÜK tarafından koordine edilecek, TRT’nin ve halk eğitimi merkezlerinin birliğiyle düzenlenecektir. Böylelikle seksen saatlik kurs programı yayıncılar için iki haftalık sürede tamamlanacaktır. İlk kurs pilot uygulama kapsamında Ekim ayında Ankara’da TRT Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilecek olup kursu başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifika verilecektir. Eğitimin tamamlanmasının ardından 2018 yılından itibaren Türkiye genelinde kurs programları düzenlenecektir.”

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen kampanya ile 2017 yılının “Dilimiz Kimliğimizdir” başlığıyla Türk Dili Yılı ilan edildiğini hatırlatan Üst Kurul Başkanı, “Biz de bugün “Dilimiz Kimliğimizdir” diyor ve medya hizmet sağlayıcılarımızın dilimize, kimliğimize sahip çıkmalarını bekliyoruz.” dedi. Ayrıca, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun, önümüzdeki dönemde yayınlarda sadece diksiyon, spikerlik ve sunuculuk kursu sertifikası olan kişilerin görevlendirilmesine yönelik bir çalışma hazırlığında olduğuna da dikkat çekti.

RTÜK Başkanı Yerlikaya, Radyo ve Televizyonlarda Doğru, Güzel ve Anlaşılır Türkçe Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesinde RTÜK ile iş birliği yapan, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün, Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun, Türk Dil Kurumunun ve Ankara Valiliği Çankaya Halk Eğitimi Merkezinin değerli yöneticilerine ve çalışanlarına teşekkürleri ile birlikte projenin yayıncılar ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olması dilekleri ile sözlerini bitirdi.

Başbakan Yardımcısı Sayın Fikri Işık ise konuşmasına, bu proje çerçevesinde gerçekleştirilecek olan eğitimlerin dilimizin doğru ve güzel kullanımı için önemli bir girişim olduğuna yürekten inandığını belirterek başladı. Televizyonun hala en etkili kitle iletişim araçlarından olduğunu belirten Işık, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun araştırmalarına göre ülkemizde günlük ortalama televizyon izleme süresinin üç buçuk saati aştığını, dolayısıyla radyo ve televizyon yayınlarında kullanılan ifadeler ve söyleyiş biçimlerinin halkımızın konuşma diline doğrudan etki ettiğini bizzat günlük yaşantısından paylaştığı örnekler ile belirtti. Dolayısıyla bu hususta son derece dikkatli olunması gerektiğini, özellikle sadece televizyon spikerlerinin ve televizyon programlarının değil, kitle iletişim araçları ile geniş kitlelere ulaşan herkesin Türkçenin kullanımı konusunda çok hassas olması gerektiğini vurguladı.

“Bu nedenle hem ulusal hem de yerel radyo ve televizyon kanallarında Türkçenin doğru ve güzel kullanılmasının çok önemli olduğu aşikar. Ne yazık ki ulusal kanalların geniş kitleler tarafından izlenen programlarında bile dil özensizce kullanılıyor. Eğlence programlarında olsun dizilerde olsun anlatımdan çıkarılan veya yanlış telaffuz edilen sözcüklere çok sık rastlıyoruz. Bundan 10-15 yıl önce bile televizyon dizileri ile gençlerin lügatine suni yöntemlerle sokuşturulmuş, anlamından yoksun, bağlamından çıkarılmış pek çok sözcüğün bile bugün hala sokaklarda kullanıldığını görüyoruz.” şeklinde sözlerine devam eden Işık, dilin sadece bir fikri veya meseleyi aktarma ve iletişim kurma aracı olmadığını belirterek; “Dil, millet olmanın, milli birlik ve bütünlüğü sürdürmenin de yegâne aracıdır. Yahya Kemal'in veciz şekilde ifade ettiği gibi Türkçenin çekilmediği yerler vatandır. Bugün Kerkük gibi. Vatanın kendisi gövde, ruhu ise Türkçedir. Türkçe, ecdadımızın ayak izinin bulunduğu bütün topraklarda bir kültür dili olarak mevcudiyetini sürdürüyor.” ifadelerinin yanı sıra, “Dilimiz kimliğimizdir. Wittgenstein'ın o ünlü sözünden hatırladığımız gibi ‘Dilimizin sınırları dünyamızın sınırlarıdır’, dilimiz kültürümüzün koruyuculuğunu ve taşıyıcılığı yapar. Bu nedenle ülkemizin her bir ferdinin özellikle gençlerimizin Türkçeyi doğru kullanmalarını arzu ediyoruz. Dil, bir milleti birbirine bağlayan en önemli unsurdur. Bu, bin yıllardır da böyledir.” dedi.

Ayrıca, gündemdeki TEOG tartışmalarına da değinen Başbakan Yardımcısı Işık, çoktan seçmeli sınav sisteminin Türkçenin doğru ve güzel kullanımının öğrenilmesinde olumlu bir katkı sağlamadığını, bunun düzeltilmesi için merak, malumat ve muhakeme yeteneğini geliştirerek güçlü anlatım becerisi kazandırması beklenen sınav yöntemlerinin yeni sistemde Türkçenin doğru ve güzel kullanımı adına uygulanması gerektiğini ifade etti.

“Asıl ihtiyacımız olan, Türkçenin kıymetini bilecek, muhafaza edecek kurumlar ve nesillerin hassasiyetle bu sorumluluğu üstlenmesidir. İşte bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı, Türkçenin değerini bilen kamu kurumlarının bu sorumlukla bir araya gelmiş olmasıdır. Bu projenin etrafında kenetlenen kamu kurumlarımıza radyo ve televizyonlarımızın da destek vereceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda siz program ve dizi yapımcılarına, senaristlere, metin yazarlarına da büyük sorumluluklar düşüyor. Dilimizi ve kültürümüzü, yüksek izlenme oranlarına, reklam gelirlerine lütfen kurban etmeyelim. Radyo ve televizyon yayınlarında anlaşılır, doğru, temiz ve kuralları bozulmadan güzel bir Türkçenin konuşma dili olarak kullanılmasına özen gösterelim.” şeklinde tavsiyelerde bulunan Başbakan Yardımcısı, sosyal medya üzerinde de Türkçenin güzel ve doğru kullanımına ilişkin yapılması gereken çok şey olduğunu da sözlerine ekleyerek, güzel Türkçemizin doğru ve güzel kullanımına dair pek çok faaliyeti yakında hayata geçireceklerini de belirtti.

Programda Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıza Altunel, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Zeki Çiftçi, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin yaptıkları konuşmalarında Türkçenin doğru ve güzel kullanımına katkıları adına söz konusu projenin önemini belirterek, kurumlarının projeye sağlayacakları katkılardan bahsettiler.

Programın ikinci bölümünde ise RTÜK İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Fendiye İnci Özkan, proje süreçleri ve kurslara katılım koşulları hakkında bilgilendirme yaptı.

Son olarak, uzun yıllardır doğrudan işin içinde yer alan ve ekranların sevilen yüzlerinden biri olarak Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Spikeri Zafer Kiraz samimi ve söyleşi tadında yapmış olduğu “Radyo ve Televizyon Yayınlarında Türkçenin Doğru Kullanılması ve Spikerlerin Sorumluluğu” konulu konuşmasının ardından program sona erdi.



Yayın Tarihi : 21 Eylül 2017