Akdeniz Ülkeleri Düzenleyici Kurullar Ağı 19. Toplantısı 16-17 Kasım 2017’de Marsilya’da Yapıldı

Toplantıya RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya ve Üst Kurul Üyesi Nurullah Öztürk katıldı.

Toplantıda RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Görsel-İşitsel Medyanın Akdeniz Göçmen ve Mülteci Krizi Konusunu; Üst Kurul Üyesi Nurullah Öztürk ise, “Medya Okuryazarlığı ve Türkiye’nin Akdeniz Ülkelerine “Medya Okuryazarlığı Tecrübesini”  işledi.

RTÜK Başkanı Yerlikaya, 26 Üyesi bulunan Akdeniz Ülkeleri Düzenleyici Kurullar Ağı toplantısında, “15 Temmuz FETÖ Terör Örgütünün Başarısız Darbe Girişimi ve Suriye'den Gelen Göçmenler” hakkında Marsilya'da bir konuşma yaptı

Konuşmasında, Türkiye’de yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi örneğinden hareketle kriz zamanlarında ve özellikle terörle iltisaklı yayınlarla mücadelede medyanın rolü ve önemi ile göç ve mülteci konularında Üst Kurulun yaklaşımını anlattı.

Son dönemlerde küresel düzeyde terör saldırıları ve özellikle Akdeniz havzasında siyasal ve sosyal hareketlerle birlikte meydana gelen savaş ve göç olgusu ülkelerimiz için önemli birer sorun haline geldiğini ifade eden Yerlikaya, “kriz zamanlarında olayların topluma aktarılmasında medyanın rolü ve sorumlulukları Düzenleyici Otoritelerin gündemini sıklıkla meşgul etmektedir” dedi.

Türkiye’nin, PKK/PYD ve DAEŞ gibi terör örgütleri ile uzun yıllardır mücadele ettiğini ifade eden Yerlikaya, “15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü demokratik düzeni ortadan kaldırmaya, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yeltenen bir organize suç örgütü olarak Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) hain darbe girişimine” değindi.

“(FETÖ) hain darbe girişimi karşısında, halkımız ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiş başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, hükümet ve Millet Meclisi kahramanca bir direniş ortaya koymuştur. Türk Medyasının da 15 Temmuz darbe girişimi gecesi TV kanallarının ve radyoların darbeci askerlerin fiili müdahalesine maruz kalmasına rağmen, ekranlarını karartmayarak verdiği mücadele ve habercilik adına göstermiş oldukları refleks takdire şayandır.” diyen Yerlikaya,  “Şüphesiz ki terör bir insanlık suçudur ve dini, dili ve ırkı yoktur. Hangi kültürden ve bölgeden kaynaklanırsa kaynaklansın tamamı lanetlenmelidir. Bu noktada, medyada sorumluluk taşıyanların doğruları söylemesinin, tarafsız olmasının ve medyanın silah olarak kullanılmamasının önemi ortaya çıkmaktadır. Terör olayları konusunda çok hassas olunmalı, terörün amacına hizmet edecek hiçbir yayına katkıda bulunmamalıdır.” diyen Yerlikaya, “Üst Kurulun,  şiddet ve nefret dilinin önlenmesi ve terör örgütlerinin ifade ve haber alma özgürlüğünü istismar ederek propaganda yapmak için kullandığı görsel işitsel medya ortamlarında yayınların engellenmesi amacıyla ulusal ve uluslararası platformlarda faaliyetler yürütmekte olduğunu” ifade etti.

Yerlikaya, konuşmasında göç konusuna da değinerek, “özellikle 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşın ardından 6 milyon Suriyelinin ülke dışına göç etmek zorunda kalması ile bugün dünyanın, II. Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük insanlık dramına şahitlik ettiğini ve Türkiye’nin, dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yaptığını,  ülke olarak çoğunlukla Suriye’den gelen 3 milyonun üzerinde mülteciyi barındırdığını, mültecilerin mağdur olmamaları ve Türkiye’ye sağlıklı bir şekilde entegrasyonlarının sağlanabilmesi için bu zamana kadar yaklaşık 25 Milyar Dolar harcadığını” söyledi.

Yerlikaya, “sığınmacıların, sadece Türkiye’nin iç ve dış politika gündeminde değil, uluslararası toplumun gündeminde de geniş bir yer tuttuğunu, Avrupa’ya geçebilmek için her gün Akdeniz ve Ege Denizi üzerinden binlerce kişi tehlikeli yolculukları göze alarak çok zorlu şartlara maruz kaldığını” dile getirdi ve Üst Kurulun;

  • “Özellikle haber bültenleri ve bazı popüler dizilerde mülteci konusuna yer verilerek toplumda duyarlılık oluşturulması;
  • Medyada mültecilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi konusunda kamuoyu desteğinin teşvik edilmesi amacıyla kamu spotlarının yayınlanmasının sağlanması;
  • Mültecilerin nadiren karıştığı şiddet olaylarında, medyanın olayı ele alışında etik ilkelere uyulmasının sağlanması konusunda farkındalık oluşturulması; amacıyla medya hizmet sağlayıcılarla sürekli işbirliği halinde olduğunu” ifade etti.

Yerlikaya, “Görsel-İşitsel Medyanın Akdeniz Göçmen ve Mülteci Krizi Konusunda Bilgi Verme Yaklaşımı Üzerine Barselona Deklarasyonu’nun” kriz dönemlerinde medya hususunda MNRA’ya üye ülkeler arasında uluslararası düzeyde yakın bir işbirliğinin geliştirilmesine büyük bir katkı sunacağına inanıyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

RTÜK Üst Kurul Üyesi Nurullah Öztürk ise yaptığı konuşmasında, “Medya Okuryazarlığı Sadece Küçükler İçin Değil, Yetişkinler İçin de Çok Önemlidir” dedi. Ve Türkiye’nin Akdeniz Ülkelerine “Medya Okuryazarlığı Tecrübesini”  anlattı.

Akdeniz Ülkeleri Düzenleyici Kurullar Ağı, 19. Toplantısını 16-17 Kasım 2017 tarihlerinde Fransa’nın Marsilya şehrinde gerçekleştirdi.

Görsel İşitsel Medya’da temsil, medya ve güvenlik ve Medya Okuryazarlığı, Küçüklerin Korunması, Medya ve Farklılıkların ele alındığı toplantıda Üst Kurul Üyesi Nurullah Öztürk de, “Medya Okuryazarlığı ve Çocukların Korunması: Türkiye Tecrübesi” başlıklı bir sunum yaptı. Sunumunda, Medya Okuryazarlığının 2006 yılında RTÜK öncülüğünde okullarda MEB ile pilot uygulamasının yapıldığı ve daha sonra  ise MEB ile protokol ile tüm ülkede ve ortaöğretimde önce 6. 7 ve 8. Sınıflarda, daha sonra ise 7. ve 8. sınıflarda seçmeli ders olarak okutulduğu ve 2011’de yasa ile RTÜK’ün görevleri arasında yer aldığını anlattı.

Üst Kurul Üyesi Öztürk, Medya Okuryazarlığının sadece küçükler için değil, yetişkinler için de çok önemli ve gerekli olduğunu belirtti. 

Medya Okuryazarlığı projesini destekleyen Akıllı İşaretler, Medya Okuryazarlığı Web Sitesi, Haydi Çocuklar Uykuya ve RTÜK Çocuk Web Sitesinden de bahseden Öztürk, Avrupa Konseyince hazırlanan  “İnternet Okuryazarlığı El Kitabı’nın da Türkçeye tercüme edilerek dağıtıldığına değindi. Bu alanda yeterli eğitim kadrosunun bulunmadığından ve Medya Okuryazarlığı ders konularının liseye geçiş sınavlarında sorulmamasının ve dersin seçmeli oluşunun ise beklenen verimi düşürdüğünü ifade etti.  Öztürk, ayrıca, konuşmasında,  RTÜK tarafından Medya Okuryazarlığı ile ilgili araştırmaların ve uluslararası konferansların düzenlendiğini söyledi.  

Toplantıya katılan paydaş ülkelerin, Medya Okuryazarlığı sistemi ile yakından ilgilendiği öğrenildi. 

 



Yayın Tarihi : 20 Kasım 2017