Benin'de Uluslararası IBRAF Toplantısı

 

Benin'de Uluslararası IBRAF Toplantısı

ve

Kudüs Hakkında Cotonou Deklarasyonu

(Benin Cumhuriyeti - 20 Şubat 2018)

“Dünya Ahengi için Medya; Terörizm ve İslam Karşıtlığı ile Mücadelede Medyanın Rolü” ana temalı İslam İşbirliği Teşkilatı Yayıncılık Düzenleyici Otoriteleri Forumu (IBRAF) Uluslararası Konferansı 19 Şubat 2018 tarihinde Benin Cumhuriyeti’nin Cotonou şehrinde gerçekleştirildi. Toplantıya, Türkiye Cumhuriyeti Radyo ve Televizyon Kurulu’nu temsilen RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan YERLİKAYA, IBRAF Genel Sekreteri ve RTÜK Üyesi Doç. Dr. Hamit ERSOY ile RTÜK Üyeleri Ebubekir ŞAHİN ve İlhan TAŞÇI katılım sağlamışlardır.   

 

Söz konusu toplantı, Benin, Türkiye, Endonezya, Fas, Irak,  Afganistan, Kırgızistan, Fildişi Sahili, Mali, Togo, Kamerun, Senegal, Somali, Gine, Mozambik, Moritanya, Gana, Comoros, Sudi Arabistan, Nijer ve Sierra Leone’nin içerisinde bulunduğu 21 farklı ülkeden medya alanının düzenlenmesinden sorumlu devlet kurumlarının temsilcilerini bir araya getirmiştir. Toplantıya, İslam İşbirliği Teşkilatı Medya Departmanı, Afrika İletişim Düzenleyici Otoriteleri Ağı (African Communication Regulatory Authorities Network - ACRAN) ve İslam Yayıncıları Birliği (Islamic Broadcasting Union - IBU) temsilcileri de iştirak etmiştir. Uluslararası Konferans’ta RTÜK Başkanı Sayın Prof. Dr. İlhan YERLİKAYA bir açılış konuşması gerçekleştirmiştir. Konuşmasında, son dönemlerde terör olgusunun küresel düzeyde önemli bir sorun haline geldiğini ifade eden Prof. YERLİKAYA, terörün dininin, dilinin ve ırkının olmadığını ve İslam dininin terörün her çeşidini lanetlediğini belirtmiştir. Bazı uluslararası medya gruplarının terör eylemlerinin sunumunda bilinçli bir şekilde İslami terör ifadesine yer verdiğine işaret eden RTÜK Başkanı, İslam ile terör kelimelerinin yan yana getirilmesi suretiyle İslam karşıtı bir algı oluşturulmaya çalışıldığına ve bu algıyı oluştururken de İslamofobi kavramının kullanıldığına dikkat çekmiştir.. IBRAF 6. Yıllık Toplantısının ana teması olan “Hızla Değişen Teknoloji ve Yayıncılık Alanında Hukuki Uyum” konusuna ilişkin olarak ise iletim altyapısı veya biçimi nasıl olursa olsun hiçbir yayının terörizme, İslam düşmanlığına veya toplumun ve özellikle çocukların zarar görmesine sebep olabilecek şekilde yapılamasına müsaade edilemeyeceğinin altını çizmiştir. Prof. YERLİLKAYA, ayrıca gerek medya okuryazarlığının gerekse internet okuryazarlığının toplumun ve özellikle küçüklerin internet yayınlarının zararlarından korunması noktasında çok büyük bir öneme sahip olduğuna işaret etmiştir.

IBRAF Genel Sekreteri ve RTÜK Üyesi Doç. Dr. Hamit ERSOY da konferansta bir konuşma gerçekleştirmiştir. Konuşmasında öncelikle IBRAF’ın kuruluş süreci ve gerçekleştirdiği çalışmaları özetleyen IBRAF Genel Sekreteri, 2017 yılında Bandung’ta düzenlenen IBRAF 5. Yıllık Toplantısında kabul edilen “Hoşgörünün Teşvik Edilmesinde, Terörizm ve İslam Düşmanlığına (İslamofobi) Karşı Mücadelede Medyanın Rolü Hakkında Bandung Deklarasyonu”na atıfla, IBRAF’ın terörizm ve İslam düşmanlığına karşı mücadelede somut ve önemli bir adım attığını ifade etmiştir.

 

Konferansın açılışında konuşan Benin Adalet Bakanı Joseph DJOGBENOU medyanın toplumsal adaletin sağlanmasında çok önemli yere sahip olduğunu, bu kapsamda yayıncıların belirli bir dine ya da gruba karşı düşmanlığa sebebiyet verebilecek bir dil kullanmaktan özenle kaçınması gerektiğine işaret etmiştir. Konuşmasının devamında, IBRAF bünyesinde yürütülmekte olan çalışmaların medya alanında İslam Düşmanlığı ve terörizm ile mücadelede büyük katkı sağlayacağı inancında olduğunu paylaşmıştır. Ev sahibi ülkenin düzenleyici kurumu olan Benin Yayıncılık ve İletişim Yüksek Otoritesi’nin (HAAC) Başkanı Adam BONİ TESSİ ise yaptığı konuşmada, “Dünya Ahengi için Medya; Terörizm ve İslam Karşıtlığı ile Mücadelede Medyanın Rolü” temalı Konferansa ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etmiştir. İslam Düşmanlığının yaygınlaşmasını engelleme noktasında medyaya ve medya düzenleyici otoritelerine büyük görevler düştüğünü belirten HAAC Başkanı, IBRAF’ın bu alanda gerçekleştirilecek işbirlikleri için en uygun zeminlerden biri olduğunu ve HAAC olarak bu konuda atılacak adımlara destek olmaya hazır olduklarını beyan etmiştir.

 IBRAF Uluslararası Konferansını müteakip, program 20 Şubat 2018 tarihinde IBRAF Genel Sekreteri ve RTÜK Üyesi Doç. Dr. Hamit ERSOY başkanlığında gerçekleştirilen “Hızla Değişen Teknoloji ve Yayıncılık Alanında Mevzuat Uyumu” ana temalı IBRAF 6. Yıllık Toplantısı ile devam etmiştir. Yıllık Toplantı gündemin kabulü, IBRAF Daimi Sekretaryasının faaliyet raporunun sunumu ve KPI tarafından gerçekleştirilen 5. Yıllık Toplantının gözden geçirilmesi ile başlatmıştır. Daha sonra ise Fildişi Sahili, Togo, Mali, Gine ve Kamerun’un üyelik talepleri ele alınımmış ve söz konusu talepler herhangi bir itiraza yer olmaksızın delegasyon tarafından kabul edilmiştir. Ayrıca Gana’ya da gözlemci üye statüsü verilmiştir.

 

Açılış konuşmaları ve idari işlemlerin ardından ülkelerin Yıllık Faaliyet Raporlarının sunumuna geçilmiştir. Rapor sunumlarında görsel-işitsel medya alanında son bir yıl içerisinde ülkelerde yaşanan gelişmeler istatistiki verilerle desteklenerek açıklanmıştır. RTÜK tarafından sunulan Yıllık Faaliyet Raporunda hukuki, teknik ve idari alanlarda yapılan yenilikler ile uluslararası faaliyetlere ilişkin hususlarda kapsamlı bilgi paylaşımında bulunulmuştur. Yıllık Rapor sunumları sonrası  “Hızla Değişen Teknoloji ve Yayıncılık Alanında Mevzuat Uyumu” ana temasına ilişkin sunumlar gerçekleştirilip, konu kapsamlı tartışmalarla ele alınmıştır. RTÜK tarafından gerçekleştirilen sunumda, İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa ve Danimarka örnekleri aktarılmış ve RTÜK’ün internet yayıncılığı noktasında hangi aşamada olduğuna ilişkin bilgi verilmiştir. Fas tarafından gerçekleştirilen sunumda, yeni teknolojik gelişmelerin yeni düzenlemeler yapılmasını gerekli kıldığı ve bu bağlamda düzenleyici otoriteler arasında görev ve yetkilerin dağılımı ve farklı ulusal düzenleyici otoriteler arasında eşgüdüm sağlanmasının önemi üzerinde durulmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) adına delegasyona hitap eden Dr. Abdelhamid SALHİ ise İİT’nın sosyal medya kullanımında en önde gelen uluslararası kuruluşlardan olduğunu, Facebook, Twitter ve Instagram gibi mecraları etkin bir biçimde kullandığını belirterek sosyal medyanın doğru bir biçimde kullanılması yoluyla ortak yaşam ve karşılıklı diyaloğa katkı sağlanabileceğine işaret etmiştir. Ayrıca her ülke sırasıyla söz ana tema çerçevesinde ülkelerinde nelerin yapıldığı, bu alanda eksiklerin neler olduğu ve ne tür adımlar atılabileceği hakkında görüş ve katkılarını paylaşmıştır.

 Yıllık Toplantı, IBRAF üyelerinin görsel-işitsel medyada Kudüs konusuna nasıl yaklaşmaları gerektiğine ilişkin olarak hazırlanan “Kudüs Hakkında Cotonou Deklarasyonu”nun kabul edilmesi ile son bulmuştur. Söz konusu deklarasyon şu şekildedir;

 

Kudüs Hakkında Cotonou Deklarasyonu

Benin Cumhuriyeti 20 Şubat 2018

 

İslam İşbirliği Teşkilatı Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu Üyeleri olarak bizler;

 İslam İşbirliği Teşkilatının kuruluşundaki temel motivasyonun Filistin ve Kudüs davasını tüm insanlık için savunmak olduğunu zihnimizde tutarak,

 İslam İşbirliği Teşkilatının Tüzüğünde ifade edilen amaç ve ilkelere olan taahhütlerimizi vurgulayarak,

 İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi, Kudüs Komitesi ve Filistin ve Kudüs hakkında Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından kabul edilen kararları dikkate alarak

 21 Aralık 2016 tarihinde Cidde’de yapılan 11. İslam Konferansı Enformasyon Bakanları toplantısında alınan, “Filistin ve Kudüs davasını destekleme hususunda İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Ülkelerinde Medyanın Rolü” konulu 1/11-INF no’lu kararı hatırlatarak,

 Birleşmiş Milletlerin Kudüs ve Filistin’e ilişkin aldığı kararların, özellikle Kudüs’ün uluslararası statüsüne ilişkin 1947 tarihli 181 no’lu Güvenlik Konseyi Kararı ve 1980 tarihli  478 no’lu Güvenlik Konseyi Kararının altını çizerek,

 İslam Dünyası için Kudüs ve Harem-i Şerif’in tarihi statüsünü ve kutsallığını muhafaza etmenin önemini tekrar ederek,

 Kendi inanç sisteminde var olan  merhamet ve itidal çağrısı ile barış içinde birlikte yaşamayı ve toplumsal ahengi yücelten bir din olan İslam’ın içinde barındırdığı güçlü hoşgörü anlayışının tarihsel sonucu olarak bir arada varlığını sürdüren üç büyük tek tanrılı dinin kutsal yerlerinin bulunduğu Kudüs’ün çok dinli doğasını sürdürmenin hayati önemini vurgulayarak,

Kudüs’ün tek dinli kimliğini ve bunun dokunulmazlığını ve bu dokunulmazlığın ihlallerinden kaynaklanan tahammül edilemez acıları hatırlayarak,

 Kudüs’ün kendine has hususiyetlerini korumanın bölgede ve bölge dışında karşılıklı anlayış, adalet ve aklıselim oluşturmaya temel teşkil ettiğini teyit ederek,

 Görsel-işitsel medyada Filistin ve Kudüs davasını savunmak için işbirliği ve eşgüdüm içerisinde hareket etmenin,

 Yayıncılık düzenleyici otoritelere kendi otoriteleri altındaki yayıncıların Kudüs’e yönelik yayınlarında daha hassas bir medya dili kullanmalarını sağlamaları hususunda tavsiyede bulunmanın,

 Kamu hizmet sağlayıcı kuruluşlara Kudüs hakkında raporlar yayınlamaları, program ve belgesel yapmaları ve Filistin davasına ilişkin gelişmeleri izlemeye devam etmeleri hususunda tavsiyede bulunmanın,

 Bölgede ve tüm dünyada barış ve istikrarı inşa etmek amacıyla Kudüs’ün çok kültürlü ve çok dinli karakterinin korunmasının önemini ifade etmek için medyada imkan sağlamaları hususunda yayıncıları teşvik etmenin öneminin farkındayız.

 

Yayın Tarihi : 21 Şubat 2018