RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya “İstismar ve Şiddetin Önlenmesinde İletişim ve Toplum” Sempozyumuna Katıldı

Sempozyumdaki konuşmasında istismar ve şiddetin önlenmesi konusunda RTÜK’ün gerçekleştirdiği faaliyetlerden bahseden RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, son dönemde Üst Kurula verilen yeni görevler hakkında da bilgi verdi.

Kayseri Valiliği, Erciyes Üniversitesi ve Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen “İstismar ve Şiddetin Önlenmesinde İletişim ve Toplum Sempozyumu” Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesinde gerçekleştirildi. Konferansın açılış konuşmasını Prof. Dr. İlhan Yerlikaya yaptı.

“Medya istismar haberlerinde reyting kaygısıyla mağdurun psikolojisini göz ardı ediyor”

Sempozyumdaki açılış konuşmasında medyanın istismarı ve şiddeti özendirici içeriklerden kaçınması gerektiğini söyleyen Yerlikaya, şunları ifade etti:

“Medyada çocuk istismarı ile ilgili olarak yer alan haberlerde, istismar mağduru çocukların isimlerine, çocukların ve ailelerin görüntülerine ve bu kişilerin yaşadıkları yerlere yer verildiği görülmektedir. Bu konuda çocuk istismarına yönelik ve ağırlaştırılmış müeyyideler içeren kanun tasarısı Meclisimizin gündemindedir. Reyting kaygısıyla medya hizmet sağlayıcılar tarafından bu tarz haberlerin yapıldığı, ancak bu haberlerin mağdurlara yaşattığı olumsuz sonuçların göz ardı edildiği gözlemlenmektedir. Olumsuz haberler neticesinde, istismar mağduru çocuklar ve aileleri olayı adeta tekrar tekrar yaşamakta ve bu durum kişilerde çok ciddi psikolojik travmalara yol açmaktadır. Haberlerde bu kişilerin isimlerinin deşifre edilmesi, onların yaşadıkları çevreyi değiştirmek zorunda kalmalarına neden olmaktadır. Oysa ki, haberlerde “cinsel sapıklık, tecavüz ve bunun gibi… çocukların bile rahatlıkla anlayabileceği terimler kullanılacak yerde “pedofili” gibi teknik terimlere yer verilmesi daha uygun olacaktır.”

“RTÜK çocuk istismarı ile mücadele konusunda üzerine düşen görevi yapıyor”

Çocuk istismarı ile mücadele konusunda RTÜK’ün oldukça duyarlı olduğunu, bu konuda bütün kamu kurum ve kuruluşları ve medya mensuplarıyla Üst Kurulun işbirliğine her zaman hazır olduğunu belirten Yerlikaya, RTÜK’ün bu konudaki çalışmalardan bahsetti. RTÜK’ün son 2 yılda medyada istismarın önüne geçebilmek için 6112 sayılı kanunda yer alan “Yayın hizmetleri; çocuklara, güçsüzlere ve engellilere karşı istismar içeremez ve şiddeti teşvik edemez.” ilkesinin ihlali nedeniyle 9 adet müeyyide kararı, “Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz.” ilkesinin ihlali nedeniyle 140 adet müeyyide kararı,  “Çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemek, deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek, çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirmemek; çocukları reklamı yapılmakta olan ürün veya hizmetleri satın almak için ebeveynlerini veya başkalarını ikna etmeye doğrudan teşvik etmemek; çocukların ebeveynlerine, öğretmenlerine veya diğer kişilere duyduğu güveni istismar etmemek veya sebepsiz olarak çocukları tehlikeli durumlarda göstermemek,” ilkesinin ihlali nedeniyle 252 adet müeyyide kararı verdiğini aktardı.

Medya Okuryazarlığı dersi bilinçli medya izleyicileri yetiştiriyor

Konuşmasında Yerlikaya, RTÜK ve Milli Eğitim Bakanlığı İşbirliğiyle yürütülen Medya Okuryazarlığı dersi projesinin sağlıklı toplumsal yapılar oluşturma, medya içeriklerine eleştirel bakabilen ve analiz etme yetisi gelişmiş bireyler yetiştirme gayesine önemli katkı sağladığına değindi. Türkiye’de çocukların yılda 1200 saate yakın televizyon izlediklerini vurgulayan Yerlikaya şunları söyledi:

“Günün her saatinde, diledikleri programları denetimsiz olarak izleyen çocukların, televizyon ve internet ortamında sunulan olumsuz içeriklere maruz kaldıkları bilinmektedir. Bu sürede karşılaşılan şiddet, cinsellik, ayırımcılık ve aşağılayıcı medya içerikleri çocukların biyo-psiko-sosyal gelişimlerini derinden etkilemektedir. Ülke nüfusunun televizyon izleme alışkanlıkları dikkate alındığında, yapılacak çalışmaların önemi daha da artmaktadır. Bu doğrultuda Üst Kurulumuzun girişimleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın işbirliğiyle 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde pilot uygulama için seçilen beş ilköğretim okulunda Medya Okuryazarlığı dersinin okutulmasına başlanmıştır. Şimdiye kadar Medya Okuryazarlığı dersini seçen toplam öğrenci sayısı 4.515.074 olmuştur.”

Televizyon yayıncılarının, anne babaların ve genelde toplumun, çocukları ve gençleri televizyon yayınlarının olası zararlı etkilerinden koruma sorumluluğunu yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla tasarlanan “Koruyucu Sembol Sistemi”nden de bahseden Yerlikaya, Akıllı İşaretler ve İzleyici Temsilciliği müessesesinin 2011 yılında çıkarılan 6112 sayılı Kanun kapsamında yayıncılar için zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

Aile ve çocuk dostu yapımlar teşvik edilecek

Yakın zamanda 6112 sayılı kanunun 37’nci maddesinde yapılan değişiklikle aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin RTÜK ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından teşvik edilmesine olanak sağlandığını belirten Yerlikaya, bu değişikliğin amacının yayın hizmetlerinde ailenin ve çocukların korunması ilkesini gözeterek ailenin bütünlüğü ve sürekliliği ile çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerini destekleyecek nitelikteki aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin yayınlanmasının teşvik edilmesi olduğunun altını çizdi.

“Sürekli şiddet haberlerine maruz kalmak ciddi psikolojik travmalara yol açıyor”  

Konuşmasının son bölümünde gazetelerde "3. sayfa haberi" olarak adlandırılan haber konularının televizyon haberlerinde de ön plana çıktığını, haber bültenlerinin çoğunda "Whatsapp İhbar Hattı" na gelen haberlerden derlenen şiddet, darp görüntülerinin efekt ve müzik eşliğinde adeta senaryolaştırılarak verildiğini söyleyen Yerlikaya, bu konuda vatandaşlardan RTÜK iletişim kanallarına yoğun şikayet geldiğini aktardı. Bu haberlerin kötü niyetten ziyade yüksek reyting kaygısıyla yapıldığını belirten Yerlikaya, ”Yolda birbirleriyle kavga eden insanların görüntüleri 10 defa farklı çekim teknikleriyle ve müzik eşliğinde gösteriliyor. Bu tarz görüntüler geçekten çok üzüntü verici.” dedi.

  “Yüzü kızarmadan annenin, babanın ve çocuğun birlikte seyredebileceği program, iyi bir programdır”

Şiddet içeren haberlere maruz kalmanın ciddi psikolojik travmalara sebep olduğunu ifade eden Yerlikaya, 5-7 yaş aralığındaki çocukların “Haber denilince aklınıza ne geliyor?” sorusuna yüzde 39 oranında “savaş, kaza, ölüm” gibi olumsuz çağrışım içeren yanıtlar verdiğini söyledi. Çocuklara “barış ve sevgi dolu” bir dünya olduğunun da gösterilmesi gerekliliğin göz ardı edilmemesini vurguladı. Başkan Yerlikaya konuşmasını  “İyi bir program nasıl olmalıdır?” sorusuna verdiği “Yüzü kızarmadan annenin, babanın ve çocuğun birlikte seyredebileceği program, iyi bir programdır.” yanıtıyla sona erdirdi.

 

Yayın Tarihi : 25 Nisan 2018