RTÜK, 15 Temmuz Kapsamında Şehit ve Gazilerimizi Etkinliklerle Andı

Üst Kurulda düzenlenen törenlerde kurumda çalışan şehit ve gazi yakınları onurlandırılarak şehit ve gaziler anıldı.

RTÜK’ün Toplantı Salonu’nda 16 Temmuz Pazartesi günü gerçekleştirilen törende Üst Kurulda çalışan şehit yakınlarına şehitler ve gaziler anısına dikilen fidanların sertifikaları takdim edildi. Gerçekleştirilen törene RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya ve Başkan Yardımcısı Hikmet İnce katıldı. Etkinlikler çerçevesinde 17 Temmuz’da Konferans Salonunda “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” kapsamında gerçekleştirilen törende ise Üst Kurulda çalışan 15 Temmuz şehitleri ve gazilerinin yakınlarına plaket takdim edilerek şehit ve gaziler yad edildi. Salı günü yapılan törene Üst Kurul Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, Üst Kurul üyeleri Arif Fırtına, Ebubekir Şahin, Doç. Dr. Hamit Ersoy, İlhan Taşcı, Nurullah Öztürk ve Üst Kurul çalışanları ile şehit ve gazi yakınları katıldı.

“Şehit ve gazi yakınlarını istihdam etmek bizim için bir onurdur”

Pazartesi günü Üst Kurul Toplantı Salonu’nunda kurumda çalışan şehit ve gazi yakınlarına hitap eden Başkan Yerlikaya, vatan için canını feda etmekten kaçınmayan şehitlerimize millet olarak minnettar olduğumuzu, mekanlarının cennetin en yüksek köşkleri olduğunu söyledi. Kurum olarak şehit ve gazi yakınlarını istihdam etmenin kendileri için bir onur olduğunu ifade eden Yerlikaya, şehitlere Allah’tan rahmet gazilere ise tez zamanda şifa diledi. Törene katılan şehit yakınlarının anlattığı şehitlik hikayeleri katılımcılarda duygulu anlar yaşanmasına sebep oldu. Şehit yakınlarının hikayelerinin ardından törene katılan kurum çalışanlarının şehitlerinin anısına Tarım ve Orman Bakanlığına bağışlanan iki adet ağacı temsil eden birer sertifika Üst Kurul Başkanı ve Üst Kurul Üyeleri tarafından takdim verildi. 

“15 Temmuz gecesi bu millet vatanını sahiplenme konusunda kararlılığını ortaya koymuştur”

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında Salı günü gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan İlhan Yerlikaya, şunları söyledi:

“15 Temmuz 2016 gecesi; “Kim var?” diye seslenilince sağına soluna bakmadan, fert fert  “Ben varım!” cevabını veren bir millet, bu coğrafyayı vatan olarak sahiplenme konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, bu ülkeyi kendisine yar etmemek için saldıranlara karşı bin yıl önce Malazgirt’te, yüz yıl önce Çanakkale’de Kut’ul Emare’de, Dumlupınar’da ne cevap vermişse, 15 Temmuz’da da aynı cevabı vermiş ve tüm Dünya’ya “Yeni Türkiye” ruhunu göstermiştir.”

“Osmanlı döneminden bu yana gelen demokrasi tecrübemiz ve mevcut çoğulcu medya yapımız darbenin önlenmesine katkı sağladı”

15 Temmuz Kalkışmasının önlenmesinde iki konunun önemli olduğunu söyleyen Yerlikaya, bunları şöyle açıkladı:

“Bu konulardan birincisi Osmanlı’dan günümüze gelen demokrasi tecrübemizdir çünkü civarımızda, Ortadoğu’da, diğer yerlerde benzer olaylar karşısında bu direnişi, bu tecrübeyi ve milli iradenin hep beraber olmasını başka milletler gösteremedi. Demokrasi tarihi açısından 15 Temmuz çok önemli bir gündü. Doktora, yüksek lisans tezlerine konu olabilecek ileride okullarda okutulabilecek bir vakadır bu olay. İkinci konu ise medya tecrübemiz ve medyadaki çoğulculuğumuzdur. Medya, radyo ve televizyonlar olarak 1700’ün üzerinde bir sayıya sahibiz. Bir bu kadar da belki gazete, internet ve sosyal medya üzerinden yayın yapan mecralar var. Bu kadar mecraya sahip olmamız kalkışmayı yapanların başarılı olmasını engelleyen unsurlardan biridir. Eskiden darbe girişimde bulunanlar devlet televizyonunu ele geçirir buradan bir bildiri okuyarak işi oldubittiye getirirlerdi, şimdi öyle olmadı. İletişim kanallarının fazlalığı darbe girişiminde bulunanların başarısız olmasına katkı sağladı. Buna rağmen bu gibi çokça iletişim kanallarına sahip olan ülkelerde darbe girişimlerinin başarılı olduğunu da görüyoruz.”

“Cumhurbaşkanının, cumhurun ve medyanın topyekûn iradesi darbe girişimini engelledi”

Çok sayıda iletişim mecrasına sahip olmasına rağmen darbe girişimini önlemede başarısız olan devletlerin aşağıdaki üç konuda 15 Temmuz’da Türk milletinin ortaya koyduğu başarıyı sağlayamadığının altını çizen Yerlikaya, sözlerine şöyle devam etti:

“İşte burada 15 Temmuz kalkışmasının önlenmesinde üç tane önemli husus öne çıkıyor. Bunlardan birincisi; Cumhurbaşkanının ve yöneticilerin iradesidir. İkincisi; cumhurun iradesidir. Halkımız bu işin peşinden gitmeseydi, hep birlikte olmasaydı bu kalkışmanın önlenmesinde başarılı olamazdı. Üçüncüsü; medyanın iradesidir. Medya bu kalkışmada önceki askeri ihtilallerin tam zıttı biçimde topyekün milli iradenin yanında durmuştur. Dolayısıyla bu kalkışmanın önlenmesindeki başarının arkasındaki sebepleri arıyorsak bu üç husus ve bunlardan önce bahsettiğim iki husus çok önemlidir diye düşünüyorum.”

Şehit yakınlığı ve gazilik unvanlarının en büyük şereflerden ve geleceğe bırakılabilecek en büyük iftihar vesilelerinden biri olduğunu ifade eden Yerlikaya,  15 Temmuz şehitlerini rahmet ve minnetle yad ederek konuşmasını sonlandırdı.

Şehit yakınlarının konuşmaları sırasında dinleyiciler gözyaşlarına hakim olamadı

Başkan Yerlikaya’nın konuşmasının ardından kürsüye çıkan şehit yakınları Mıhyettin Şahbaz, Bilge Gürs ve Naciye Işık birer konuşma gerçekleştirdiler. 15 Temmuz şehidi Mustafa Karasakal’ın  ve gazileri Mustafa ve Muhammed Şahbaz’ın babası olan Şahbaz, “15 Temmuz 2016 gecesi milletimizin bütün ufuklarını karartmaya azmetmiş bir ihanet çetesi karşısında vakur, cesur ve alicenap tutumuyla tüm dünyaya örnek olan, vatanına, milletine, milli iradeye ve hukuk üstünlüğüne sahip çıkan aziz milletimizin onurlu duruşunu gelecek nesillere aktarmaktan şeref duyuyoruz.” dedi.

Mıhyettin Şahbaz’ın ardından kürsüye çıkan Şehit Fazıl Gürs’ün eşi, Şehit Necati Sayın’ın Kızı, Gaziler Ülkü ve Emine Sayın’ın kardeşi Bilge Gürs şunları söyledi:

“O gece 251 şehidimiz arşa yükseldi. Babam ve eşim o gece şehit oldular hamdolsun. Babam ben kendimi bildim bileli şehit olmak isterdi, kim bilirdi ki 63 yaşında erişecek bu makama. 15 Temmuz günü cihat vakti bu onların son çırpınışı dedi ve çıktı. Çocukken ölümden çok korkardım babam hep korkma derdi bana artık korkmuyorum babacığım. Artık İstiklal Marşı okunurken daha fazla gurur duyuyorum. Bakışlarım göklere çevriliyor ağlamıyorum. Oğlum sürekli baba köprülerden geçerken dikkat et diyordu, o zaman anlam verememiştik. Babam ve eşim darbecilerin önüne bir arabayı katıp insanların üstüne sürdükleri tank tarafından ezilerek köprüden düşüp şehit oldular, kız kardeşim gazi oldu. Şimdi ben oradan her geçmek zorunda olduğumda acı çekiyorum, iki yıl geçti ama benim için iki gün gibi. Unutmadık, unutturmayacağız. O gece yaşanan kahramanlık mücadelesi, demokrasi savaşı, kazanan Türk milleti, Türkiye milleti!”

Son olarak kürsüye çıkan Şehit Uhud Kadir Işık’ın annesi Naciye Işık ise şunları dile getirdi:

“Oğlum o gece Allah ve İslam yolunda vatan şehidi olmuştur. Bir şehit annesi olarak oğlumla ve tüm şehitlerimizle gurur duyuyorum. Bu acıları bizlere yaşatanları Rabbime havale ediyorum. Onları asla affetmiyorum. Bugün siz makamlarınızda biz evlerimizde rahat oturuyorsak şehitlerimizin ve küçük Şehit Uhud’un sayesindedir. Haklarını bize helal eylesinler.”

Etkinliğin başlangıcında “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri” resim sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Ayrıca programda 15 Temmuz gününü saat saat anlatan bir videonun ve “15 Temmuz Destanı İlelebet Türkiye” adını taşıyan bir filmin gösterimi yapıldı. Şehit yakınları ve gazilerine plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından program son buldu.

 

Yayın Tarihi : 20 Temmuz 2018