RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, ALKÜ’de Medya Okuryazarlığını Anlattı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde “Medya Okuryazarlığı” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. ALKÜ Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen etkinliğe ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı, Alanya Kaymakamı Mustafa Harputlu, akademisyenler, daire başkanları, idari personel ile öğrenciler katıldı.

Konferansın açılışında Üst Kurul’un yapısı ve görevleri hakkında katılımcılara bilgi veren Başkan Yerlikaya, Üst Kurulun programlara yayından önce müdahale etme veya programları yayından kaldırma yetkisi bulunmadığını belirtti.

“Çoçuklarda farkındalık oluşması için Medya Okuryazarlığı çok önemli”

RTÜK’ün Medya Okuryazarlığının, toplumun tüm kesimlerini içerecek şekilde yaygınlaştırılması amacıyla, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere diğer kamu kurumları ile işbirliği yapma görevini üstlendiğini söyleyen Yerlikaya, bu kapsamda Üst Kurulun gereksinim duyulan her türlü bilginin yer aldığı bununla birlikte doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın güçleştiği medya karşısında, çocukların bilinçlendirilmesine önem verdiğini söyledi. Çocukların izledikleri filmler, diziler, reklamlar, takip ettikleri bilgisayar oyunları ve İnternet siteleri gibi medya içeriklerinin sorgulanabilir, eleştirilebilir olduğunu fark etmelerini sağlayarak çocuklarda farkındalık oluşturabilmek amacıyla “Medya Okuryazarlığı” eğitimine büyük önem verdiklerini vurguladı.

Medya Okuryazarlığı dersi müfredata girdi

Üst Kurulun Medya Okuryazarlığı hususunda son 15 yılda önemli adımlar attığını ve atmaya da devam ettiğini belirten Yerlikaya, “ Medya Okuryazarlığının Türkiye’deki tarihsel gelişimine bakıldığında; 2003 yılında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun organizasyonuyla, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ve TRT'nin de katkılarıyla Ankara'da İletişim Şûrası düzenlenmiştir. Şûra'nın çalışma komisyonlarından biri olan Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Komisyonunun sonuç raporunda önerilen konulardan biri, "Toplumsal ve bireysel eğitim ve kültüre katkı sağlayacak, ruh sağlığını zedelemeyecek bir yaklaşımla ve özellikle çocukların zararlı yayınlardan korunması için Avrupa Birliğine uyumlu çalışmaların başlatılması ve ilk ve orta öğretim ders programlarına, çocuklar ve gençlerin bilinçlendirilmesini sağlayacak Medya Okuryazarlığı dersinin eklenmesi" olmuştur. Şûra sonrasında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu konuyu gündemine almış, 2004 yılında Devlet Bakanlığı bünyesinde kurulan, ülkemizin önde gelen kamu kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerinin temsil edildiği Şiddeti Önleme Platformunda, ilk kez ilköğretim okullarında Medya Okuryazarlığı derslerinin okutulmasını önermiştir. Üst Kurulun bu önerisi geniş kabul görmüş ve hem Medya Alt Komisyonu raporuna hem de eylem planına alınmıştır. Aynı yıl, Üst Kurul tarafından Milli Eğitim Bakanlığıyla iletişime geçilerek, okullarda Medya Okuryazarlığı dersleri verilmesinin önemine dikkat çekilmiştir. 2005 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, medya okuryazarlığının neden gerekli olduğuna ilişkin resmi bir bildiri sunmuştur.” İfadelerini kullanarak Medya Okuryazarlığının Türkiye’deki gelişimi hakkında bilgi verdi.

“İlköğretim Seçmeli Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim Programı”nın 31 Ağustos 2006 tarihinde kabul edildiğini ifade eden Yerlikaya, bu doğrultuda, 2006-2007 öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 5 pilot ilde Medya Okuryazarlığı dersinin verilmeye başlandığının, 2007-2008 eğitim-öğretim yılından itibaren de dersin ilköğretim okullarının 6. 7. ve 8. sınıflarında seçmeli ders olarak okutulmaya başlandığının altını çizdi.

Radyo, Televizyon Ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik Taslağı

Bilgi teknolojilerindeki hızlı ilerlemenin yayıncılığı da dönüştürmeye başladığını söyleyen Yerlikaya, Türkiye’de karasal, uydu ve kablo ortamından lisanslı olarak yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarını aynı zamanda internet üzerinden de sunmaya başladığını işaret etti. Bu eğilimin günden güne de artarak sadece internet ortamından yayınlanmak üzere dizi ve diğer yapım türlerinin de üretildiğini anlatan Yerlikaya, “Bu yayınlar çok sayıda izleyici şikâyeti alsalar da mevcut mevzuat kapsamında herhangi bir içerik denetimi uygulanamamakla birlikte, Üst Kuruldan lisansı bulunmayan pek çok kuruluşun da kayıtsız olarak internet üzerinden radyo ve televizyon içeriklerini yayınlamaya başladığı tespit edilmiştir. Bu içerikler çoğunlukla, ulusal ve uluslararası yayıncılık mevzuatı hükümlerine aykırı bir yayıncılık anlayışıyla sunulmakta ve Üst Kurulun yaptırıma bağladığı konularda herhangi bir kısıtlama olmaksızın yayınlanmaktaydı. RTÜK ve BTK tarafından müşterek olarak hazırlanan “Radyo, Televizyon Ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik Taslağı” ile, internet ortamından yayın lisansı verilen medya hizmet sağlayıcısı kuruluşlar ve internet yayın platform işletmecilerinin çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde yayınlara ebeveyn kontrolünü sağlayıcı tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.” diyerek internetteki yayıncılığı düzenleyecek yönetmelik taslağının amacı hakkında katılımcılara bilgi verdi.

“Yayıncıların ve izleyicilerin de düzenleme ve denetleme sorumluluğuna ortak olması gerekiyor”

Yayıncılıkta “co-regulation” olarak ifade edilen “birlikte düzenleme ve denetlemeye” dikkat çeken Yerlikaya, “Sadece RTÜK’ün ceza vermesiyle yayıncılığı düzenleyip denetleyemeyiz. Yayıncının ve izleyicinin de sorumluluklarını yerine getirmesi gerekiyor. İzleyici, program izlerken seçici olmalıdır. Zararlı yayınlar izlenmemelidir. Teknoloji buna imkân vermektedir ve kumanda elimizdedir. Evinizi bile kiraya verirken kiracının kimliğine bakıyor, özelliklerini araştırarak onun yedi göbek sülalesini inceliyorsunuz. Kiracının size ve komşularınıza zarar verecek kişilikte olmamasına bakıyorsunuz. Evimizi kiraya verirken bu kadar dikkatli oluyorsak, toplumun bütününü ilgilendiren yayınlarda da daha dikkatli olunması gerekmektedir. Yayıncılıkta program yapımcılarının, sunucuların ve halkın öne çıkarıp meşhur ettiği kişilerin, toplum değerlerine aykırı davranışlar içerisinde olmaması gerektiği halde, birçok kanalda program yapan, sunan, meşhur edilen kişilerin hayvanlara işkence eden uyuşturucu kullanan, ahlaksız, toplum ve aile değerlerini zedeleyici, şiddet uygulayan davranışlar içerisinde olan kişilerden olduğu görülmektedir. Burada sorumluluk çok büyük oranda yapımcı ve yayıncılarındır. Çünkü RTÜK, yayından önce bir program ve yapıma yasalarımız gereği müdahale edememektedir. Bu durum sansür olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla yayıncıların bu konuda daha dikkatli davranması gerektiğine inanıyorum. Çünkü toplumsal sorumluluk bilinci bunu gerektirmektedir. Yayıncıların burada özdenetim mekanizmalarını iyi işletmesi gerekir.” ifadelerini kaydetti.

Konferansın sonunda Alanya Kaymakamı Mustafa Harputlu, RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya’ya Alaaddin Keykubat Mührünü takdim etti.

 

Yayın Tarihi : 24 Aralık 2018