Toplantı No : 2020/16
Toplantı Tarihi : 15.04.2020
Karar No : 15

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, İdari Para Cezası ve Program Yayını Durdurma, (FOX– HUZUR RADYO TV A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 13.04.2020 tarih ve 524 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 30,31.03.2020, 01.04.2020 tarihinde saat 19:00’da yayınlanan “Ana Haber Bülteni” yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 30,31.03.2020, 01.04.2020 tarihinde saat 19:00’da yayınlanan sunuculuğunu Fatih Portakal'ın yaptığı 30 Mart 2020 tarihli Ana Haber Bülteninde, sunucu tarafından; “(...) Vatandaşa belki de bu ekonomik istikrar kalkanı dendi ya bire bir vatandaşa uygulanacak, paraysa para. Para vermek zorunluluğu varsa evet o zorunluluğu devlet yerine getirmek zorunda çünkü; kolay günlerden geçmiyoruz. Bakınız A.Y. ne diyor? Önemli bir yazısı var: "bundan sonra açıklanacak veriler, ekonomik anlamda veriler de hep virüs dönemlerine ait olacağından büyük bozulmaları beraberinde getirecek, veriler şaşırtıcı derecede bozuk gelebilir." Ekonomik verilerden bahsediyor. Bu zor dönemi atlatana kadar her ekonomik veri bozuk ve kötü gelecek, ekonomik verilerden hayır yok. Sadece Türkiye'den değil Dünya'dan bahsediyoruz o yüzden ayağımızı yorganımıza göre uzatalım. Ha devlet ne yapıyor? Devlet bire bir temasta bulunmuyor yurttaşla veya bire bir yurttaşa ben şu kadar para yardımı yapayım demiyor, diyemiyor. Belki kasada para olmadığı için bilemiyorum. Ama yoksulu... dikkat ediniz, lütfen buraya dikkat ediniz ve bu haberi dikkatlice dinleyiniz! Yoksulu bankalara borçlandırmaya devam ediyor.”,

31 Mart 2020 tarihli Ana Haber Bülteninde, haber sunucusu ile muhabir arasında geçen diyaloglarda; “(...) CHP şu talebi iletti. Cumhurbaşkanı'nın başlattığı kampanyayla CHP'li belediyelerin başlattığı kampanyalar (Fatih Portakal tebessüm ederek -yazık, yazık, yazık)... birbirinden ayrı. Belediyeler halka en yakın kurumlar. Onlar en çabuk ulaşabilecek kurumlar. Her iki tarafın kampanyalarını insanlar istedikleri şekilde para yatırabilirler, Yani belediyelerin açtığı kampanyalar Cumhurbaşkanı'nın kampanyasını etkilemeyecek, etkilemez dediler.- Rakip olarak mı görüyorlarmış? Öyle bir cümle kurduğuna göre iktidar bunu rakip olarak mı görüyormuş acaba?- O algı yaratıldı Fatih Portakal, herkeste o algı var. Çünkü CHP'li belediyelerin kampanyayı duyurduğu günün akşamında Cumhurbaşkanı bu kampanyasını açıklamıştı. Daha 24 saat geçmeden CHP'li belediyelerin hesaplarına bloke konulunca bir rekabet ortamı ...(Fatih Portakal, hayıflanarak – Peki, peki)... - algısı yaratıldı iktidarın CHP'li belediyelerin kampanyasını engellemeye çalıştığı yönünde bir algı oluştu. CHP de bunu iletti. Önümüzdeki günlerde herhalde -belki saatlerde olur mu bilmiyorum ama yarın ya da ondan sonraki gün -bunun sonucunu göreceğiz. -Peki Engin çok teşekkür ederim. Umarım iktidar bu hatasından döner, Bakanlık bu hatasından döner, Cumhurbaşkanı bu hatasından döner. Çünkü önemli olan ne biliyor musunuz? İnsanlara yardım etmek. Önemli olan "o, bu" demeden ihtiyaç sahibi insanlara yardımcı olmak. Gerek merkezi hükümet gerek yerel hükümetler, hangi parti olursa olsun. Bunda bile siyaset yapıyorlar. Bunda bile siyaset yapmaktan imtina etmiyorlar, pes! Gerçekten pes!”,

31 Mart 2020 tarihli bir başka haberde, “(...) Yani kim yaparsa yapsın. Devlet yapsın, merkezi hükümet. Belediyeler yapsın. İnsanlara yardımcı olmak, ihtiyacı olanlara önemli olan götürmek. Ama esas neyi görüyoruz biliyor musunuz biz burada? Kötü yönetim nasıl olurmuş örneği burada. Kötü yönetmek nasıl olurmuş bir ülkeyi örneği burada. Zamanındaki paraları çarçur ederek harcamak nasıl olurmuş? Kara gün düşünmeden ülke yönetmek nasıl olurmuş örneği burada sevgili izleyenler! Büyük büyük saraylar yaparak, büyük büyük yazlık saraylar yaparak, her şeyi hacimsel olarak, büyüklük olarak ifade etmek yönetmek değilmiş demek ki. Eğer öyle olsaydı zaten dünyanın en hacimsel, en büyük şeylerine sahip ülkeler safına girerdik, o da gelişmişlik sayılırdı. Hayır... İşte geldiğimiz durum bu. Öngörüsüzlük ve ülkeyi yönetememe durumu. Ve şu aşamada bırakın artık lütfen partizanlığı, siyaseti, hesapları. İşte "bundan sonraki seçimler ne olur?" gibi gibi soruları sormayı veya düşünceleri ...”,

1 Nisan 2020 tarihli haber bülteninde ise, “(...) Bir de Diyanet... Siyasallaşan Diyanet de tabi boş durur mu? O da hemen devreye girdi. 'Siyasallaşan Diyanet' sevgili izleyenler. O da hangi yardımın ve hangi bağışın caiz olup olmadığına karar verdi. Siyasallaşan Diyanet... Hangi yardım caiz, hangisi değil, sizce?",

Şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.

Ülkemizin ve tüm dünyanın içinde bulunduğu salgın hastalık nedeniyle yaşanan bu zorlu süreçte yayıncıların haber programlarıyla, kamuoyunu bilgilendirme görevini icra ederken, kriz haberciliğinin hassas dengelerini akılda tutması, kriz anlarında ülkede yaşananlara ilişkin haberlerin veriliş tarzı ve dilinde otokontrol yapmalarının gerekliliği göz önünde bulundurularak, ihlale konu haber bülteninde, sunucu tarafından, "Ha devlet ne yapıyor?... Ama yoksulu... dikkat ediniz, lütfen buraya dikkat ediniz ve bu haberi dikkatlice dinleyiniz! Yoksulu bankalara borçlandırmaya devam ediyor.", "Bunda bile siyaset yapıyorlar. Bunda bile siyaset yapmaktan imtina etmiyorlar, pes!", "Kötü yönetim nasıl olurmuş örneği burada... Zamanındaki paraları çarçur ederek harcamak nasıl olurmuş? Kara gün düşünmeden ülke yönetmek nasıl olurmuş örneği burada sevgili izleyenler... İşte geldiğimiz durum bu. Öngörüsüzlük ve ülkeyi yönetememe durumu..." şeklinde ifadeler kullanılarak birbirimize destek olmamız gereken bir dönemde devletle vatandaşlarımızı karşı karşıya getirebilecek bu tür ifadelerin ulusal düzeyde yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından ekrana getirilmesinin editöryal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı, özellikle de ülke birliği ve bütünlüğü göz önünde bulundurularak bu tutumun Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vatandaşları ile olan bütünlüğüne zarar verebileceği, ayrıca konuyla ilgili olarak RTÜK İletişim Merkezine gelen çok sayıda şikâyetlerin de birlikte değerlendirilmesi sonucunda mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Bu itibarla;

6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve program yayını durdurma idari tedbirinin uygulanması gerektiği,

a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 47.101.059,76 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde üç (%3) 1.413.032,00 Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

b) İdarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 3 (ÜÇ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,

c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 15.04.2020 tarih ve 2020/16 sayılı toplantısında alınan 15 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 30,31.03.2020, 01.04.2020 tarihinde saat 19:00’da yayınladığı "Ana Haber Bülteni" yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, yayın hizmetleri ‘Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.’ ilkesinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,

e) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. … Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP, İlhan TAŞCI ve Ali ÜRKÜT’ün karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.


Toplantıya Ait Şerhler

Toplantı No : 2020/16 Toplantı Tarihi : 15.04.2020 Karar No : 15

Üst Kurulun 15.04.2020 tarih ve 2020/16 sayılı toplantısında alınan 15 no.lu karara karşı oy yazısı.
Üst Kurul Üyesi
Ali ÜRKÜT Şerhidir.

Toplantı No : 2020/16 Toplantı Tarihi : 15.04.2020 Karar No : 15

Üst Kurulun 15.04.2020 tarih ve 2020/16 sayılı toplantısında alınan 15 no.lu karara karşı oy yazısı.
Üst Kurul Üyesi
İlhan TAŞCI Şerhidir.