Toplantı No : 2018/44
Toplantı Tarihi : 31.10.2018
Karar No : 42

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İPC, aynı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniy

  İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 26.10.2018 tarih ve 820 sayılı yazısına konu FARKLI TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 15.10.2018 tarihinde saat 17:00’da yayınladığı "Salih Memişoğlu ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 15.10.2018 tarihinde saat 17:00’da yayınladığı, sunuculuğunu Murat Yeni’nin yaptığı, "Salih Memişoğlu ve Diğerleri" adlı programda, “Salih Memişoğlu tarafından nazar ve cinlerle gerçekleştirilen büyü arasındaki farklardan bahsedildiği, düşük enerji ve nazardan kolayca kurtulunabileceği, bunun için bir bardak suya belirtilen dua ve sureleri belli sayıda okumak ve gökyüzüne bakarak içmek gerektiğinin ifade edildiği, programda daha sonra cin çıkarma seansını içeren bir VTR’nin yayınlandığı, VTR'nin başında Salih Memişoğlu'nun karşısında duran kadın ve kadının eşi ile soru cevap şeklinde sohbet ettiği, konuşmalarda; kadına psikiyatriden teşhis konulamadığı, kadının zaman zaman eşine 170 yaşında başka bir kadın olarak göründüğü, kadının bazen gözlerinin simsiyah olduğu ve sesinin erkek sesine dönüştüğü ve Kuran okununca kadının hiddetlendiğinin ifade edildiği, bu konuşmalar neticesinde cin çıkarma seansına başladığı, kadının ilk başta bayıldığı, sonrasında ise fenalaştığı ve sıkıntı çektiği, Salih Memişoğlu'nun sözlerinden sonra kadının sabit ve ifadesiz bir şekilde baktığı, kahkaha atmaya başladığı ve sonrasında titrediği, kadının söylediği ifadeyi küçük bir kağıda yazan Salih Memişoğlu daha sonra not aldığı kağıdı yaktığı ve VTR bittikten sonra programa bir kişinin bağlandığı ve eniştesinin Kuran'ı, evdeki perdeleri ve eşyaları yaktığını söylediği, Salih Memişoğlu ise dördüncü tayfadan olan cinlerin kişileri bu tarz eylemler yapmaları için yönlendirebileceğini, belirtilen surenin belirli bir gün ezandan önce suya okunup içilmesi durumunda söz konusu durumdan kurtulunabileceğini ifade ettiği, kafir cinlerin hacamat yapılan pis kanı kullandıkları için işlemden önce söz konusu pis kanı aldığını söylediği, programa daha sonra başka bir kişinin bağlandığı ve Allah dostları olarak nitelendirdiği varlıkların çağırdığı zaman kendisine geldiklerini, sağlık konusunda yardımcı olduklarını, en çok lösemi hastalığını tedavi ettiklerini ve hastaların bir günde iyi olduklarını ifade ettiği ve söz konusu kişi işlemden önce ve sonra tıptan tahlil aldıklarını ve sonuç olarak hiçbir şey kalmadığının ifade edildiği görülmüştür.

Bilindiği üzere Anayasa'nın 24 üncü maddesinde de “Kimse, ... kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” denmek suretiyle din ve vicdan hürriyeti anayasal garanti altına alınmış ve din istismarı anayasal olarak yasaklanmıştır.

Diğer yandan, her toplumda olduğu gibi, toplumumuzun da kendine özgü vazgeçemeyeceği manevi değerleri bulunmakta olup, din de bunlardan biridir. Bu bağlamda, kitle iletişim araçlarıyla yapılan yayınların toplumun manevi değerlerine saygılı olması ve yayınlarda toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesi gerekmektedir.

İhlale konu programda açıkça görüleceği üzere nazar, büyü ve cin vb. konuların ele alınmasının, nazar ve düşük enerjiden kurtulmak için bazı yöntemlerin (suya dua okunması, duadan sonra gökyüzüne bakılması) dile getirilmesinin ve cin çıkarma seansının açıkça yayınlanmasının dini duyguların istismarı niteliğinde olduğu, toplumun söz konusu konularda korkutulmak suretiyle hoca olarak tabir edilen kişilere yönlendirildiği, dolayısıyla mezkur yayında toplumun dini değerlerine aykırı olarak, kişisel çıkar sağlamak amacıyla manevi/dini duyguları istismar eder nitelikte yayın yapıldığı,

Ayrıca, cinler alemiyle ilgili detaylı anlatım ve tanımların, henüz soyut/somut düşünceleri birbirinden ayıramayacak yaştaki izleyicilerin de ekran başında olduğu bir saatte (17:00) yapıldığı dikkate alındığında, bu tarz içeriklere maruz kalan çocuk ve gençleri kaygı ve endişeye sevk edebileceği, yayının çocuk ve gençlerin ruh sağlıklarını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu,

Kanaatine varılmıştır.

Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (r) bentleri ile aynı maddenin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Anılan yayın kuruluşu hakkında;

-6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,

-6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren beş (5) kez durdurulmasına, karar verilmiştir.

Bu itibarla;

1) 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ve 8’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükümlerinin ihlali nedeniyle,

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (…)” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,

2) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; "Toplumun millî ve manevî değerlerine,…aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve program yayını durdurma idari tedbirinin uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her üç ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,

Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 17.065 (onyedibinaltmışbeş) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

b) İdarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,

c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 31.10.2018 tarih ve 2018/44 sayılı toplantısında alınan 42 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 15.10.2018 tarihinde saat 17:00’da yayınladığı "Salih Memişoğlu ve Diğerleri" isimli program yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan, yayın hizmetleri ‘Toplumun millî ve manevî değerlerine,…aykırı olamaz.’ ilkesinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,

e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

Oy birliği ile karar verildi.