Toplantı No : 2019/30
Toplantı Tarihi : 23.07.2019
Karar No : 23

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, İdari Para Cezası ve Program Yayını Durdurma, (GALA TV– C P C MEDYA RADYO TELEVİZYON VE YAYINCILIK A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.07.2019 tarih ve 710 sayılı yazısına konu GALA TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 17.07.2019 tarihinde saat 15:11’de yayınladığı ticari iletişim yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 17.07.2019 tarihinde saat 15:11’de yayınladığı "Şeyh-i Şifa " isimli ürünün ticari iletişim yayınında, sunucu tarafından; “Merhaba sevgili izleyenler. Bendeniz Asaf. Bugün Veysi Hocamla beraber sizlere prostat ve prostatın çözümü ile ilgili, şifası ile ilgili yardımcı olmaya çalışacağız. Veysi Hocam hoş geldiniz. Prostat, eskiden bu kadar çok yoktu. Her şeyden önce bunu söyleyelim. İşte GDO'lu katkılar, egzozlar, atmosfer, stres vesaire vesaire... Eskiden 50'sinden sonra olan bu hastalık, şimdi artık 40'lara kadar inmiş olan bir rahatsızlık. Allah herkesin şifasını versin. Elbette ki bunun için de çalışılıyor, Allah razı olsun herkesten. Kim bu konuda, yarışta ön planda Allah'ın kulları için gayret gösteriyorsa Allah onların hepsinden razı olsun. Şeyh-i Şifa isimli, çok özel bir mamul yaptı kardeşlerimiz. Yaklaşık 20 yıldan beri onları takip ediyorum. Çok özel ve güzel şeyler yapıyorlar. Halkı öylesine düşünerek yapılmış bir şey ki; ben de kullanıyorum, birçok tanıdığım arkadaşlarım da kullanıyor. Oturamazlardı dostlarım, benimle yolculuğa çıkamazlardı, birlikte cemaatle namaz kılsak arkamdan cemaati bırakıp tuvalete koşarlardı. Eşleriyle olan durumlarında da açıkçası, bayağı fire verdikleri görülüyor. Ben isterim ki, tabii ki, bütün kardeşlerimiz, bütün insanlık fayda görsünler. Ben sizlerin aracılığıyla, sahiplerini de çok iyi tanıdığım, artık benim evlatlarım oldu onlar, Şeyh-i Şifa'yı herkese tavsiye ediyorum.Bir sandalye üzerinde oturduğunda eğer bir pinpon topunun üzerinde oturduğu hissi varsa, sık sık tuvalete idrara kaçırıyorsa, vesveseler başlamış acaba damladı mı damlamadı mı, namaz içinde düşünceleri insanı rahatsız ediyorsa, işte bunlar başlangıcıdır.Prostatın başlangıcı oluyor. Kullanırken, tamamen bitkisel, hiçbir yan etkisi yok, bildiğim kadarıyla. Kesinlikle yok. Kudret narı ile yapılmış, yakaotlu. Gerçekten, benim de, bakın evimde var kullanıyorum. Sabah akşam, bir çay kaşığı,…Yeterlidir, zaten rahatlık kendinde gösterir. Görecekler ki çok rahatlayacaklar. Ne ameliyat ne yan etkisi olan ilaçlar bir şey yok.- Hiçbir yan etkisi olmayan tıpta da bunu farklı şekillerde kullanırlar zaten. Kudret narı çok önemli. Bir çok yerde hararetle tavsiye edilen bir şeydir. Bunu bu mamul haline getirmişler, Allah onlardan razı olsun.- Şifa bilimciler sayesinde... Bu ürün de, ben de kullandığım için biliyorum, çok özel ve güzel. Bilhassa bizim yaşımızdakilere olduğu gibi genç yaştakilerin de çok hoşuna giden, biiznillahi Teala, kesin sonuç veren, cinsellikle ilgili işte iktidarsızlığa kadar, efendim, prostattan kaynaklanan sertleşme bozuklukları vesaire vesairelere çok yararlı bir şey. Ben de böyle gördüm mü dayanamıyorum, sabah akşam kullanıyorum.”, "Prostatı Olanlar İzlesin", "Sık Sık İdrara Çıkanlar Dikkat!!!", "Hocandan Prostata Çare", "Prostat Kabusuna Son!!!", "Prostat Hastalarında Cinsel Sorunlara Son", "Prostat Sorunundan Artık Sıkılanlar", "0212 700 18.. - 012 310 08 ..,4 Kavanoz, 1 Set Alana 1 Set Bizden Hediye Toplam 4 Kavanoz, Toplam 4 Kavanoz 79 TL+Kargo, Şifa Dolu Set, Şeyh-i Şifa 1 Set Alana 1 Set Hediye Üstelik Aynı Fiyata" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, ürünün prostat ve çok sayıda cinsel rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak, sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.

Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

Diğer yandan, 26 Ağustos 2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında "Beşerî tıbbi ürünlerin internet dâhil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz." hükmü,

Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlere ilişkin, 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 3.fıkrasında ise "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler yer alamaz..." hükmü yer almaktadır.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; “insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten ileri süren veya ima eden tüm ifadeler sağlık beyanı olarak kabul edildiği, bununla birlikte, TV ve radyo kanallarının reklamlarında veya programlarında gıda takviyeleri ve bazı kozmetik ürünlerin "zeka seviyesinde artış, iştahsızlık, erken boşalma, iktidarsızlık, sperm sayılarını arttırma, cinsel sorunları giderme, tansiyon ve ritim bozuklukları, mide bağırsak problemleri, hepatit C, hepatit B, diyare, hemoroid, gastrit/reflü, kolesterol seviyesini azaltma, astım şikayetlerinin giderilmesi, kemik erimesi, trombosit düşüklüğü, kanser (tümör), karaciğer büyümesi, kansızlık, idrar yolları problemleri, migren, baş ağrısı, uçuk tedavisi, metabolizmayı hızlandırması, sindirimi kolaylaştırması, hazımsızlığa iyi gelmesi" gibi bir çok sağlık beyanıyla tanıtımı ve satışının yapıldığı, bunun yanı sıra bazı kozmetik ürünlerinde "bel ve boyun fıtığı, kireçlenme, romatizma, diz ve kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, saç çıkarma, kellik" gibi semptomlarda tedavi edici özelliği belirtilerek yani sağlık beyanında bulunularak tanıtım ve satışının yapıldığı” belirtilmektedir.

Bahse konu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu yayında, söz konusu ürünün prostat ve çok sayıda cinsel rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak, birçok rahatsızlığa çözüm olarak sunulduğu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtımının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği, toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihale konu yayında, söz konusu ürünün sağlık beyanı ile tanıtım ve satışının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Anılan yayın kuruluşu hakkında;

6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren beş (5) kez durdurulmasına, karar verilmiştir.

Bu itibarla;

6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde ... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına ... yer verilemez ..." hükmünün ihlali nedeniyle;

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve idari tedbir uygulanması gerektiği,

a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,

Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 21.114 (yirmibirbinyüzondört) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

b) Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,

c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 23.07.2019 tarih ve 2019/30 sayılı toplantısında alınan 23 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 17.07.2019 tarihinde saat 15:11’de yayınladığı ticari iletişim yayınında, "Şeyhi Şifa" isimli ürünün sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayına yer vermek suretiyle, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde ... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına ... yer verilemez ...’ hükmünün ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,

e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. … Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

Oy birliği ile karar verildi.