Toplantı No : 2020/07
Toplantı Tarihi : 12.02.2020
Karar No : 19

Karar Konusu : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, İdari Para Cezası ve Program Yayını Durdurma, 6112 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinin ihlali nedeniyle Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İdari Para Cezası (YASİN TV– BAYRAM RADYO VE TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş.)

İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 07.02.2020 tarih ve 205 sayılı yazısına konu YASİN TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 27.01.2020 tarihinde saat 15:58’de yayınladığı ticari iletişim yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;

Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 27.01.2020 tarihinde saat 15:58’de yayınladığı "Aleo Vera Özlü Mucize Viks Merhem" isimli ürünün ticari iletişim yayınında, “ (…) Şimdi bel fıtığı olanlar var. Boyun fıtığı olanlar var. Kasık fıtığı olanlar var romatizma ağrıları olanlar var. Ve bununla birlikte yine aynı şekilde eklem ve kas ağrıları olanlar, kireçlenme sorunuyla mücadele edenler var. Biz ağrıları konuşmaya devam edeceğiz. Biz bu ekranlarda gerçekleri konuşmaya devam edeceğiz özellikle.Mucize Krem normalde biliyorsunuz ki, biz ağrılarla alakalı bir çalışma yaptık, Mucize Kremle alakalı, Mucize Viksle alakalı daha doğrusu. Şimdi ağrılarla yaptığımız çalışmada yüzde 98 başarı gösterdik. Yani 100 kişide 98 kişi bu tedaviyi oldu ameliyat olmadanAmeliyat olmadan, bıçak altına yatmadan insanlar bel fıtığından kurtuldu ya. Bundan daha güzel bir cümle olabilir mi? Ameliyat olmadan bıçak altına yatmadan hemeroidden kurtardık, basurdan…bel fıtığı,biliyoruz ızdırap dolu bir ağrı. Eğilip kalkamazsın, efendim rahat rahat yatamazsın, oturamazsın.…. bizim tedavimiz bir deri altı tedavisi. Bak bu noktaya değineceğiz. - Bunun diğer adı da manuel terepi deniyor.…Bu migrende de dahil, romatizma ağrısında da dahil.- Hepsinde. Bütün ağrılarda.yeni bir teknolojiyle hazırlanan deri altı kremiyle ameliyatsız çözümlerden bahsediyoruz. Zaten dedik ya günde 3 kere süreceksin. Ağrı başlar başlamaz zaten senin tekrardan sürme durumun olacağı için tekrardan ağrı gidecek, rahatlayacaksın. - Bu iki üç gün sonra tamamen ağrı kesilecek. - Sonra kalıcı bir kesintiye gedecek dediğin gibi. Şunu söyleyeceğim gittiler, film çektirdiler. Bel fıtığını gördüler ya gitsinler, bir daha film çektirin. Bakın orada bel fıtığı çıkıyor mu çıkmıyor mu? Net söylüyorum size. Çıkmayacak. Tuncay Bey, kesinlikle çıkmayacak o bel fıtığı. … anlık ağrılarda, ayak burkulmalarında, efendim romatizma ağrısında, kronik ağrılarda, eklem ve kas ağrılarında, bunların hepsinde zaten anlık ağrıyı geçiriyor. -Aloe vera bitkisi artık Mucize Viks'in içerisinde ekstrat olarak yani ayrı bir şekilde eklenti olarak yapıldı. Bunun özelliği nedir? Bunun özelliği, bu mantar, ayak kokusu, egzama gibi gençlerde ergenlik çağındaki gençlerimizde özellikle sivilce gibi sorunları bitiriyor. Kurutuyor. Kurutuyor, kabuk olup döküyor daha doğrusu. Öyle söyleyebilirim size. Yani "3 günde mantarım bitti." diyenler var. Biz kesmeyin devam edin diyoruz. Çünkü bakın, bitecek.”, “Aleo Vera Özlü Mucize Viks Merhem", "Aleo Vera Özlü Mucize Viks Merhem", "10 kutu 89.90 TL + Kargo", "Sipariş hattı 0 216 277 73 ..", " +49 174 819 87 ..", " +99 412 525 15 ..", "Toplam 10 Kutu Aleo Vera Mucizesi" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, ürünün bel ağrısı, boyun ağrısı, hemoroid, ayak mantarı vb. çok sayıda rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak, sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.

Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.

Diğer yandan, 03 Temmuz 2015 tarih ve 29405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Ürünlerin internet dahil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz…” hükmü,

Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlerin de 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'nin 7’inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğuna dair bilgilendirme yapılamaz, bu tür özelliklere atıfta bulunulamaz." hükmü yer almaktadır.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; “insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten ileri süren veya ima eden tüm ifadeler sağlık beyanı olarak kabul edildiği, bununla birlikte, TV ve radyo kanallarının reklamlarında veya programlarında gıda takviyeleri ve bazı kozmetik ürünlerin "zeka seviyesinde artış, iştahsızlık, erken boşalma, iktidarsızlık, sperm sayılarını arttırma, cinsel sorunları giderme, tansiyon ve ritim bozuklukları, mide bağırsak problemleri, hepatit C, hepatit B, diyare, hemoroid, gastrit/reflü, kolesterol seviyesini azaltma, astım şikayetlerinin giderilmesi, kemik erimesi, trombosit düşüklüğü, kanser (tümör), karaciğer büyümesi, kansızlık, idrar yolları problemleri, migren, baş ağrısı, uçuk tedavisi, metabolizmayı hızlandırması, sindirimi kolaylaştırması, hazımsızlığa iyi gelmesi" gibi bir çok sağlık beyanıyla tanıtımı ve satışının yapıldığı, bunun yanı sıra bazı kozmetik ürünlerinde "bel ve boyun fıtığı, kireçlenme, romatizma, diz ve kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, saç çıkarma, kellik" gibi semptomlarda tedavi edici özelliği belirtilerek yani sağlık beyanında bulunularak tanıtım ve satışının yapıldığı” belirtilmektedir.

Bahse konu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu yayında, söz konusu ürünün bel ağrısı, boyun ağrısı, hemoroid, ayak mantarı vb. çok sayıda rahatsızlığa iyi geldiği vurgulanarak, bir çok. rahatsızlığa çözüm olarak sunulduğu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtımının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği, toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.

Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihale konu yayında, söz konusu ürünün sağlık beyanı ile tanıtım ve satışının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.

Ayrıca, Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in Tele-alışveriş yayın hizmeti ilkelerini düzenleyen 9/A (Ek:RG-3/4/2014-28961) maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan, "Gerçek dışı olarak "ilk kez", "son", "sadece tek bir sefer", "sınırlı satış", "hepsi satılmak üzere-satıldı satılacak" gibi ifadelerle izleyici ürünü satın almaya teşvik edilemez." hükmüne rağmen, söz konusu yayında, "Bu kampanya çok kısa süreliğine, acele edin. Yetişen alıyor. Bu fırsatı sakın kaçırmayın.", "Bu Kampanya Çok Kısa Süreliğine", "Bu Fırsatı Sakın Kaçırmayın" şeklinde ibarelerle, insanları yanıltarak ürünün pazarlamasının yapıldığı, dolayısıyla mezkur yayının izleyicileri yanıltıcı ve çıkarlarına zarar verici nitelikte olduğu görülmüştür.

Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 9’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasının (c) bendinde yer alan, "Ticari iletişim.....Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek, zorundadır.” hükmünün ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.

Anılan yayın kuruluşu hakkında;

-6112 sayılı Kanun'un 9’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasının (c) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,

-6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren beş (5) kez durdurulmasına, karar verilmiştir.

Bu itibarla;

1) 6112 sayılı Kanun'un 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde yer alan; " Ticari iletişim, …Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin çıkarlarına zarar vermemek." hükmünün ihlali nedeniyle;

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (…)” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,

2) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde ... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına ... yer verilemez ..." hükmünün ihlali nedeniyle;

6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve idari tedbir uygulanması gerektiği,

Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,

a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,

Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

b) Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,

c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 12.02.2020 tarih ve 2020/07 sayılı toplantısında alınan 19 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 27.01.2020 tarihinde saat 15:58’de yayınladığı ticari iletişim yayınında, "Aleo Vera Özlü Mucize Viks Merhem" isimli ürünün sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayına yer vermek suretiyle, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde ... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına ... yer verilemez ...’ hükmünün ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,

e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. … Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

f) 6112 sayılı Kanun'un 9’uncu maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinin ihlali yönünden; 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,

Oy birliği ile karar verildi.