İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.04.2018 tarih ve 223 sayılı yazısına konu KANAL T logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 26.03.2018 tarihinde saat 10:51’de yayınladığı "Gümüş İle Sağlıklı Yaşam " isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 26.03.2018 tarihinde saat 10:51’de yayınladığı "Gümüş İle Sağlıklı Yaşam " isimli programda, sunucu ile program konuğu arasında geçen diyaloglarda; “Merhaba sevgili izleyiciler "Gümüş İle Gelen Sağlık" programımızın adı. Çetin Uras'la birlikteyiz tabi ki, Gerçek Gümüş adam şu anda stüdyomuzda. Gümüşü hangi hale getirdi ve nasıl iplik yaptı ve neden yaptı bunları öğreneceğiz...Gümüş iplikten biraz bahseder misiniz? Neden gümüşü ip haline getirip sonrada tekstil ürünleri yaptınız.- Hiçbir yan etki yapmadan insanlarımızın sağlık hizmetlerine mükemmel katkılar sunacağını biz biliyoruz. ..başta şeker hastaları olmak üzere varisi olanlar, dolaşım bozuklukları olanlar vücutlarında sürekli ödem oluşanlar, kalp ile ilgili beyinle ilgili dolaşım sistemlerinden dolayı sıkıntı çekenler, böbreklerine yeterli miktarda kanın, oksijenin, gıdanın gitmeyenler ve mutlak olarak gümüşün ip haline geldikten sonra dönüştürdüğümüz tekstil ürünleri ile ilgili bugün bizi ciddi şekilde dinleyerek bilgilenmelerini istiyoruz. .. şeker hastaları başta olmak üzere, çünkü çok yaygın yaşanıyor varis problemi olanlar, mantar, mayasır ve ter kokusundan şikayeti olanlar bizi çok iyi dinlesinler diyor. .. Şeker hastalığına yakalanan bir kişinin iki sayfası vardır. Birincisi yakalanmayla ilgili kara sayfa ama doktorlarını dinler, onun dediklerini yapar birde kendini gümüş'ün tekstil ürünlerine dönüşmüş halini görür ise, onlarla buluşturursa, bakın beyaz bir sayfa açmış olma şansının ne kadar büyük olduğundan bahsedeceğiz bugün. …dolaşım, boşaltım sistemlerini etkilemesinin önüne geçmek için, biz gümüşten çorap, iç çamaşırları, pijamaları, nevresim takımlarını, maskelerini, eldivenlerini ve şampuanlarını yaptık. ...Şeker hastaları, varis problemleri olanlar, mantar mayasır ve ter kokusu ile ilgili sıkıntı yaşayanlar ekran başından ayrılmasınlar. Daha şampuanlardan bahsedeceğiz. Çok güzel bir maskemiz var onlardan da bahsedeceğiz...Şöyle bir toparlayacak olursak şeker hastaları ile ilgili ne gibi uyarılarda bulunursunuz. - ...Şampuanlar , Çetin Bey'in saçlarına bakınca şampuanların etkisini gözlerinizle görmüş olacaksınız . - Evet doğru söylüyorsunuz. Benim ailemin, yakınlarımın, babamın, amcalarımın hepsinin saçlarının dökük olduğunu bilirler annem de öyle. - Çetin Bey yazın kısa saçlı idi. Şu anda inanın benim saçlarım o kadar hızlı uzamıyor. İşte buda gümüşten yapılmış şampuanın etkisi...- Kök bilimci Profesör bir arkadaşımla yaptığımız bir şeydi bu. Ama son derece ciddi bir olay. Kafada kaşıntılar varsa, kepekler varsa, saç dökülmeleri, kırıklar saç kıran varsa...bilgi sahibi olması lazım..." şeklinde ifadelerle, nano teknoloji ile üretildiği iddia edilen ürünlerin, "şeker hastalığı, varis problemleri, mantar mayasır ve ter kokusu, dolaşım bozuklukları, vücutta sürekli ödem oluşması, kalp ve beyinle ilgili dolaşım bozuklukları, böbreklere yeterli miktarda kan, oksijen gitmeyen hastalara faydalı olduğu, ürünün hiçbir yan etkisinin olmadığı ve sağlık hizmetlerine mükemmel katkılarının olacağı belirtilerek, sağlık beyanıyla satışı ve pazarlamasına yönelik yayın yapıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "...Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 26 Ağustos 2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Tanıtım Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin Tanıtım Faaliyetlerinin Kapsamı ve Esaslarının anlatıldığı 5’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında "Beşerî tıbbi ürünlerin internet dâhil halka açık yayın yapılan her türlü medya ve iletişim ortamında program, film, dizi film, haber ve benzeri yollarla doğrudan veya dolaylı olarak topluma tanıtımı yapılamaz." hükmü,
Gıda kapsamında değerlendirilerek izin verilen ürünlere ilişkin, 5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 3.fıkrasında ise "...bir hastalığı önleme, tedavi etme veya iyileştirme özelliğine sahip olduğunu bildiren veya böyle özelliklere atıfta bulunan ifadeler yer alamaz..." hükmü yer almaktadır.
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun 13.02.2013 tarih ve 18816847 sayılı yazısında; insan sağlığına doğrudan veya dolaylı olarak faydalı olduğunu yahut hastalıklara veya belirtilerine karşı etkili olduğunu, koruduğunu, tedavi ettiğini belirten, ileri süren veya ima eden tüm ifadeler sağlık beyânı olarak kabul edildiği, bununla birlikte, TV ve radyo kanallarının reklamlarında veya programlarında gıda takviyeleri ve bazı kozmetik ürünlerin "zeka seviyesinde artış, iştahsızlık, erken boşalma, iktidarsızlık, sperm sayılarını arttırma, cinsel sorunları giderme, tansiyon ve ritm bozuklukları, mide bağırsak problemleri, hepatit C, hepatit B, diyare, hemoroid, gastrit/reflü, kolesterol seviyesini azaltma, astım şikayetlerinin giderilmesi, kemik erimesi, trombosit düşüklüğü, kanser (tümör), karaciğer büyümesi, kansızlık, idrar yolları problemleri, migren, baş ağrısı, uçuk tedavisi, metabolizmayı hızlandırması, sindirimi kolaylaştırması, hazımsızlığa iyi gelmesi" gibi bir çok sağlık beyanıyla tanıtımı ve satışı yapıldığı, bunun yanı sıra bazı kozmetik ürünlerinde "bel ve boyun fıtığı, kireçlenme, romatizma, diz ve kas ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, saç çıkarma, kellik" gibi semptomlarda tedavi edici özelliği belirtilerek yani sağlık beyanında bulunularak tanıtım ve satışının yapıldığı belirtilmektedir.
Bahse konu ürünün tanıtım ve satışına yönelik ihlale konu programda, nano teknoloji ile üretildiği iddia edilen ürünlerin, "şeker hastalığı, varis problemleri, mantar mayasır ve ter kokusu, dolaşım bozuklukları, vücutta sürekli ödem oluşması, kalp ve beyinle ilgili dolaşım bozuklukları, böbreklere yeterli miktarda kan, oksijen gitmeyen hastalara faydalı olduğu, ürünün hiçbir yan etkisinin olmadığı sağlık hizmetlerine mükemmel katkılarının olacağı belirtilerek, birçok rahatsızlığa çözüm olarak sunulduğu ve ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla tanıtım, satış ve pazarlamasının yapıldığı sabit olup, tedavide etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış olan ürünlerin sağlık beyanı ile tanıtılması ve bu tanıtımda yer alan ifadelerin, insanların hastanelere, tıp doktorlarına ve tıbbi tedavi yöntemlerine duydukları güvenin sarsılmasına neden olabileceği, toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar dikkate alındığında; ihale konu programda, nano teknoloji ile üretildiği iddia edilen ürünlerin,sağlık beyanı ile tanıtım, satışı ve pazarlamasının yapılmasının, 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına ve ilgili mevzuatına aykırılık taşıdığı, dolayısıyla mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında; 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının beş (5) kez durdurulmasına, karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
1) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez..." hükmünün ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası ve idari tedbir uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 10.493,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 17.065 (onyedibinaltmışbeş) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) Ayrıca, İdarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “… Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 24.04.2018 tarih ve 2018/17 sayılı toplantısında alınan 16 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 26.03.2018 tarihinde saat 10:51’de yayınladığı "Gümüş İle Sağlıklı Yaşam" isimli programda nano teknoloji ile üretildiği iddia edilen ürünlerin sağlık beyanıyla tanıtım ve satışına yönelik yayına yer vermek suretiyle, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, ‘Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde... takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına... yer verilemez...’ hükmünün ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,
e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. … Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


