İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 10.04.2018 tarih ve 205 sayılı yazısına konu STAR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 29.03.2018 tarihinde saat 11:00’da yayınladığı "Duymayan Kalmasın" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, STAR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 29.03.2018 tarihinde saat 11:00’da yayınlanan "Duymayan Kalmasın" adlı magazin programında sunucular arasında geçen diyaloglarda; “-Şimdi şunu söylemek istiyorum tekrar tekrar. Arkadaşlar buraya tedbir kararlarını gönderiyorsunuz ben gerçekten devlet büyüklerimizden şöyle bir şey rica edicem kendi adıma. Hepimizin hayatına yönelik yalan ve iftiraya yönelik haberler yapılabiliyor ve yazılar çıkabiliyor sosyal medyada. Tabi ki hepimiz hakkımızı arayacağız. Bunu ben de yapıyorum.- Eee ne oldu şimdi?- Ama bizim şunu yapmamız gerekiyor. Tedbir kararını göndereceğinize bende de aynı şey var şöyle bir yol bulmaları gerekiyor diye düşünüyorum.- Evet- Gerçekten iftira atılıyor mu? Gerçekten belgeye dayalı konuşuluyor mu? Bir masa oluşturacaklar zaten ayrı bir kanun çıkacak bununla alakalı. Bunlara ne gerekiyorsa bu cezalar gene uygulansın. Ama şimdi bazı ünlüler kendi hayatındaki yaşanmışlıklarını....- Ne dediğini ben bile anlamıyorum seyirci nasıl anlayacak çok merak ediyorum. Neden bahsediyorsun?- Ben bütün ünlüler için söylüyorum.- Tedbir kararını...- Bunlar kendi yapmış oldukları özel hayatındaki yaşanmışlıklarını konuşulmasına bile tahammülleri yok. O zaman niye yaşıyorsunuz. Madem yaşadığınız şeylerin konuşulmasına tahammülünüz yok. Tahammülü olmayacak şeyler yaşadığınızı düşüyorsanız, o zaman yaşıyorsanız bizim basın özgürlüğü diye bir şey var, bunu kısıtlayamazsınız. Ancak iftira atar isek bana da... - Bu programda da hiçbir şekilde iftira atılmıyor yalan haber yapılmıyor. Hata yaptığımız yanlış yaptığımız zaman da bunu hemen düzeltiyoruz doğrusunu da aktarıyoruz.- Hata ve yanlışta nasıl oluyor? Bir gazete haberini biz alıp yaptığımız için size de söz hakkı veriyoruz, diyoruz ki eğer doğruysa insana bir şekilde yalanlama şansı oluyor bu program. Ama kalkıp ikide bir de tedbir gönderip benim adım geçmesin, benim eski kocamın adını geçmesin, çocuğumun adı... Oldu, Başka? Zaten senin adının geçtiği yok çok önemli biriymişsin gibi. Beni şimdi sinirlendirecekler. Evet, neyse..- Evet magazin basınına sesleniş bölümünü izledikten sonra S. S.den...- Ama yok ikide bir tedbir. Yapıyorlar yapıyorlar tedbir. Zaman zaman ben de yapıyorum ama iftira atan, anneme babama iftira atan insanlara tabi yap başka çaren yoksa.- S. D. haberleri ile ilgili söylüyor bunu S. S. birazdan S. D. ile ilgili gerçekten cezaevinden çıktından sora ilk fotoğrafı Duymayan Kalmasın'da ekrana gelecek.- S. D. haberlerini vermeye devam edeceğiz biz burada çünkü S. D.'ın insanlara topluma kazandırılmasını istiyoruz. Bir anne evladı o da bu hallere düşmüş olabilir, herkesin başına gelebilir. Birileri rahatsız oluyor diye S. D.'ı yayınlamayacak değiliz. Tamam şimdi de biraz sonra yayınlıyoruz." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu yayında, program sunucusu tarafından konu ile ilgili olarak İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2018 tarih ve 2018/16 D İş E.ve 2018/17 K. sayılı tedbir kararına rağmen program sunucuları arasında geçen konuşmada S. D. ile ilgili haber yapmaya devam edecekleri, haber içeriğinde herhangi bir iftira olmaması nedeniyle yapılacak haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapılarak, 9 dakika 10 saniye süre ile "S. D. telefonda 7 yaşındaki kızı M.'yı, anne ve babasını her defasında çok özlediğini söylüyormuş." açıklamaları ile S. D.'ın babasının, "S., Türkiye'ye gelecek, tedavisini de görecek. Çocuğunu görmek istiyor." ve anneannesinin, "Onu görürse daha iyi olur. Evladına kötülük yapacak değil. Bulaşıcı bir hastalığı da yok. Onu görürse kendine gelir. Niçin böyle yapıyorsun I..n? Niçin böyle yapıyorsun? Göster evladını göster." şeklindeki konuşmalarının alt yazı eşliğinde ekranda yer aldığı, bu konuşmaların yayını esnasında ise I. K. ve eski eşi S. D.'ın fotoğraflarının ekranda birlikte yer aldığı, dolayısıyla mezkur yayında İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2018 tarih ve 2018/16 D. İş E. ve 2018/17 K. sayılı tedbir kararına uyulmadığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle ihlale konu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 34.375.448,82 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 343.754,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


