İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 13.06.2018 tarih ve 365 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 14.05.2018 tarihinde saat 20:05:00’da yayınladığı "Mücahid Cihad Han'a Sorun" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 14.05.2018 tarihinde saat 20:05:00’da, “Canlı Yayın” ibaresiyle yayınlanan sunuculuğunu Mücahid Cihad Han’nın yaptığı, "Mücahid Cihad Han'a Sorun" adlı programda, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda; kendisi ve yakınlarında evlenemeyen, iş kuramayan, ailesinde huzursuzluk yaşayan, geceleri çeşitli varlıklar gören, uyuyamayan, işleri olumsuzluklarla sonuçlanan, depresyon, hastalık vb. sıkıntılar yaşayan izleyenlerin, bu sıkıntılarının sebebi, bunlardan nasıl kurtulabilecekleri ve nasıl bir yol izlemeleri gerektiği hususunda Mücahid Cihad Han'a danışarak çare aradıkları, sunucunun ise yaşanmakta olan sıkıntının ne olduğunu sorduktan ve arayan kişilerin adı, anne adı vs. bilgiler aldıktan sonra saniyelerle değişen bir sessizliğin yaşandığı izlenmiştir. Bu sessizlik süresince Mücahid Cihad Han'ın önüne baktığı, ardından canlı yayında sıkıntının sebebini açık ve net olarak anlatamadıklarını, sadece üstü kapalı ifade edebildiklerini, programdan sonra hususi olarak görüşebilirlerse ancak tam manasıyla açık açık kendini ifade edebileceğini, arayanların isimlerinin ve numaralarının not edildiğini, yayından sonra aranacaklarını söyleyerek izleyicilerden telefonu kapatıp televizyondan takip etmelerinin istendiği, daha sonra izleyici tarafından anlatılan sıkıntının habis ruh baskısı, cin musallatı, ifrit musallatı, iblis musallatı, bazı cin kabilelerinin musallatı, nazar veya büyüden kaynaklanıp kaynaklanmadığı eğer bu durumlardan biri var ise bunların insan üzerindeki etkilerinin neler olduğunun anlatıldığı, Mücahid Cihad Han'ın, arayan izleyicilere, zaman zaman, yaşadıkları sıkıntı ile ilgili olarak doktora gidip gitmediklerini sorduğu ve ilk önce doktora gitmek gerektiği konusunda uyarıda bulunduğu görülmekle beraber, konuşmalarının devamını "sıkıntıların habis ruh baskısı, cin musallatı, iblis musallatı, ifrit musallatı vb. habis varlıkların dadanmasından kaynaklı olabileceği" yönündeki açıklamalarla sürdürdüğü, kendisine anlatılanlarla sınırlı bilgilerden ve isimlerden yola çıkarak kişilerin içinde bulundukları sıkıntılı durumdan kurtulmaları ve şifa bulmaları için gerekli olan doğru dua, tılsım, rukye, bazı tertipler bulunduğunu ifade ettiği, yayında bunları elde edebilmenin yolu olarak da bir anlamda kendisinin adres gösterildiği, dolayısıyla mezkur yayında kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, cinler alemiyle ilgili detaylı anlatım ve tanımların, henüz soyut/somut düşünceleri birbirinden ayıramayacak yaştaki izleyicilerin de ekran başında olduğu bir saatte (20:06:00) yapıldığı dikkate alındığında, bu tarz içeriklere maruz kalan çocuk ve gençleri kaygı ve endişeye sevk edebileceği, yayının çocuk ve gençlerin ruh sağlıklarını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Kişileri...veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ve 8’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 303.000,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 17.065 (onyedibinaltmışbeş) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


