İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 10.08.2018 tarih ve 511 sayılı yazısına konu FARKLI TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 01.08.2018 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Billur Kalkavan ile Cinsel Yaşam" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, FARKLI TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 01.08.2018 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Billur Kalkavan ile Cinsel Yaşam" adlı programda, program sunucusu ile konuğu arasında geçen diyaloglarda; “…Yeğenim 13 yaşında, bir arkadaşıyla cinsel ilişki yaşarken yakaladım. Ne tepki vermeliyim? Yeğenim erkek diyor, ilişki yaşadığı kız da 16 yaşındaydı, çocuk 13 yaşındaymış. Ne tepki vermeliyim diyor?.. Yaşının küçük olduğunu söylemesi... 13 yaşında bir çocuk sağlıklı bir cinsel ilişki yaşayabilir mi, erkek çocuktan bahsediyorum? - Buluğa erdikten sonra evet. Buluğa erdiyse, evet. Muhtemelen ermiş. - Ermiş. Peki hani geneleve götürürler falan yani şimdi ya da bu yaşta çocuklar için çok travmatik olmuyor mu aslında? Yani ileriki cinsel hayatına bir şeyi olur mu, bir travması, bir etkisi olur mu 13 yaşında cinsel ilişki yaşaması? - Yok. Yani şöyle, yaşanan yakınlığın şekli önemli. Yani eğer ki iyi bir, iyi hatıralarla (gülerek) oradan ayrılıyorsa, sıkıntı yok ama 13 yaş erken tabii ki. Yani niye böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu, o onun kız arkadaşı mıydı, yani babanın bunları konuşması lazım. Biraz genel cinsellik ile bilgilendirmesi lazım. Yoksa ama senin soruna gelince, olayın travmatik olmaması yeterli. Yani, ama 13 yaş erken. İlk yaşanan tecrübenin nerede yaşanırsa ve kiminle yaşanırsa yaşansın erkek çocuk açısından travmatik bir tecrübe olmaması çok önemli. ... Bu kız ergenliğe girdiyse, regl falan oluyorsa, çocuk da doğuruyor, yani korkunç bir şey değil mi?- Çocuk gelin sorunu apayrı bir konsept. Yani, gerçekten, orada şöyle yapılıyor, aile rıza veriyor, yaşını büyütüyor eğer 17 yaşındaysa rızayla oluyor, küçükse yaş büyütülüyor. Çocuğun genellikle bazılarında kendi sevdiği kişiyle evlendiriliyor bazısında tamamiyle yaptırım usulüyle evlendiriliyor. .. Erkeğin penis boyu da mesela tam olarak 21 yaşında teşekkülatını tamamlarmış, doğru mudur? ..- "ikinci eşimin 16 yaşında kızı var, çok fazla rahat giyiniyor benim yanımda, ben rahatsız oluyorum, eşimi de uyarıyorum ama hiçbir şey değişmiyor, ne önerirsiniz?" …- Burada demek ki baba rahatsız olduğuna göre, üvey baba belki adamın da şey yapıyor yani tahrik olma şeyi de var, durumu da var. Neticede bilemezsin ki!- Hassas konu bunu bilemezsin. - Evlerin içinde neler döndüğünü hiç birimiz bilemiyoruz.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 34’üncü maddesinde "Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler." ve Anayasamızın 41’inci maddesinde ise "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." denilerek devletin alacağı tedbirler anayasal güvence altına alınmıştır.
Çocuk Koruma Kanunu’nun 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; "Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, onsekiz yaşını doldurmamış kişiyi ... ifade eder." ve yine Türk Ceza Kanunu 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Ceza kanunlarının uygulanmasında; çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi anlaşılır." denilerek çocuk tanımının sınırları sarahatle çizilmektedir.
Türk Ceza Kanunu 103’üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendinde ise; "Cinsel istismar deyiminden; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış anlaşılır." hükmü yer almaktadır.
İhale konu yayında, çocuk ve gençlerin izleyebileceği zaman dilimlerinde yayınlanan söz konusu programda (saat 21:00) bir izleyicinin sorusu üzerinden hareketle; 13 yaşında bir çocuğun sağlıklı bir cinsel ilişki yaşayıp yaşayamayacağının konuşulması, bu yaştaki (13 yaş) çocukların geneleve götürüldüğünün söylenmesi ve bu durumun travmatik olup olmayacağının sorulması, travmatik olmaması koşuluyla bunun sıkıntı olmayacağının belirtilmesinin bu durumu normalleştireceği, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyeceği, ayrıca konuşulan bu konular ile birlikte, üvey babanın 16 yaşındaki üvey kızının giyiminden tahrik olacağı veya erkeğin cinsel organı ile ilgili konuların programda ele alınmasının da Türk aile yapısına ve genel ahlaka aykırı olduğu kanaatiyle;
Yayında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının ihlaline, bu ihlal nedeniyle, anılan yayın kuruluşu hakkında; 6112 sayılı Kanun’un 32’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, yayın ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak %3 oranında İdari Para Cezası uygulanmasına OYBİRLİĞİ İLE,
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlaline, bu ihlal nedeniyle, anılan yayın kuruluşu hakkında; 6112 sayılı Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, % 5 oranında İdari Para Cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının takdiren beş (5) kez durdurulmasına Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN ve İlhan TAŞCI’nın karşı oyları ve OY ÇOKLUĞUYLA,
Karar verilmiştir.
Bu itibarla;
1-) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanmasına,
2-) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “Yayın hizmetleri ... toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz" hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca İdari Para Cezası ve Program Yayını Durdurma idari tedbirinin uygulanmasına,
Ancak, aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her iki ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden;
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %5 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Temmuz 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2018 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 17.065 (onyedibinaltmışbeş) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 5 (BEŞ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
c) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “…Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
d) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 14.08.2018 tarih ve 2018/33 sayılı toplantısında alınan 108 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 01.08.2018 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Billur Kalkavan ile Cinsel Yaşam" adlı program yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; ‘Yayın hizmetleri ... toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz’ ilkesinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,
e) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “… 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurul’un 14.08.2018 tarih ve 33 sayılı toplantısında alınan 108 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.
Üst Kurul’un 14.08.2018 tarih ve 33 sayılı toplantısında alınan 108 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


