İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 10.08.2018 tarih ve 530 sayılı yazısına konu BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 30.07.2018 tarihinde saat 09:30:14’de yayınladığı “Beyaz Magazin” isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta, hafta içi her gün saat 09.30.00'da sunuculuğunu Pınar Ergüner, Sinem Yıldız ve Canan Danyıldız'ın yaptığı haftanın gündemini oluşturan olayların perde arkası ile magazin haberlerinin yorumlandığı "Beyaz Magazin" adlı programının 30.07.2018 tarihinde yayınlanan bölümde, program sunucuları ile konuk arasında geçen diyaloglarda; "…Adnan Oktar'ın güneş kendisinin de bir sokak lambası olduğunu, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri, Seyit Muhammet Reşat Erol Hazretleri'nin, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin mutlak vekillerinin de Adnan Hoca’nın en büyük alim olduğunu söylediklerini, hocanın eğitimi konusunda yaptığı açıklamada, onu Hz Muhammet'le karşılaştırarak Hz. Muhammet Efendimizin'de eğitimi olmadığı "İlmin Allah'dan geldiğini" … Şimdi siz diyorsunuz ki hiç bir şey okumadı, gerekte yok zaten o biliyordu. Bu biraz abesle iştigal olmuyor mu?- E, zaten acayibi zaman durumu buradan geliyor. Yani zamanın acayibi - Yani tövbe haşa, ona da bilgi geliyor diyorsunuz yani ?- Yani Allah dilediğini seçer, diyor Allah Kuran'da. Yani elimde bakın şu Kur'an'da Mucizeler' kitabı var. Bunu hocamız yazmış...- Adnan Oktar'ın eğitimi nedir. Diyorsunuz ki yok, ama ona bilgiler geliyor. Tövbe haşa siz bir peygamberle mi eşleştiriyor sunuz? Acaba Adnan Oktar'ı. Yine tövbe haşa. - Şimdi şöyle söyleyeyim. Allah'ın bazı veli kulları olur.. Peygamberin son bir şekil yansıması olabilir.- Peygamberin son bir şekil yansıması olarak görüyorsunuz siz Adnan Oktar'ı. Nasıl bu kanıya vardınız, Allah aşkına?- Asrın son en büyük alimidir...- Şimdi eserler ortada. Ben size söylüyorum. Siz deyin ki yalan söylüyorsunuz diyin. Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Kutbul aktabdır. ...- Sinem çok güzel bir şey söylüyorsun ama bence çok önemli bir şeyi kaçırmayıp üstüne gitmemiz lazım. Çok ciddi bir cümle söyledi. Peygamberin yansımasıdır dedi. Şimdi siz hangi hazreti peygamberimizden bahsediyorsunuz. Var mı adres ettiğiniz bir peygamber?- Hazreti Muhammed Mustafa efendimiz. Ben cevabını veriyorum. Adnan Oktar bu devrin en büyük alimidir. Aksini iddia eden eserlerine baksın,..(araştırsın) Desin başka alimler çıksın, kardeşim ben daha yükseğim. Hadi ben buna karşı geleceğim desin. Bu devrin en yüksek alimi Adnan Oktar'dır. İslam alimidir. yani bu acayibinize mi gidiyor.?.. Vefat etti. İmam Aliye vekalet bıraktı. İmam Ali şehit edildi. Hasan Hüseyin şehit edildi.- Siz Hazreti Muhammed'in soyundan geldiğini düşünüyor musunuz? Kenan Oktar: E; tabi hocamızda seyit. Düşünme değil, bunu Rus profesörler falan ortaya çıkardılar.- Nasıl böyle bir şeyi düşünebiliyor sunuz Allah aşkına, Ya?- Yani şecere ortada...- Şimdi arkadaşlar, şizofren tanısı diye bir şey yok. Neticede peygambere de deli dediler.- Tövbe haşa,..- Bunu ben demiyorum,. Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri söylüyor. Seyid Muhammed Raşid Erol Hazretleri asasını gönderiyor. Bu devrin en büyük alimi sizsiniz diyor."- Ayette var. Ayet diyor ki Hz. Süleyman Şeytanları kullanırdı. ..- ..Şimdi bir defa anlı şanlı hepsi vakur bir şekilde başları dik geziyorlar. Şey ediyorlar. Ve düşünüyorum tekrar söylüyorum bu kardeşler sahabe gibi. ..- Onu lütfen öyle söylemeyin. Buna iftira derim. Erkeklere servis diye bir şey yok.- Beni sinirlendiriyorsunuz. Şimdi bunların hepsi namuslu, iffetli. - Ama sizde peygamberin gölgesi deyince, bende Hazreti Muhammed'e inanan bir insan olarak sinirleniyorum. Bu şeytanın onla ne işi var diye? - Ama Bu adam dinimizi yıktı diyecekler diyor. Peygamberimiz bunu söylüyor. Bu adam dinimizi yıktı. Peygamber zamanında mezhepler var mıydı? Yoktu. Din tektir, Allah tektir, peygamber tektir. yani niye böyle parçalanma var, bölünme var. Kur'an-ı güzelce.- Edep yerleri zaten örtülü. Kuranda saçlarını örtün diye bir ayet yok...Adnan Oktar İslam’ın son doğan güneşidir." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu yayında, Adnan Oktar'ı bazı İslam alimleri ve Peygamber Efendimizle özdeşleştirerek hiç bir dini eğitim almamış olmasına rağmen devrin en büyük İslam alimi ve İslam’ın son doğan güneşi olduğunu, Peygamber Efendimizin son bir yansıması olduğunu ve Allah’tan ona bilgi geldiğini, örgüt üyesi bayan ve erkeklerin birer sahabe olduğunu, grubunun örgütlenme amaçlarının ise İslamiyet’e hizmet olarak açıklamıştır. Yapılan bu açıklamaların Müslümanlıkla bağdaşmayacak bir şekilde izleyicilerin dini duygularını rencide edici nitelikte olduğu, geniş kitlelere hitap eden yayıncı kuruluşun bu yayını ile, kamusal sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; "Toplumun millî ve manevî değerlerine, … ilkesine aykırı olamaz." ilkesinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, kuruluşa %2 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; "Toplumun millî ve manevî değerlerine, … ilkesine aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. …” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.268.129,49 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 65.363,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


