İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 28.09.2018 tarih ve 638 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 28-31.05.2018-01.06.2018 tarihlerinde saat 19:00’da yayınladığı "Fox Ana Haber" isimli haber bülteni yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 28-31.05.2018-01.06.2018 tarihlerinde saat 19:00’da yayınlanan "Fox Ana Haber" isimli haber bültenin 28.05.2018 tarihli bölümünde, “Adı Şehir Yeri Şehir Dışı” başlığı ile ekrana getirilen haberde; "Adı şehir ama yeri şehirden çok uzak. Ulaşım tek taşıtla olmuyor. İl merkezi dışından gelenler üç kez araç değiştiriyor güçleri yeterse... Türkiye'nin ilk şehir hastanesi unvanına sahip Mersin Şehir Hastanesi görkemli binası, modern tasarımı ve yepyeni koltuklarıyla hizmete başladı. Ama o koltuklarda hem hasta hem de yol yorgunu insanlar var... Yolculuğun ilk etabı ilçelerden şehir merkezine ikinci etapsa merkezden şehir hastanesine değil. Çünkü hastaneye 500 m kaladan sonra minibüs yasak. Otobüse binmeleri gerekiyor... Belediyenin iddiasına göre rant yüzünden minibüslere izin verilmiyor. Belediye otobüs seferi koydu ama bu hasta için bir indi bindi demek... Aslında merkezde bir devlet hastanesi var. Mersin Tabip Odasının iddiasına göre şehir hastanelerini işleten özel şirkete verilen hasta garantisi nedeniyle hastalar özellikle oraya yönlendiriliyor.", “İşlevsel mi?” başlığı ve “Bina Modern ama Büyüklüğü Hastaları Yoruyor”, “Şehir Hastanesinde Yürüme Rekoru”, “İki Bölüm Arası Bin 400 Adım” alt başlıkları kullanılarak sunulan 29.05.2018 tarihli haber bülteninde, “Şehir hastaneleri bu iktidarın çok önemsediği yatırımlardan biri… Bakın, dün Mersin'deki Şehir Hastanesine ulaşmanın ne kadar zor olduğunu anlatmaya çalıştık size. Şimdi izleyeceğiniz haberdeyse işlevselliğine bakacağız. Ne derece işlevsel bir hastaneden, büyük hastane komplekslerinden bahsediyoruz.”, 30.05.2018 tarihli haber bülteninde, “Şehir hastaneleri bu iktidarın çok önemsediği yatırımlardan biri. Emre İzkübarlas ve Çağlar Güner Mersin'e gittiler. Oradaki şehir hastanesinin bir takım eksiklikleri olduğu yönünde, ulaşımda eksiklikler, içeride hastaların sıkıntı yaşadığına dair eksikliklerin olduğu yönünde haberlerin konuşulduğu bir dönemde oraya gittiler. Ve 2 gündür biz bu haberleri paylaşıyoruz sevgili izleyenler. Ve bu haberleri belki izliyorsunuz sizler de. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan bugün bu haberlere tepki gösterdi. En tasvip etmediğim.. Bakın eleştirebilirsiniz, eleştirme hakkınız tabi ki var, baki, sonsuz. Ama bu söz kanıma dokunuyor. "Bunlara", bizi kastediyor, FOX haberi kastediyor. "Bunlara birileri bu haberleri yaptırıyor." deme cesaretini ve cüretini kendinde gördü.”, 31.05.2018 tarihli haber bülteninde, “.. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan dün bir açıklama yaptı. Ve seviyesiz bir açıklamaydı. "Bunlara birileri bu haberleri yaptırıyor." dedi. "Tezgah kuruyorlar." dedi, "Tezgahı kimin kurduğunu biliyorum, bana da bilgileri geliyor." dedi bu yönde. Ve bu sözü söyledi, insanlara çaldı ve devamını getirmedi. Çamur attı bize. bize çamur attı. Şimdi Lütfi Bey, o belgeleri ben istiyorum. Bana vermeyiniz, bize vermeyiniz, Doğan Şentürk'e götürmeyiniz. Savcılara da verebilirsiniz, nedir o size giden şey ve öğrenmek istiyorum. Bize bu çamuru atamazsınız. "Bunlara birileri bu haberleri yaptırıyor." diyemezsiniz. Varsa bir bilginiz söyleyin. Bak, ben açık konuştum. Ben mert adamım. Ben eğer bana birisi bu haberi yaptırtıyorsa, Doğan Şentürk'e veya buradaki bir çok arkadaşa yaptırtıyorsa ben istifa ederim, bir çok arkadaş da istifa eder. Biz sizin bildiğiniz gazetecilerden değiliz. Biz tırnaklarımızla geldik ve helal iş yapıyoruz. Alın terimizle de para kazanıyoruz. Arkamızda da kimse yok. Emek veriyoruz onun karşısında paramızı alıyoruz. Size yarına kadar da süre verdim Lütfi Bey, danışman da izliyorsa, yarın lütfen kimmiş bu elinizdeki belgeler, açıklayınız. Basın toplantısıyla da açıklayabilirsiniz ya da savcılığa da teslim edebilirsiniz. Eğer vermediğiniz takdirde sizin hakkınızda iftira davası açacağız. Bunu da buradan bildireyim. Kısacık vaktim var mı? Şehir hastanelerini anlatacağım sizlere. Çok basit. Elimde şöyle bir şey var. Bunu bir arazi olarak düşünün. Bu araziyi devlet şehir hastanesi yapacak özel sektöre, beni de özel sektör olarak düşünün, bu araziyi ücretsiz tahsis ediyor. Daha sonra şirket, özel şirket, buranın, şehir hastanelerinin binalarını yapıyor. Bunu hastane olarak düşününüz. Dev bir hastane kompleksi. Bunu da hastane kompleksi olarak düşününüz. Ve şirket buralara sosyal alanlar da yapıyor. Buraya otel yapıyor, işletmeler yapıyor, kafeler yapıyor, park yerleri yapıyor vesaire. Peki nedir bunun inceliği? Şudur: Arazi ücretsiz tahsis edildi. Bunlar yapıldı, ardından devlete sadece hastaneleri kiralıyor. Sadece hastaneleri kiralıyor, 25 yıllığına. Devlet bu araziler için, özür dilerim bu hastaneler için kira ödüyor her ay. Ama buradaki kreştir, oteldir, park yeridir gibi sosyal alanları özel şirket yani ben işletmiş oluyorum. Beni özel şirket olarak kabul edecek olursanız. Bir de devlet garanti veriyor. Diyor ki "Ben sana yüzde 70 hasta garantisi veriyorum.". Yüzde 70'i eğer dolduramazsa devlet, üstünü biz, SGK tamamlayacak veya Hazine'den tamamlatacaklar. O da bizden çıkan bir para. Lütfen, bunun ne olduğunu bilmek gerekiyor. Şu soruyu sorabilirsiniz: "Ya arkadaş, peki böyleyse devlet neden yapmıyor bunu kendisi?". Devlet diyor ki "Ben bu yatırımın altından kalkamam.". "Bana ağır geliyor." Ama aynı devlet, yapan özel sektör dışarıdan para alacak olursa, kaynak bulacak olursa ona garantör oluyor. Yani batarsa çıkarsa, ben batarsam çıkarsam benim ödeyemediğim parayı devlet ödüyor...Lütfi Bey, ben yarın bekliyorum sizden. Yoksa hakkınızda suç duyurusunda bulunacağız, iftira attığınızdan.”, 01.06.2018 tarihli haber bülteninde ise, ayrıntıları uzman raporunda yer aldığı üzere, daha önceki günlerde yayınlanan haberlere yapılan eleştiriler, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü’nün açıklaması, röportaj yapılan vatandaşın açıklamaları ve sağlık durumunun ayrıntılarıyla yer aldığı görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı’nın 13.07.2018 kayıt tarih ve 19761 sayılı yazısında, söz konusu haberler için Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2018/3930 D. İş ve 06.06.2018 tarihli kararı ile; “Başvuran Sağlık Bakanlığının dilekçe ve ekleri ile düzeltme cevap metininin incelenmesinden ayrıca Fox Tv isimli yayın kuruluşunun Fatih Portakal ile Ana Haber Programında 5 gün süren yayınlarının içeriğinin incelenmesinden, mevcut yayınlarda Mersin Şehir Hastanesi ile ilgili haber ve yorumların; Genel olarak yayıncılık kurallarına, haber verme ve haber alma özgürlüğü kapsamında objektif habercilik kıstaslarına ve 6112 sayılı Radyo Televizyonların Kuruluş ve yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8’inci maddesinin “ç” bendindeki yayın hizmetleri… Kişi yada kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde aşağılayıcı, küçük düşürücü ve iftira niteliğinde olamaz.” kuralı ile aynı maddenin “ı” bendinde yer alan “…Haberin doğruluğundan emin olmaksızın ve soruşturulmaksızın yayınlanmaz.” kuralına aykırı oldukları, bu bağlamda iftira ve aşağılayıcı nitelik taşıdıkları ve doğruluğunun araştırılmadan yayın yapıldığı anlaşılmakla; itirazın kabulüne...” şeklinde cevap ve düzeltme metninin yayınlanmasına kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Bu bağlamda, ihlale konu haber bültenlerinde, Mersin Şehir Hastanesinde yaşanılan aksaklıkların, ulaşım sorunları vatandaşlarla yapılan röportajlar ve Mersin Tabip Odasının iddiaları ışığında dile getirildiği tespit edilmiştir. Haber içeriklerinde yer alan bilgiler ve Sağlık Bakanlığının yazısına konu anılan mahkeme kararı dikkate alındığında; bilgilerin birbiriyle bağdaşmadığı, haberin doğruluğunun araştırılmadan yayın yapıldığı ve bu suretle kamuoyunun haber almada özgürce kanaat edinmesinin engellendiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; …." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 55.453.485,37 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 554.535,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Başkan Vekili Esat ÇIPLAK ile Üst Kurul Üyesi İsmet DEMİRDÖĞEN, Arif FIRTINA ve İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurul’un 02.10.2018 tarih ve 40 sayılı toplantısında alınan 17 no.lu karara karşı oy yazısı.
İsmet Özdal DEMİRDÖĞEN Şerhidir.
Üst Kurul’un 02.10.2018 tarih ve 40 sayılı toplantısında alınan 17 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.
Üst Kurulun 02.10.2018 gün 40 sayılı toplantıda aldığı 17 no.lu karara karşı oy yazısı.
Esat ÇIPLAK Şerhidir.


