İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 28.09.2018 tarih ve 652 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda; “TELE 1 logolu kuruluşta yayınlanan '18 Dakika' isimli programa, sunucuların, ‘Türkiye’nin bazı terör örgütlerini desteklediği’ yönündeki iddialarının, ‘Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkeleriyle bağdaşmadığı’ gerekçesiyle yaptırım uygulanması" yönünde alınan çoğunluk kararına katılmama gerekçelerim aşağıda sıralanmıştır:
* Programda iki gazeteci güncel olayları değerlendirmektedir.
* Programda, bir dönem Başbakan Yardımcılığı görevinde de bulunan Tuğrul Türkeş’in, “Vallahi de billahi de Türkmenlere gitmiyordu o silahlar” biçimindeki sözleri anımsatılarak yaptırıma konu edilen iddialar dile getirilmiştir.
* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 21 Şubat 2012 tarihli "Tuşalp-Türkiye Davası"nda (32131/08 ve 41617/08), yerel mahkemece verilen tazminat cezası karşısında, AİHS'nin 10. maddesi içinde korunan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verirken, , değer yargılarının kanıtlanabilir olmadığına dikkat çekmiş ve siyasetçilerin kabul edilebilir eleştiri sınırlarının daha geniş olması gerektiğinin altını çizmiştir. Aynı kararda, gazetecinin değer yargılarının kanıtlanabilir olmadığına ve bunun kanıtlanmasının istenmesinin de ifade özgürlüğüne sınırlama anlamı taşıyacağına vurgu yapılmıştır. Karara göre, AİHS’nin 10. Maddesi sadece olumlu karşılanan veya zararsız veya tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, rencide eden, şoke eden ve rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına almıştır.
* Yargıtay da AİHM kararlarına gönderme yaptığı bir kararında “İfade özgürlüğü ayrıca herkesin, demokratik bir toplumun özünde yer alan görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olması anlamına gelmektedir” demiştir.
* Programda çeşitli açıklamalar ve haberlerden yola çıkılarak yorum yapılmış ve AİHM’nin koruma altında olduğuna vurgu yaptığı kanaat ve değer yargıları paylaşılmıştır.
* Programın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yaptırım uygulanması yerinde değildir.


