Üst Kurul Başkan Vekili Esat ÇIPLAK’ın gündem dışı olarak;
İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 10.10.2018 tarih ve 741 sayılı “KANAL D” konulu yazısının görüşülüp karara bağlanmak üzere gündeme alınmasını öneriyorum."
Şeklindeki beyanına istinaden yapılan oylamada, konunun gündeme alınmasına oy birliği ile karar verilerek görüşmelere geçilmiştir.
Yapılan görüşmeler sonucunda;
KANAL D logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 06.10.2018 tarihinde saat 20:01’de yayınladığı “Bir Umut Yeter” adlı dizi film yayına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
KANAL D logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 06.10.2018 tarihinde saat 20:01’da yayınlanan “Bir Umut Yeter” adlı yerli dizinin saat 21:05’deki kısmında yer alan iki yardımcı kadın arasında geçen diyaloglarda; “…Damla ve Derya gibi olamaz tabi, ne yapsın sütü bozuk bunun/O ne demek be abla?/Bak şimdi, bunun anasıyla diğer kızların anası bir değil demek/Sahimi! e ben bunu hiç bilmiyordum./Bunun anası burada çalışırdı. Daha o zamanki şoförün yeğeniydi ama Allah'ı var çok güzel kızdı. Tam bir Çerkez güzeliydi./E ne oldu kıza?/Kenan Bey genç tabi o zamanlar, kanı kaynıyor. E anladın işte canım mercimek fırına verildi! birde kız hamile kaldı. E koskoca Kenan Beyin bir yanaşmayı koluna takıp evlenecek hali yok elbet./E sonra ne oldu?/Kenan Beyin babası kız doğum yaptıktan sonra çocuğu aldı, kadına da yol verdi. Duyduk çok ağlamış perişan olmuş para mara vermişlerde susmuş. Valla öyle diyorlar bilemeyiz./Vah vah e ben anladım bunun niye böyle huysuz olduğunu, istenmeyen gelinin kızı neticede./O istenmeyen gelin olsa ne isterdi ki? Resmen sürdüler ayol kızı yok ettiler. Ama sonra Kenan Beyin eşi Yıldız hanım kendi kızı gibi baktı ona. Öyle klastı o ahhh ah Allah gani gani rahmet eylesin" şeklinde diyaloglara yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu dizi filmde, geçen diyaloglarda Çerkez Kızı olarak nitelenen kadının evin beyi ile yaşadığı ilişki sonucunda hamile kaldığı ve çocuğunun para karşılığında elinden alınarak kendisine de yol verildiği, kadının evdeki kızı için de "sütü bozuk" ifadesinin kullanıldığı, söz konusu yayınla ilgili olarak ALO RTÜK hattına çok sayıda şikayetin ulaştığı, bu nedenle toplumsal hassasiyetleri dikkate almaksızın yapılan yayının kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı kanaatiyle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan " Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2018 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 18.837.096,18 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 376.742,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Taha YÜCEL’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurul’un 10.10.2018 tarih ve 41 sayılı toplantısında alınan 194 no.lu karara karşı oy yazısı.
Taha YÜCEL Şerhidir.


