İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.12.2018 tarih ve 1057 sayılı yazısına konu HALK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 14.12.2018 tarihinde saat 21:00’de yayınlanan “Uğur Dündar İle Halk Arenası” isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Sunuculuğunu Uğur Dündar’ın yaptığı "Uğur Dündar ile Halk Arenası" isimli programda, program konuğu ile program sunucusu arasında geçen diyaloglarda, program konuğu tarafından; "Alt tarafı bir bira içmek için Erciyes Dağı'na çıkmanız lazım. Yasak. Ya arkadaş bir bira. Arabaya binip Kapadokya'ya gitmen lazım veya Erciyes Dağı'na çıkman lazım. Sonra diyorlar ki biz şehir yaptık.", "Tayyip Erdoğan bir tek bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu. Çünkü bunu kötü alışkanlık ya da alkol manasında söylemiyorum. Bunu yaptığında kötü bir şey olmadığını görmüş olurdu." şeklinde ifadelerle, alkolün kötü bir şey olmadığının belirtildiği, dolayısıyla bu ifadelerin alkol kullanımını özendirici nitelikte olduğu, bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinin ihlal edildiğine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
“Bahsi geçen program canlı yayınlanan bir siyasi söz programıdır. Yayının o haftaki konusu yerel seçimler ve adaylardır. 3 saatten uzun süren programda Uğur Dündar ile Yılmaz Özdil yerel seçimlerde AKP ve CHP adayları, CHP belediyeciliği ve AKP belediyeciliği gibi çok geniş bir yelpazede farklı konulara değinmişlerdir.
İhlal olduğu düşünülen “Tayyip Erdoğan bir tek bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu” ifadesini, bu cümlenin öncesi ve sonrasında Yılmaz Özdil tarafından sarf edilen sözlerin anlam bütünlüğü içerisinde değerlendirmekte fayda bulunmaktadır.
Özdil özetle şu ifadeleri kullanıyor; “Gençler özellikle CHP’li belediyelerin olduğu semtlere teveccüh göstermektedirler. Özellikle Beyoğlu gibi semtler gençler tarafından terk edilmiş ve Kadıköy ve Beşiktaş gibi semtlere yönelmektedirler. Bunun nedeni olarak, bu semtlerde gençler hayat tarzlarını ve özgürlüklerini daha rahat yaşıyor ve insani gelişmişlik daha yüksek (İnsani gelişmişlik endekslerini kastederek)” Daha sonra AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mehmet Özhaseki’yi ve AKP Belediyeciliğini eleştirmek için Kayseri örneğini ele alıyor. Bu şehirde 3 üniversitenin olduğunu, çok sayıda üniversite öğrencisinin bulunduğunu ancak gençlerin alt tarafı bir bira içebilmek için (alkol tüketme isteği olanlar kast ediliyor ve bu yasak bir davranış değil) Erciyes’e ya da Kapadokya’ya gitmek durumunda kaldığını söylüyor. Daha sonra Dündar ve Özdil kendileri için sıklıkla ifade edilen “programa alkol alarak sarhoş bir halde çıktıkları” eleştirilerini “ti”ye alıyorlar.
Bundan sonra Özdil “Bunu bütün kalbimle söylüyorum. İçinde en küçük bir kinaye yok. Tayyip Erdoğan bir tek bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu.” ifadesini kullanıyor ve bu sözlerden sonra seyirciden onay bağlamında yüksek bir alkış sesi duyuluyor.
Söylemin içeriği incelendiğinde Özdil, Tayyip Erdoğan’ın sürekli ve mutlak bir dille ayrıştırdığı, kutuplaştırdığı “karşı mahalleyi” anlayabilmesi, onlarla empati kurabilmesi adına onların yaşam tarzını da tecrübe etmesini dikkat çekici bir biçimde önermektedir. Konuşma bütünlüğüne bakıldığında, bunun tecrübe edilmesi halinde bu biçimde yaşamı tercih eden insanlardan bir zarar gelmeyeceğini anlatmaktadır. Özü itibariyle hoşgörü ve empati vurgusu yapılmaktadır. Özdil’in sözleri üzerine seyircilerin kuvvetle alkışlaması da aslında bu söyleme ve beklentiye verilen bir onaydır. Sayın Cumhurbaşkanının kendi hayatlarına da dokunmasını ve bu yaşam biçimini de anlamasını istemektedirler.
Söyleme ilişkin yukarıdaki değerlendirmelerim ışığında bahsi geçen programda kullanılan ifadeler tamamen siyasi içeriklidir. Siyasi bir konuda insan hak ve hürriyetleri, yaşam tarzları, yerel yönetimler, insani gelişmişlik vb. birçok konuyu içinde barındıran bir konuşma içerisinde tamamen siyasi bir saik ile siyasi bir kişilik olan Sayın Cumhurbaşkanı’nı eleştirir bir dil ile beklentileri ifade etmiştir.
İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. İfade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. İfade özgürlüğü, özellikle kurulu düzene ters düşen, şoke eden ya da meydan okuyan fikirlerin korunması açısından önemlidir. Bu bağlamda 6112 sayılı Kanun’un 8. Maddesinin 1/b bendine göre “alkole özendirici nitelikte” bir yayın olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu karar ile Sayın Cumhurbaşkanı ile bira kelimelerinin yan yana kullanılması cezalandırılmak istenmektedir.”
görüşünde olduğum için çoğunluk kararına katılmıyorum.


