İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 07.10.2019 tarih ve 964 sayılı yazısına konu metro RTV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 24.09.2019 tarihinde saat 18:01’de yayınladığı "Mücahid Han ile Gizli İlimler" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 24.09.2019 tarihinde saat 18:01’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Gizli İlimler" adlı programda, sunucu tarafından; "Efendim, Gizli İlimler programından hepinize merhabalar... Muhterem kardeşlerim sıkıntılarımızla alakalı konuşacağımız bir programımızda daha beraberiz. Gizli İlimler programında inşallah gizli ilimlerin kapısını aralayacağız ve inşallah bu alemden gelen problemlerden bahsedeceğiz. Nitekim şu anda bizi izleyen binlerce kardeşimizin ben biliyorum ki bu gizli ilimlerden sıkıntıları var. Efendim büyüden şüphelenen, musallattan şüphelenen, nazardan şüphelenen üzerimde acaba böyle bir problem olabilir mi diye düşünen binlerce kardeşlerim var. O kardeşlerime söylüyorum, efendim inşallah ekranda gördüğünüz numaralardan bizleri arayarak şu anda gerçekleştirdiğimiz canlı yayına katılabilirsiniz ve bu manadaki sorularınızı bize iletebilirsiniz. Ekranda gördüğünüz numaralar tamamen ücretsizdir. Efendim bir türlü evlenemedik, bir türlü problemler noktalanmadı, karı koca arasında sürekli sorunlar yaşanıyor... Artık üzerimizde nazar mı var, büyü mü var, musallat mı var diye sorular aklımıza gelmeye başlıyor. İşte bu soruların cevabını öğrenmek istiyorsak hemen bizleri arıyorsunuz canlı yayına bağlanıyorsunuz biz de cevaplıyoruz inşallah. Rızık hususunda muhteşem bir darlık var... İşte bu tarz problemlerle alakalı acaba bir düğün büyüsü mü yapılmış, birileri tarafından rızkımız mı bağlanmış bunları konuşacağız. Doktor doktor gezdiğimiz halde bir türlü çocuk sahibi olamıyoruz... Acaba bir habis müdahale mi var, cinlerin musallatı mı var bunu konuşacağız inşallah. Çalışıyor çalışıyor çocuk dersine sınavlarda muvaffak olamıyor... Acaba nazardan kaynaklı bir problem mi var bunların hepsini konuşacağız. Yani dünyevi sebebini tespit edemediğimiz soruların tamamına cevap arayacağız sevgili kardeşler. Tabi dünyevi olarak tespit edebiliyorsak zaten bellidir sıkıntımız ona bir şey diyemeyiz. Doktorlar tespit ettiyse vücudumuzdaki hastalığı bizim buna söyleyecek sözümüz olmaz ki eğer doktorlar tespit edemiyorsa yani vücudumuzda ağrılar, sızılar, ateşler varken biz doktor doktor geziyoruz ama herhangi bir problem yok diyorlarsa, bırakın bir şifa yöntemini tespitte dahi bulunamıyorsa işte metafiziksel olabilir mi bunları hep konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz. Çok fazla lafı uzatmaya gerek yok, yaşayanlar anlatınca zaten nasıl sıkıntılardan bahsettiğimi izleyici kardeşlerimiz daha iyi anlamış olacaklar inşallah, o zaman bismillah deyip almaya başlayalım telefonlarımıza...", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “…İnandığımız dini tam manasıyla bilmiyoruz, Kuran okusak zaten Allah'ın Kuran-ı Azimüşşan'da büyü var, musallat var, nazar var dediğini göreceğiz... Evden muska çıkarılıyor 7-8 sene evvel. 7-8 senedir beş kardeş dünyevi hiçbir sebep olmadığı halde birbirleriyle bir araya gelemiyorlar... Niye? Birileri araya düşmanlık tohumu atmış tam da Allah'ımızın Kuran'da buyurduğu gibi birileri kardeşler arasında hassaten hatta aile bireyleri arasında sevgisizlik, muhabbetsizlik yaşansın bunlar bir olamasın niyetiyle büyü yoluna müracaat etmiş…”, “…Şimdi Efendim cinlerin insanlar üzerinde çeşitli tesirleri var, yani bir taifeden bir cinin insana olumsuzluklar yaşatması illa musallatla adlandırılamaz, nitelendirilemez, özetlendirilemez... Şimdi habis ruh baskısı başlangıcı tebelleş hali devamı musallat hali daha da kötü istila hali zapt hali evlenme hali derken çeşit çeşit hallerle cinler insanlara sıkıntılar ve problemler yaşatabiliyorlar. Burada da maalesef cinlerin enerjilerini hissettirme yani habis ruh baskısı dediğimiz budur, musallat değil. Birçok insanda yaşanan hadise ama bazı insanlarda daha ağır ve sürekli yaşanabiliyor. O yüzden kişilerin artık burada bir dikkat etmesi lazım. Kendisine çeki düzen vermesi lazım. Habis ruh baskısı son aşamasında çünkü senin üzerinde Yakup Abi. Bundan bir sonraki hal tebelleş hali olur bu iş böyle musallata kadar gider…”,"Bilgi İçin (Ücretsiz Hat): 0212 975 23 ..", "Avrupa Danışma Hattı: +49 619678041.." şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ağustos 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 21.114 (yirmibirbinyüzondört) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Faruk BİLDİRİCİ’ nin karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.


