İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 09.01.2020 tarih ve 74 sayılı yazısına konu CANLAR TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 06.01.2020 tarihinde saat 15:56’da yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 06.01.2020 tarihinde saat 15:56’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “Evet, metafiziksel sıkıntılarımızı konuşacağımız, dertlerimizle alakalı fikir alışverişinde bulunacağımız, üzerimizde büyü, musallat, nazar olabilir mi sorularına cevap arayacağımız bir programımızda daha beraberiz... Sizler de ekranlarda görmüş olduğunuz numaralardan bizleri arayabilirsiniz."program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Yani şöyle söyleyeyim seninle alakalı, senin üzerinde bir büyü tesiri var diyemeyiz ama eşinin, Muhammed Abimizin üzerinde bir büyü tesiri var. Yeni hal değil yani, yirmi sene evveline giden bir büyü tesiri. O zaman evlilik niyetiyle görüşmüş olduğu bir kimsenin yani bundan sonraki evlilik hayatında mutlu olamaması niyetiyle yapmış olduğu bir büyü tesiri var. Böyle şeyler de oluyor maalesef... Dediğim gibi isminde "r" olan bir kadın yapmış Allah şerrinden korusun”, “Şimdi söyle söyleyelim Songül Abla aslında birebir sizin boşanmanız niyetiyle bir büyü var diyemeyiz. Evet bu tarz büyüler de yapabiliyorlar... Ama burada öyle bir durum yok, burada Sadık Abi'de büyü var, basiret bağlılığı, birileri kendilerine bağlamış. Ne derlerse sözlerini dinletme niyetiyle. Şunu sev şunu sevme, şunu ye şunu yeme, şunu iç şunu içme gibi. Efendim ne derlerse desin sözünü dinlemeleri için birileri tarafından düğümler atılmış, basiret bağlılığı için büyüler yapılmış. O yüzden Sadık Abi'nin şu anda kendi iradesine hükmedememe gibi bir durum söz konusu. Yani 9-10 yaşında bir çocuk dahi ondan daha mantıklı hareket eder... Şu anda da evet birileri basiretini bağlamışlar, sana karşı onu dolduruyorlar, o da onların sözünü dinliyor.”, “E tabi şimdi burada maalesef ne var, bir büyü tesiri var. Yaklaşık dört sene evvel yine yeme içme suretiyle yapılan bir büyü tesiri var. Yani yedirerek, içirerek büyü yapmışlar. İsminde efendim "ş" harfi olan bir kadından geliyor. Şırnak'ın "ş" si. Yemeklerine bir şeyler okuma, koyma suretiyle efendim aşırı bir sinir hali yüklemişler. Niye bu büyülerde hep bir enerji var, negatif enerji. Bu büyünün negatif enerjisi bugün Aytekin Abimizi ne yapıyor, olumsuz olarak etkiliyor. Evet Aytekin Abimizde dört senedir, isminde "ş" harfi olan bir kadından gelen büyü enerjisi var. Yemeğine koymuşlar, içeceğine koymuşlar. Efendim artık yani öyle bir enerji ki ona sevdiklerine karşı böyle saygısızlık yapmış, kalp kırmış hiç. Zaten bu olumsuzluklar yaşansın diye yapılan bir büyü yani. Aileye karşı bir sevgisizlik, muhabbetsizlik olsun diye yapılan bir büyü zaten.”, “Bilgi İçin (Ücretsiz Hat): 0212 975 23 …", "Üzerimde Büyü Var Mı? Nasıl Anlarım? Ekran Başına!", "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "Ailenizde Geçimsizlik Mi Var? Ekran Başına!" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


