İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.01.2020 tarih ve 142 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 21.01.2020 tarihinde saat 14:11’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 21.01.2020 tarihinde saat 14:11’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “Efendim biliyorsunuz programımızda neden konuşuyoruz, büyüden, musallattan, nazardan bahsediyoruz. Üzerimizde bu tarz problemler varsa bu problemleri nasıl defederiz, nasıl izale ederiz, bu problemlerden nasıl kurtuluruz, bunlar hususunda ne yapıyoruz fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bir kimse efendim dünyevi olarak sebebini tespit edemediği bir problemin içerisinde kalmış ise mesela çok hasta yataklara düşmüş, vücudunda ağrılar, sızılar ateşlenmeler var. Doktor doktor geziyor dünyevi hiçbir sebep tespit edilemiyor. Tahliler, emarlar, check-uplar her şey tertemiz. Acaba bu kimsenin bu aşırı hastalığı hissetmesinin sebebi nazar olabilir mi? Sabun büyüsü, mum büyüsü yapılmış olabilir mi? Vesnan cinleri musallat olmuş hasta olduğuna dair zan veriyor olabilir mi? Bunları konuşuyoruz. Dünyevi bir sebep edilemediyse acaba görünenin ötesinde görünmeyen bir sebep olabilir mi? Diğer alemden gelen bir efendim sebep bize bu sıkıntıları yaşatıyor olabilir mi? Bunu konuşuyoruz. Bir kimse ne kadar da çalışsa muvaffak olamıyorsa, emeğini fazlasıyla verdiği halde işi çok doğru düzgün yaptığı halde bir türlü hayatta efendim güzel bir kazanç elde edemiyorsa, kendisinden daha az kapasitede insanlar daha az gayretle daha iyi yerlere gelirken bu kişi ne kadar mücadele ederse etsin ilerleyemiyorsa, hayatta hiçbir sebep de yok yani. Bir bakıyor her şeyi dört dörtlük yapıyor. Acaba efendim nasibinde bir bağlılık mı var? Düğüm büyüsü mü var? Rızkında bir bağlılık mı var? Efendim bunları inşallah konuşuyoruz. Kırkına gelmiş hanımefendi, belki yirmi tane talip geldi sebepsiz yere evlenemedi, talip olan vazgeçti falan. Acaba kısmetinde bir bağlılık mı var, düğüm büyüsü mü yaptılar? Bunları konuşuyoruz.”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Çünkü yirmi iki senedir öyle bir kadın var aman yarabbi. Yani şeytan yanında masum kalır ya. Şeytan yanında masum kalır. İnsan böyle bir varlık yani şeytandan da melun olabiliyor. Yirmi iki senedir öyle büyü yollarına müracaat etmiş öyle habis yollara müracaat etmiş ki bu ailenin tuzla buz olmasını çatlamasını niyet etmiş. Hiçbir yerden hayır görmemesini niyet etmiş. İsminde hem "K" harfi var hem "Z" harfi var aynı kadın.”, “Şimdi Sultan kardeşimizin üzerinde devam eden enerjisini hala üzerinde bulunduran bir büyü tesiri var denilemez ama musallat tesiri var. Evvelden büyü yapılmış olabilir büyü ile gelen cinler büyünün bozulmasından daha sonra bedene musallat olabiliyor…Şu anda Sultan kardeşimizin üzerindeki cinni bir tesirdir, musallattır. Yine söylüyoruz ne yapılması lazım, rukye yapılması lazım başka türlü olmaz ki. Musallat rukye ile noktalanır.”, “Üzerimde musallat var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "İşlerim rast gitmiyor, geçimsizlik sıkıntısı yaşayanlar ekran başına!", "Üzerimde nazar var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "Canlı bağlantı (Ücretsiz hat): 0212 975 0 …", "Bilgi için (Ücretsiz Hat): 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


