İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 03.02.2020 tarih ve 168 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 28.01.2020 tarihinde saat 15:08’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 28.01.2020 tarihinde saat 15:08’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “Biliyorsunuz yani, bizim yaşadığımız olumsuzluklar efendim dünyevi değil de biz daha çok metafiziksel sıkıntılarla alakalı olarak istişare ediyoruz... Büyü gibi, musallat gibi, nazar gibi tesirler üzerimizde var olabilir mi, bizim asıl istişare konumuz bu... Şu büyünün tesiriyle neler neler yaşayanlar, ne sıkıntılar yaşayanlar, hayatları zindan olanlar var... Efendim, yani bak İzmir'den bir ablamız geldi, nereye geldi ablamız Eyüp Sultan, ofisimize geldi. Daha cumartesi işte ya iki gün evvel yani... Kızcağızda musallat var, bir rukye yaptık o zaman aman yarabbi. Göndermişler cini, göndermişler mahvetmişler kızın hayatını. İman var ama şu tasallut yüzünden mahvolmuş, ne sıkıntılar yaşıyor... Bu büyünün tesiriyle işte neler; kadın evden gitmiş bir senedir gelmiyor, kocası karısını görmek duymak bile istemiyor, ... hanede huzur saadet kalmamış... Kimi para sıkıntısı yaşar, kimi efendim huzurda problem yaşar, kimi efendim evlenemez... Yapmışlar büyüler, domuz yağları sürmüşler, mezar büyüleri yapmışlar, kiliselere gitmişler papaz büyüleri yapmışlar, ... kiriş büyüleri yapmışlar, kaşık büyüleri yapmışlar... Neticede insanları hayatlarından nefret eder hale getirmişler... Eridim bittim, hastayım, yanıyorum, şu vücudumda ateşlenmeler, ağrılar, sızılar. Doktor doktor geziyorum, hiçbir şey tespit edemiyorlar, hiçbir şey. on sekiz tane tahlil çektirdim, on sekizi de tertemiz. Böyle yaşamaktansa ölsem daha iyi diyor... Çünkü bir bakmışsın sabun büyüleriyle, mum büyüleriyle eritiyorlar insanları ya. ...” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “…yapılmış bir büyü yok; ama hanede cinlerin tesiri var…Bazen cinler evet, bazen şahıs olarak insana musallat olabildikleri gibi bazen hanelere de musallat olabiliyorlar... Peki ne yapacağız, bu mahlukatı hanemizden kovmak için tabi dualara sarılacağız.”, “Evet yedi sene evveline giden bir problem var. Yedi sene evvel İkbal Ablamıza yapılan bir büyü tesiri var. Bu ne büyüsü, kuyuya atılan bir sabun büyüsü…Bunlardan en şiddetlisi ... ya mezara gömülen ya kuyuya atılandır. Kişiyi hastalıktan eritir bitirir, yataklara düşürür, Allah'ım muhafaza eylesin, ölümün eşiğine getirir ama hiçbir hastalık tespit edilemez. Elli tane tahlil hepsi tertemiz çıkar yani. Filmi, check-upı, emarı bilmem nesi girmediği yer kalmaz, hiçbir şey bulamazlar, gel gelelim mezara kadar girecek hale gelir... İsminde "H" olan bir kadın... İkbal Abla'nın kendi akrabalarından bir kadın ya, kendi tarafından bir kadın yedi sene evvel bu büyüye müracaat etmiş.”, "Üzerimde büyü var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "İşlerim rast gitmiyor, geçimsizlik sıkıntısı yaşayanlar ekran başına!", "Üzerimde musallat var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "Ücretsiz Danışma Hattı: 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


