İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 07.02.2020 tarih ve 199 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 02.02.2020 tarihinde saat 09:43’te yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 02.02.2020 tarihinde saat 09:43’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "(...) bizi arayan kardeşlerimizin metafiziksel sıkıntılarıyla alakalı olarak bize sorunlarını yöneltmesini rica ediyoruz. Yani efendim herhangi bir fıkhi soru veya efendim dünyevi sebebi belli olmuş suallerle alakadar olmuyoruz. Dünyevi olarak sebebini tespit edemediğimiz ve dolayısıyla artık büyü, musallat, nazardan şüphelendiğimiz, üzerimizde büyü mü var, musallat mı var, nazar mı var veya efendim bedduanın enerjisi mi var, ahın negatif enerjisi mi var bunlardan şüphelendiğimiz durumlarda evet o zaman sorularınızı bize iletebilirsiniz.", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; "Tabi Melike kardeşimizin üzerinde on iki senedir devam eden bir musallat tesiri var.... Evet on iki senedir devam eden bir musallat tesiri var üzerinde. Cinlerin tesiri var.... Zihinlere kadar sirayet edebilir bu cinler. …. Çok uzun bir sene, bir an evvel rukye yapılması lazım. En kısa zamanda rukye yoluna müracaat edilmesi lazım." , “Sizin anne babanızın gençlik dönemine giden yirmi sekiz sene evveline giden bir sıkıntı hali o zaman annenizin tarafından isminde "K" harfi olan bir kadın büyü yoluna müracaat ediyor. ...", "Sürekli başımda bir ağrı var. Bir uykusuzluk halim var. Böyle endişe, korku, kaygı geceleri uyuyamıyorum. Sizden bir dua getirttim bir programda, birini üzerimde taşıyorum şu anda birini yastığımın altına koydum... Sadi Abi sende devam eden bir büyü tesiri yok ama bir musallat tesiri var devam eden. Bazen büyünün sorumlusu olarak gelen cinlerin insana musallat olabildiğine de şahit oluyoruz. Büyü bozulduğu halde cin bedende tasallut haliyle kalabiliyor. .. Peki ne yapılacak bu musallat bedenden nasıl defü ref edilecek? Sünneti seniyyedeki en kıymetli metot olan rukye ile.", “Büyüyü bozan, musallatı iptal eden, nazarın tesirini ortadan kaldıran dualar var. O yüzden diyoruz ki, bu yeşil kutumuzun içerisindeki dualar bu manada sizin istifade edebileceğiniz dualardır.”, “Bu dualardan aldığımız zaman içerisinde altı yedi farklı tertip var. İsminize özel hazırlanan havas tertipleri bunlar. Bu dualardan aldığınız zaman efendim inşallah üzerinde yazdığı gibi doğru bir şekilde uyguladığınız zaman bu düğümleri çözecek kuvvettedir.”, “Kişiye özel dualar", "1 Kuran-ı Kerim 1 Özel Dua! 129 Kargo Bedava", "Sorularınız için arayın: 0212 975 07 ..", "Üzerinde büyü, musallat olanlar!", "Evlenemeyen kardeşlerimize özel dua", "Üzerimde nazar var diyenler!", "Büyüye, nazara ve musallata özel dualar!", "Geceleri sürekli kabus görüyorum diyenler!", "Cinlerden nasıl korunurum? Ekran başına!", "Üzerimde büyü var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "İşlerim rast gitmiyor, geçimsizlik sıkıntısı yaşayanlar ekran başına!", "Kısmetiniz mi kapalı? Kısmet bağlılığı nasıl anlaşılır? Ekran başına!" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.084,75 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


