İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.02.2020 tarih ve 280 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 13,15.01.2020 tarihinde saat 07:03’te yayınlanan "Gün Başlıyor" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 13,15.01.2020 tarihlerinde saat 07:03’te yayınlanan sunuculuğunu Can Ataklı’nın yaptığı, güncel haberlerin yanı sıra gazete içeriklerinin de yorumlandığı "Gün Başlıyor" adlı programda; sunucu tarafından; "...Hayat dolu Gülsüm diyor. Bir hastalık nedeniyle 4 yaşından beri konuşamayan Ümmügülsüm Genç 27 yaşında, Kim Milyoner Olmak İster? Türkiye'nin kalbini kazandı diyor. Çünkü yanılmıyorsam, evet 125 bin lirayı aldıktan sonra son soruya geçmeden yani sorunun cevabını bilemediğini anlayınca 125 bin lirayı alıp yarışmadan çekildi ama bir konuşamaması ve tabi oraya kadar nadir çıkan yarışmacılardan biri olması nedeniyle de hayli ilgi gördü. Sonuçta da zannediyorum Tayyip Erdoğan'da türbanlı olması gerekçesiyle olduğunu düşünüyorum arayıp onu kutluyor. Yani bir yarışma programında 125 bin lira kazanan bir insanı yani bunun kim olduğunun çok önemi yok tabi. Niçin Cumhurbaşkanı kutlar? Tek şeyi var türbanlı olması herhalde. Bak işte görüyorsunuz türbanlı ama yarışmada nereye kadar çıktı diye herhalde düşündü.. Öbür tarafta da TRT voleybol maçlarını biliyorsunuz, kızların bacakları görülüyor diye efendim ailelerin mutaassıf denilen ailelerin efendim ahlakımız bozuluyor bizim gerekçesiyle yayınlamıyor biliyorsunuz bu tür şeyleri. Acaba haberini yapıyor mu onu da bilmiyorum. Yani belki haberini bile yapmıyordur böyle şey..", " Efendim Sabah gazetesi de aynı şekilde, orada da yine bu kızımız böyle gayette şey. "Hiç bir engel bu yürüyüşle baş edemez." Yani yarışma kazanmış itirazım yok ama çıkarılmasının tek sebebi var. Türbanlı olması. İnanın bakın başka hiç bir şeyi yok bunun. Çünkü başka konularda yapmıyorlar. Hayır efendim yani böyle olmasına rahatsız, hiç bir rahatsızlığım yok benim. Ama siz bunun için çıkarıyorsunuz. Son derece de önemli bir başarı ama sonuçta da bir televizyon kanalının bir yarışma programı. Yani Cumhurbaşkanının kutlamasına kadar olacak bir şey değil. Ama kutlamış, peki.."," O görüntüleri bir izleyin yalnız tam ekran vermeyin de yanlışlıkla bugün zannetmeyin. Yan taraftan veriyorsunuz ya. Bakın bir ona bakın diyorum ki önce ... önce bir şeyi verelim şu Hürriyet gazetesinden girişi, sonra Sabah gazetesinden girişi. İki ayrı sefer söyledim çünkü.”,“Evet bu bir eşi, sonra tekrar konuya geliyorum. Sabah gazetesi'nde de var tabi zaten, zaten ATV'nin şeyi olduğu için Sabah gazetesinde de var. Ben önce Hürriyet'i okuduğum için. Orada da bir yorumum var. Bir de onu arkadaşlar verirlerse.”, “Şimdi şimdi izlediniz. ... Çünkü söylüyorum orada da son derece önemli bir başarı. Hiç itiraz yok ayrıca diyorum beni de rahatsız etmiyor. Fakat şöyle bir aşağılık duygusuyla saldıranlar var bir kere. Tabi bunu kampanya açanlar. Biri efendim türbana tahammül edemiyor. Allah Allah.. Ya ne alakası var? Niye türbana tahammül edemiyor.. Ya da gördün mü işte onlar başarıyor. Şimdi esas sıkıntı anladığım orada. Yani sanki, türbanlı kazanamaz ama bunu kazandırdılar dedik! Öyle demiş olsam var ya demek ki, kıyamet kopacak ama demem ki. Demem ki, görüyorum seyrettim sonra bölümleri. nasıl olduğunu hiç itirazım yok. Gayet de güzel. Tek takıldığım şu; Tayyip Erdoğan arıyor. kardeşim şimdi var mı o şeyin görüntüsü? Bir milyon lira kazanan var bu yarışmada. Hem de bir soruyu görmeniz lazım. Son soruyu. Yani akla ziyan bir soruyu bilerek, onun görüntüsü var mı çocuğun? Neydi ismi bilmiyorum şimdi.. Hazır mı ha tamam. Arkaya verin onu.”, “Bakın bu çocuk. İsmi neydi? Bakın soruyu görüyor musunuz? On kıtadan oluşan İstiklal Marşı'nın tamamında bu kelimelerden hangisi diğerlerinden daha az geçer? Ve bir milyon lira kazandı. Şimdi kastım buydu o an aklıma beş yüz müydü bir miydi? Şimdi bunu kazananı arayıp kutluyor musunuz? Hayır. Onun için söyledim. Yani Tayyip Erdoğan burada seçicilik yapıyor. Şimdi bana geliyor mesajlar. Efendim kendine hakaret eden o Ankaralı gençleri kabul etti yok işte falanca yerde başı açık kızı.. ya bunları yapmadı diyen yok ki. Bu olay da çok güzel büyük bir başarı böyle yapması zaten, konuşamıyor olması nedeniyle ekranda haber olması, gayette güzel başarı ama hani bugüne kadar görmedik ki böyle bir şeyi. Yani bir sonuçta öyle ya da böyle bir televizyon kanalının yarışma programı hani efendim uluslararası bir yarışmada madalya kazandı tabi ki, kutlarsın. Büyük bir maç kazandı işte ya da uluslararası bir başarı kazandı. Sonuçta bir televizyonun eğlence amaçlı yaptığı bir yarışma programı. O zaman ne bileyim o zaman Acun'un Survivor kazananı da arayıp kutluyor musunuz? Ne bileyim! Kelime yarışmasında büyük ikramiyeyi alana ya da işte bir yere kadar gelip te orda takılanı arıyor mu? Kastım buydu. Şimdi bunun buradaki dediği gibi utanç verici yorum. Yahu yapmayın Allah aşkına ya. ...”, “Ama bir kişi bana desin ki, o kız ... bu kızımız türbanlı bir kız olmasaydı Cumhurbaşkanı arayacak mıydı? diye de sordum. Bu kadar basit aramayacaktı. …." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Her ne kadar Dairesince mezkûr yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği kanaati belirtilmiş ise de, söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkikinde; söz konusu programda sunucu tarafından yapılan yorumlarda, konuyla ilgili tüm değerlendirmelerini ayrıştırıcı bir dille ve toplumu sınıflandırarak muhafazakar-muhafazakar olmayan şeklinde yapıldığı, dolayısıyla bireylerin farklı yaşam tarzları konu edilirken toplumdaki hassasiyetlerin göz önünde bulundurulmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Aralık 2019 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 192.333,31 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


