İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 10.03.2020 tarih ve 339 sayılı yazısına konu HALK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 24.02.2020 tarihinde saat 21:00’da yayınladığı "Gündem Ankara" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, HALK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 24.02.2020 tarihinde saat 21:00’da yayınlanan "Gündem Ankara" adlı programda sunucu tarafından; “(…) Sayın Cumhurbaşkanı bir konuşma yaptı ve o konuşmadan itibaren gerçekten toplum dalgalandı… söz İdlip'e söz Libya'ya geldiğinde Sayın Cumhurbaşkanı ağzından bir laf kaçırdı. Ağzından kaçırdı diyorum. Çünkü eğer öyle olmasaydı acaba Türkiye bunu öğrenebilir miydi? Libya'da askerlerimizin şehit olduğunu şimdi bugüne kadar da gizlediler bunu…Ağzından kaçırdı diyorum. Libya'da bakın lafa bakın lafa bakın Libya'da birkaç tane şehidimiz var. Birkaç tane ne demek ya?...Birkaç tane şehidimiz var diyor. Tane ne ya fasülye tanesi mi bu be? Allah'tan kork be. Ağzından kaçırdı diyorum çünkü ağzından kaçırmasa Libya'da orada üç tane biri Albay olan iki MİT görevlisi olan üç kardeşimizin, askerimizin, MİT görevlisinin şehit edildiğini biz bilmiyoruz…O üç beş tane dediğin şehidin anası, karısı, kızı, babası, çoluğu çocuğu hangi duydular içinde be. Bunu demeye hakkın yok senin. Ve ondan sonra öğrendik ki bu şehitler gizlice kamuoyundan gizlice Türkiye'ye getirilmiş ve gizlice bunlar hiçbir tören yapılmadan mesela bu Albay Albayımız Allah rahmet eylesin akşam üstü alel acele Aydın'da toprağa verilmiş. Bunu nereden öğreniyoruz bu Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı oradaki konuşmasından sonra bu Albayımızın devre arkadaşlarının mesajlarından öğreniyoruz. Bir çelenk koymuşlar 93'lü devre diye o çelengi de bana gelen bilgiyi söylüyorum çiçekçide çekmişler onu. Cenazesi bunun ve iki MİT mensubunun onlar da bu işte buyurun, bunlar da öbür şehitlerimiz. Bunların cenazeleri gizlice Türkiye'ye getiriliyor, Türk kamuoyundan saklanıyor ve gizlilik içinde kendi memleketlerinde Albayım Aydın'da diğerleri memleketleri de kendi yörelerinde ve cemaat resim çekmek yasak bana gelen bilgiyi söylüyorum doğru mu yanlış mı bilmiyorum. Devre arkadaşı bu Albayımızın devre arkadaşları cenazeye gitmişler bir kısmı İzmir'den giden var, Aydın'dan giden var, Ankara'dan gelen var, duyup da gelen onları bile cenazede enterne etmişler. Cenazelere ait bir resim yok. Şimdi bu bir defa olacak iş değil. Neden gizliyorsunuz kamuoyundan? Hangi hakla gizliyorsunuz.?...bunlar şehitlerimiz mi? Sizin orada bahsettiğiniz İzmir'de Kınık'ta bahsettiğiniz üç beş tane dediğiniz şehitler bunlar mı? Bunları bir açıklayın bakalım ya bunlar sosyal medyada geziyor, televizyonlarda konuşuluyor. Bunlar şu anda şehit mi? Ve bunları niye gizlediniz? Niye tören yapmadan koskoca Albayımız şehit olmuş orada, tören yapmadan gizlilik içerisinde, kendi devre arkadaşlarının bile cenazeden fotoğraf çekmesine mani olarak niye böyle bir yola tevessül ettiniz?...Siz olanı açıklamazsanız bunları da insanların kafasında soru işareti gelmesine sebep olursunuz. Böyle bir şey var mı mesela bir başka paşamız var bu defalarca sosyal medyada yazıldı çizildi. Acaba bu Halil Paşa bakın mesela şimdi bu doğru mu değil mi? Sosyal medyada 15 gündür dolaşıyor. Bunla ilgili bir açıklama yok. Ne diyorlar öldürüldü, şehit oldu evet şehit oldu, Libya'da şehit olduğunu söylüyorlar bunun. Ve oradaki birliklerin komutanı. Şimdi mesela bu sorunun doğru cevabını AKP iktidarının yetkilileri, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı kimse kim açıklasın kamuoyunu. Şimdi bu kulaktan kulağa kulaktan kulağa gidiyor ve bizzat şimdi kara propagandanın zeminini oluşturuyor. Bu Paşa şehit düştü mü? Kardeşim açıklayın ya. İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı bu Paşa sağ mı değil mi, şehit mi? Şehit ise nerede? Niye gizlediniz, bu Albayım şehit mi değil mi? Neden gizliyorsunuz? Bunlar şehit mi bu MİT mensupları sivil şeyler, ne zaman şehit edildi, nasıl odu? Bunları açıklayın kardeşim…” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nun 12. maddesinde "MİT personelinin kimliğinin gizlenmesi esastır..." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunu’nun “Cezai hükümler” başlıklı 27’nci maddesinde ise MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerini, makam, görev ve faaliyetlerini herhangi bir yolla ifşa edenler hakkında adli ceza öngörülmüştür.
İhlale konu yayında, Libya'da şehit olan iki MİT personelinin fotoğrafları ve isimlerinin yer aldığı çıktının sıklıkla ekrana yansıtıldığı, görevleri nedeniyle kimlik bilgileri kanunen gizli tutulması gereken şehit MİT mensuplarının görüntüleri ve isimlerinin program sunucusu tarafından izleyicilere aktarıldığı ve bu yolla şehit olan iki MİT mensubunun kimliklerinin açıkça deşifre edildiği, dolayısıyla yayıncı kuruluşun kamusal sorumluluk anlayışından uzak bir yayıncılık gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle ihlale konu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. …” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 433.747,25 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi İlhan TAŞCI’nın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 11.03.2020 tarih ve 2020/11 sayılı toplantısında alınan 10 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


