İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 06.03.2020 tarih ve 323 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 27.02.2020 tarihinde saat 12:02’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 27.02.2020 tarihinde saat 12:02’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "Programımızın konusu metafiziksel sıkıntılarımız. Dolayısıyla bizi arayan kardeşlerimizin metafiziksel sıkıntılarıyla alakalı olarak bize sorunlarını yöneltmesini rica ediyoruz. Yani efendim herhangi bir fıkhi soru veya efendim dünyevi sebebi belli olmuş suallerle alakadar olmuyoruz. Dünyevi olarak sebebini tespit edemediğimiz ve dolayısıyla artık büyü, musallat, nazardan şüphelendiğimiz, üzerimizde büyü mü var, musallat mı var, nazar mı var veya efendim bedduanın enerjisi mi var, ahın negatif enerjisi mi var bunlardan şüphelendiğimiz durumlarda evet o zaman sorularınızı bize iletebilirsiniz." program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Tabi Melike kardeşimizin üzerinde on iki senedir devam eden bir musallat tesiri var. Ama hani sen ailedeki bazı problemlerden bahsediyorsun ailede bir büyü var mı yok mu şimdi bir şey diyemem, en azından Melike'nin üzerinde bir büyü tesiri yok yani... Evet on iki senedir devam eden bir musallat tesiri var üzerinde. Cinlerin tesiri var. Keza biz musallatın zaten nasıl bir şey olduğunu anlatırken bakın bu belirtilerden hep bahsetmiyor muyuz?... Zihinlere kadar sirayet edebilir bu cinler. Çok sevdiği birine sebepsiz yere sevgisiz olabilir. Nefret edebilir o kimseden birdenbire. Bu tarz problemler musallat belirtisidir. Melike kardeşimiz yavrumuz musallat tesiri altında on iki senedir. Çok uzun bir sene, bir an evvel rukye yapılması lazım. En kısa zamanda rukye yoluna müracaat edilmesi lazım.”, “Sizin anne babanızın gençlik dönemine giden yirmi sekiz sene evveline giden bir sıkıntı hali o zaman annenizin tarafından isminde "K" harfi olan bir kadın büyü yoluna müracaat ediyor. Yirmi sekiz sene evvel anne tarafından yani annenizin akrabalarından efendim isminde "K" harfi olan bir kadın bütün nesli niyet ederek bir büyü yoluna müracaat ediyor. Bakın burada bizim programımızda söylediğimiz büyünün nesilden nesile devam edebildiği iki yüz yıl üç yüz yıl devam edebildiği gerçeğini bu yaşayan ablamızla aslında biz burda haykırmış oluyoruz.”, “Şimdi şöyle söyleyelim, devam eden bir büyü tesirinin var olduğunu söyleyemeyiz. Evvelden yapılan bir habis müdahalenin bir büyünün bozulduğunu dile getirebiliriz... Sadi Abi sende devam eden bir büyü tesiri yok ama bir musallat tesiri var devam eden. Bazen büyünün sorumlusu olarak gelen cinlerin insana musallat olabildiğine de şahit oluyoruz. Büyü bozulduğu halde cin bedende tasallut haliyle kalabiliyor. Bu kadar ileri seviye ne yapılırsa yapılsın geçmeyen bir baş ağrısı hangi yola müracaat edilirse edilsin muvaffak olunamayan bir sağlık problemi, artık iliklere kadar sirayet etmiş Peygamber Efendimizin deyimiyle damarlarda gezebilecek kadar bedene yerleşmiş bir evet cin musallatıdır. Yani bunun başka bir izahatı kalmamıştır artık. Peki ne yapılacak bu musallat bedenden nasıl defü ref edilecek? Sünneti seniyyedeki en kıymetli metot olan rukye ile.”, “Bak bunun için, sizler için hazırladık bu yeşil kutumuzu…dualarımızı bir araya getirdik, hazırladık dualarımızı ve inşallah muhterem kardeşlerim sizlere sunuyoruz inşallah.”, "Üzerimde büyü var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "İşlerim rast gitmiyor, geçimsizlik sıkıntısı yaşayanlar ekran başına!", "Üzerimde musallat var mı? Nasıl anlarım? Ekran başına!", "Ücretsiz danışma hattı: 0212 975 07 …", "Evinde huzuru olmayanlara özel dua!, Üzerinde büyü, musallat olanlar!, Evlenemeyen kardeşlerimize özel dua, Üzerimde nazar var diyenler!, İşim gücüm rast gitmiyor diyenler!, Büyüye, nazara ve musallata özel dualar!", "İsme özel mucize dualar için arayın" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ocak 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.084,75 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


