İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 16.03.2020 tarih ve 369 sayılı yazısına konu ÜLKE TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 07.11.2019 tarihinde saat 22:00’da yayınladığı "En Sıra Dışı" isimli haber bülteni yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, kuruluşun 07.11.2019 tarihinde saat 22:00’da yayınladığı “En Sıra Dışı” adlı programda, program sunucusu ile konukları arasında geçen diyaloglarda; "... Ama maalesef, 40 yıllık bir mesele bu ve 40 yıldır CHP'nin içinde bu terörü destekleyen bir damar var. Size yüzlerce örnek çıkarabilirim arşivlerin içine girersem. Şu anda sadece bir kaç tane örneği ortaya koyabildim ama bizim öğrencilik dönemimiz, hep bunlarla mücadeleyle geçti. Öğrencilik dönemimizde, sürekli bu terörü destekleyen Cumhuriyet Halk Partililer, bazı vekiller, bize saldıran o teröristleri, o silahlı eylemcileri, o silahlı katilleri, sürekli olarak karakollarda desteklediler. ...", "Peki mesela, G. İ.'nin terörist cenazesine katılıp ağlaması ve saire, bunların hepsi, hepimizin ...", "Ya küçük bir ek yapacağım, E. P.'ya. Şimdi, söylediği cümle çok manidar bir cümle. CHP'de terörü destekleyen bir damar var diyor. CHP'de terörü destekleyen bir damar. N. Ü.'dan örnek verdi. N.Ü. yetmişli yılların namlı senatörlerinden biriydi. CHP'liydi. Terör destekçisiydi. N. Ü., K. K., V. A., bir de teröristler tarafından kaçırılan H. A. vardı, dönemin CHP milletvekiliydi. Şimdi bu arkadaşlara baktığımızda ve terörü destekleyen diğer milletvekillerine baktığımızda, bunların farklı bir mezhepçi şeyden geldiğini görüyoruz, hassasiyetten geldiğini görüyoruz. Yani işin bu tarafını da gözetmek lazım diye düşünüyorum. Yani topyekun bütün CHP'yi suçlamak ve ilzam etmek yerine, CHP'de terörü destekleyen damar, nasıl bir damarmış? Bu damar nereye dayanıyormuş, kaynağını nereden alıyormuş? Buna da dikkat etmemiz gerekir diye düşünüyorum." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu yayında, "...Bunların farklı bir mezhepçi şeyden geldiğini görüyoruz, hassasiyetten geldiğini görüyoruz. Yani işin bu tarafını da gözetmek lazım diye düşünüyorum. Yani topyekun bütün CHP'yi suçlamak ve ilzam etmek yerine, CHP'de terörü destekleyen damar, nasıl bir damarmış? Bu damar nereye dayanıyormuş, kaynağını nereden alıyormuş? Buna da dikkat etmemiz gerekir diye düşünüyorum." şeklinde ifadelere yer verilmek suretiyle, söz konusu yayında, mezhep farklılıkları nedeniyle ayrımcılık yapan bir tutum sergilendiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan; "... mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez." hükmünün ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “... Üst Kurul; ihlalin ağırlığı, haksız ekonomik kazancın ve tekrarın varlığı ile son beş yılda uygulanan idarî yaptırımlar gözetilmek suretiyle ikinci fıkrada belirtilen her bir ihlal için bir defaya mahsus olmak üzere, idarî para cezası uygulamak yerine medya hizmet sağlayıcı kuruluşu uyarabilir” hükmü uyarınca, bir defaya mahsus olmak üzere UYARILMASINA,
Tekrarı halinde, 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükümleri uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


