İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.03.2020 tarih ve 376 sayılı yazısına konu BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.03.2020 tarihinde saat 23:43’de yayınlanan "Derin Futbol" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, BEYAZ TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 16.03.2020 tarihinde saat 23:43’de yayınlanan "Derin Futbol" adlı programda, program sunucusu ile program konukları arasında geçen diyaloglarda; “Ertem'cim, Ertem'cim. Yemişim ben Ronaldo'yu şusunu busunu malesef ülke olarak iki tane vefatımız var. - "Ne!?" "Koronadan mı?"-Koronadan. Sayın bakan sanıyorum birazdan açıklayacak. Benim devlet içindeki bağlantılarım ve doktor olmam nedeniyle bunu üzülerek söylüyorum. Bunu niye söylüyorum? Felaket haberciliği yapmak istemiyorum.- Hocam özür dilerim. Araya girmek zorundayım kusura bakmayın. Tabi ki ben sözünüze yüzde yüz itimat ediyorum. - : İnşallah yanılayım.- İnşallah yanılırsınız ama, sorumluluk gereği söylüyorum. İki kişinin vefat ettiğini söylüyor Ahmet hoca. - Evlat, evlat. İnşallah yanılırım. Bu muhtemelen, iki yaşlı insan birilerinin annesi babası, birilerinin eşi, teyzesi, halası, amcası bunu niye söylüyorum yine bugün sokaktaydım. Maşallah herkes alt alta üst üste kafeteryalarda. Birbirini sarılıp öpüyor, yapmayın. Bak o kişiler vefat eden kişiler birimizin annesi, babası, teyzesi, dayısı, teyzesi olabilir. Muhtemelen yaşlı insanlar zaten, bu biliyorsunuz bu umumiyetle de yaşlıları, sigara içenleri, kanser, şeker hastası olanları daha çok etkiliyor. Bi de şöyle bir şey var her korona hastası olan da ölecek diye bir şey yok. Yüzde seksen beş oranında da tam iyileşme oluyor. Sanıyorum birazdan sayın bakan açıklayacak. İnşallah yanılırım aldığım istihbarat da yanlıştır. Kimseyi üzmemiş olurum ama olsun yanlış bile olsa size söylemiş olduğum istihbarat, önlemleri arttırın ihmal etmeyin. İtalya'yı gördünüz. Başka ülkeleri gördünüz...- Ahmet Çakar. Ahmet hocam diyor ki malesef üzücü Türkiye Cumhuriyeti'nde ülkemizde iki vatandaşımızı kaybettiğimizi söylüyor böyle bir iddia var. Birazdan bakalım sayın bakanımız neler söyleyecek.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, İnsan hayatının doğrudan tehdit altında olduğu salgın hastalık anı ve kriz zamanlarında ilk tepkileri endişe ve güvensizlik olan bireyler, gerçekte ne olduğunu anlayabilmek ve içinde bulunduğu belirsizliği giderebilmek için enformasyona ihtiyaç duymaktadır. Bu şaşkınlık ve karmaşa içerisinde izleyiciler, ne yapılması gerektiğine dair yol haritası belirlemek için yetkili merciler ile devlet otoritelerinin açıklamalarına ve bu kriz durumuyla ilgili uzmanların yorum ve görüş paylaşımına ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla, devlet yetkililerinin ve konunun uzmanlarının kriz dönemine dair açıklamaları izleyicinin temel beklentilerini oluşturmakta; uzmanların sansasyonel olmayan, panik ortamı yaratmayacak, yakınlarında salgın hastalık riski bulunan mağdur ailelerini ve her türden izleyiciyi endişe ve telaşa sebep olmayacak türden açıklamaları hayati önem taşımaktadır.
Yayıncının haberlerle kamuoyunu bilgilendirmek görevini icra ederken, kriz haberciliğinin hassas dengelerini akılda tutması beklenmektedir. 2014 yılında hazırlanan Yayın İlkeleri Rehberi'nde "Yayıncı kuruluşlar, olayları abartarak, bazı bilgileri ekleyerek ya da çıkartarak, haberi manipülatif hale getirmemelidirler." ve "Haberler mutlaka bir kaynağa dayanmalıdır." ifadeleri yer almakta, yayıncı kuruluşların, salgın hastalık gibi kriz anlarında yaşananlara ilişkin haberlerin veriliş tarzı ve dilinde otokontrol yapmaları , resmi kaynaklardan alınmamış bilgileri toplumu infiale sevk edecek şekilde kullanmamaları gerekliliği vurgulanmaktadır.
Yukarıda yer verilen tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda, koronavirüs COVİD-19 hastalığı ile ilgili Sağlık Bakanlığı tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmamışken, kamuoyunun böylesi durumlarda her türlü malumatı doğru kabul edebileceği düşünülmeden, araştırılmadan, doğruluğu ispatlanmadan izleyicilere sunulmuştur. Dolayısıyla olağanüstü hallerde uyulması gereken habercilik etiğinden uzak, devletin resmi kaynakları hakkında yanılgıya sebebiyet verecek, olağanüstü hallerde haber alma hakkını kullanmak isteyen izleyicide panik ve korku yaratacak, sağduyu ortamını yaralayacak şekilde yayın yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 3.239.332,48 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde bir oranı (%1) 32.393,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


