İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.03.2020 tarih ve 379 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 16.03.2020 tarihinde saat 11:04’te yayınladığı "Kulis" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 16.03.2020 tarihinde saat 11:04’te yayınlanan "Kulis" adlı programda, program sunucusu ile konuğu arasında geçen diyaloglarda; "Yani şimdi eğer yetersizse kit sayısı. Yani biz bunu bakana sorduk bunun cevabını alamadık ama yeterli dedi. Yani yeterli dedi ama.","Ekipman eksikliği var bunu bakana söyledik biz. Ekipman eksikliği var yani. Ekipman eksikliği nedir? Bu salgınlardaki ekipmanlar nedir? Bir cerrahi maske. İki N95 ve bikaç çeşit daha filtreli maske. Gömlek. Siperlik ve eldiven bu kadar. Bu kadar yani ama bana Mardin'den telefon geliyor. Elimizdeki maskeler başhekim tarafından toplandı deniliyor. Başhekim biz gerekirse veririz diyormuş. Bakın şuanda Türkiye'de maske sıkıntısı var. Bakanla görüştük bunu 4 gün önce bir buluşma yaptık kendisiyle. Görüştük ona anlattık evet maske sıkıntısı var...","Bakın Sağlık Bakanlığı bir üreticiyle anlaşır hemen kıyamet gibi ihale yapıyolar. İhale kanununu bilmem kaç kere değiştirdiler. Bunu da çok rahatlıkla yapabilirler. Anlaşır şu kadar ihtiyacım var der 24 saat içinde maske imal edilir heralde.","Edilir. Ediliyo ama ihraç şimdi ihraç ediyorlar. İçeriye vermemeye çalışıyorlar. Neyse şuan Türkiye'de maske sorunu var.","Arkadaşlarımıza meslektaşlarımıza sesleniyorum. Evet farkındayız. Gerekli uyarıları yapıyoruz yapmaya devam edeceğiz.","Peki diğer ekipmanlar siperlik ve kıyafet. Buralarda sıkıntı var mı?","Ya kıyafet dediğim beyaz önlük değil cerrahi önlük vardır. Ama bunlar sosyal medyada şey gördük bi de uzay elbisesi gibi. Ya bunlara gerek yok. Bu nedir anlamadım. Şov gibi bi şey. Böyle nerdeyse uzaya çıkacak. Yav böyle bişeye gerek yok... Niye öyle bi görüntü verdiler bilmiyorum.","Şuanda mesajların haddi hesabı yok. Türkiye'nin büyük bir ilinde yerli vaka patlamış durumda. Bakın dışarıdan dolaşım değil. Yerli vaka patlamış durumda. Hekim arkadaşlar bizi arıyor. Bu yönetim hani şeffaflık diyoruz ya. Ben gayet büyük şeffaflık yapıyorum şuan. Şeffaflık budur. Türkiye'nin büyük bir ilinde büyük miktarda hasta olduğu söyleniyor ve testlerin pozitif geldiği. Çünkü herkes bazı hastalar kendi imkanlarıyla yapıyolar bunu çünkü hıfzıssıhhaya yollandığında önce negatif geliyor. Yüksek risk deniyor. Ya yüksek risk ne demek. Ya pozitiftir ya negatiftir. Yani açıklamak zorundayız bunu... Hekim arkadaşlarımızın zaten ekipmanları eksik can siperane çalışıyorlar ve bunu koordine edemediğimiz için açıklayamadığımız için salgın aldı başını gidiyor... Yani bugün birçok ilden çok miktarda hasta olduğu, korona virüs olduğu ama bunun bakanlığın listesinde olmadığı haberi geliyor. Şuanda arada geldi. Keşke olmasa ama varsa da bilinmesi lazım.","Test yapamıyorlar çünkü test yapmaya imkanları yok. İstanbul'da özellikle biran önce test yapan merkez sayısının artması lazım hemen. Çünkü yapılıyor biliyorum, resmi şey dışında yapılıyor biliyoruz. Bunun bir de karaborsası yaratılıyor fahiş fiyatlara yapılıyor.","Nedir kaça yapıyorlar o testleri mesela?","Valla 1600 liraya yapıyor diye duydum bir tanesini. Şimdi şöyle bir durum var siz gidiyorsunuz özel hastaneye bana test yap diyorsunuz yapıyor adam para kazanıyor. Ya bunların bi zapturapt altına alın.","Hekimler arıyorlar bizi benim hastam var korona virüs, tespit ettirdim bunu test de pozitif, yatıyor bende. Yani ciddi miktarda hasta olduğu söyleniyor bazı illerde ama Sağlık Bakanlığının verilerinde yok. Yarın bu veriler verilecek ama bakın artık acil bir plan, çok daha acil bir plana ihtiyaç var. Özellikle İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de gerçekten özellikle İstanbul'da yani çok kalabalık bir ilimiz. Zamanında bir takım uçuşlar durduruldu ama dünyanın dört bir yanından uçuşlar burada sonlanıyor. Gerçekten buraya acil bir müdahale gerekiyor. Bakın tekrar söylüyorum Türk Tabipler Birliği bu kriz merkezini beraber yönetmeye hazır. Bunun için gerekli bilim insanlarımız var, bunun için gerekli olan bütün koordinasyonumuz var.","Sağlık Bakanlığı'nın kurduğu bilim kurulu çok değerli, çok çalışkan bu konuda dünyada sayılı bilim insanlarından kurulu bir bilim kurulu bu. Bilim kuruluna hiçbir itirazımız yok. Gayet iyi fikirler veriyorlar biliyoruz. Ama son zamanlarda onların da bazı konularda haberdar olmadığına dair bir hissimiz var.","Yani bilgi mi saklanıyor?","Bilmiyorum, öyle bir hissimiz var. …" şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Salgın hastalık ihtimali gibi kriz zamanlarında ilk tepkileri endişe ve güvensizlik olan bireyler, gerçekte ne olduğunu anlayabilmek ve içinde bulunduğu belirsizliği giderebilmek için enformasyona ihtiyaç duymaktadır. Bu şaşkınlık ve karmaşa içerisinde izleyiciler, ne yapılması gerektiğine dair yol haritası belirlemek için yetkili merciler ile devlet büyüklerinin açıklamalarına ve bu durumlarla ilgili uzmanların yorum ve görüş paylaşımına ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla, devlet yetkililerinin ve konunun uzmanlarının bu dönemlerdeki açıklamaları izleyicinin temel beklentilerini oluşturmakta, uzmanların sansasyonel olmayan, panik ortamı yaratmayacak, yakınlarının zarar görme ihtimali olan ailelerini ve her türden izleyiciyi incitmeyecek türden açıklamaları hayati önem taşımaktadır.
Kitle iletişim araçlarının günümüzdeki önemi kamusal faaliyetteki etkin gücünden ileri gelmektedir. Yayıncılığın kamusal bir sorumluluk olduğu gerçeğinden yola çıkarak gazetecilik olanakları içerisinde üretilen haberlerin ve bilgilerin tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas alması beklenmektedir.
Yayıncının haber programlarıyla kamuoyunu bilgilendirme görevini icra ederken, kriz haberciliğinin hassas dengelerini akılda tutması beklenmektedir. 2014 yılında hazırlanan Yayın İlkeleri Rehberi'nde "Kriz zamanı yayınlarında izleyicilerde korku, panik, endişe yaratacak ifadeler kullanılmamalı gerilimi artıracak nitelikteki yorumlardan kaçınılmalıdır." ifadesine yer verildiği, yayıncı kuruluşların, salgın hastalık gibi kriz anlarında ülkede yaşananlara ilişkin haberlerin veriliş tarzı ve dilinde otokontrol yapmalarının gerekliliği vurgulanmaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde ihlale konu programda, program konuğu tarafından, yetkili mercilerin açıklamalarına ters düşen, ispatı olmayan; iddia, his ve duyumlarla elde ettiği "Türkiye'nin büyük bir ilinde yerli vaka patlamış durumda, salgın aldı başını gidiyor, Türkiye'de maske sıkıntısı var, üretilen maskeler ihraç ediyorlar. İçeriye vermemeye çalışıyorlar. Neyse şuan Türkiye'de maske sorunu var, Çünkü yapılıyor biliyorum, resmi şey dışında yapılıyor biliyoruz, bunun bir de karaborsası yaratılıyor fahiş fiyatlara yapılıyor, 1600 liraya yapılıyor diye duydum, son zamanlarda bilim kurulunun da bazı konularda haberdar olmadığına dair bir hissimiz var, bilmiyorum, öyle bir hissimiz var." şeklinde ifadelerle, yayıncılığın bilgi verme ve halkı aydınlatma amacından uzaklaşarak kamuoyunda panik ve endişeye sebep olabilecek nitelikte yayın yapıldığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan; "Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır; soruşturulması basın meslek ilkeleri çerçevesinde mümkün olan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz; haberin verilişinde abartılı ses ve görüntüye, doğal sesin dışında efekt ve müziğe yer verilemez; görüntülerin arşiv veya canlandırma niteliği ile ajanslardan veya başka bir medya kaynağından alınan haberlerin kaynağının belirtilmesi zorunludur." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP, İlhan TAŞCI ve Ali ÜRKÜT’ün karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 25.03.2020 tarih ve 2020/13 sayılı toplantısında alınan 12 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


