İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.03.2020 tarih ve 451 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 18.03.2020 tarihinde saat 09:29’da yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 18.03.2020 tarihinde saat 09:29’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "Her programımızda olduğu gibi yine neden bahsediyoruz; metafiziksel sıkıntılarımızdan bahsediyoruz. Üzerimizde bulunan olumsuzlukların Allah'ım muhafaza eylesin, Rabbim hepimizi korusun. Büyü, musallat, nazar gibi bir sebebi olabilir mi? Paranormal bir garabet üzerimizde var olabilir mi? Bunları konuşuyoruz konuşmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla konuşmak isteyen, bu hususta sorularını bize iletmek isteyen kardeşlerimiz ekranda zaten görüyorlar numaralarımızı hemen bizleri arayarak canlı yayına bağlanıp bizlerle inşallah istişare edebilirler diye haber vermiş olalım.” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Şimdi dört senedir hatta dört buçuk senedir ailenizde devam eden bir büyü tesiri var. Ne Mehmet Salih ne Mahmut problem yaşasın diye bir habis müdahale büyü, sihir yapılmış değil. Ama size yapılan yenge hanımla size yapılan, eşinizle size yapılan habis müdahalelerin negatif enerjisi evlatlarınızı etkilemekte ve bu etki bugün bu tarz problemler meydana getirmektedir. Çünkü efendim hane bireylerinden birine büyü yaptığınız zaman o büyünün tesirinin aile bireylerinin diğerlerinin de üzerinde zuhur edebileceğini biliyoruz. Gelinime büyü yaptılar, torunlar berbat halde gelen kaynana da biliyorum yani... Adında Giresun'un "G"si olan bir kadından, evet isminde "G" harfi olan bir kadından gelen bir ne var, büyü tesiri var.”, “Ayşe ablamızın aile tarafından isminde "Ü" harfi olan bir kadın, özellikle bu kadın çok nazar ediyor. İsminde "Ü" harfi olan bir kadından özellikle çok nazar geliyor. Bu kadın nazar etmekle kalmıyor belki Allah-u alem diliyle de yani fesat tohumları, fitne tohumları ekiyor ama biz ne yapacağız? Bizim yapmamız gereken kıymetli kardeşlerim bu hususta Rabbe iltica etmek.”, “Şimdi burada ikinizdeki hal için de tebelleş hali diyebiliriz. Şu anda devam eden hani musallat kadar çok ağır bir problem olmasa da hafife alınamayacak kadar yine sıkıntılar yaşatabilecek bir tebelleş hali var üzerinizde... Tabi inşallah okuma rukye yapılması bu tebelleşin noktalandırır. Üzerinizden izale eder, def'ü ref eder. Biiznillah-i Teala kurtulmuş olursunuz diyelim.”, "Üzerimde nazar var mı? Nasıl kurtulurum? Ekran başına!", "Ailenizde geçimsizlik mi var?", "Negatif enerjiden nasıl korunurum? Ekran başına!", "Cinlerden nasıl korunurum? Ekran başına!", "İşlerim bozuk, iş hayatım nasıl düzelir?", "Geceleri uyuyamıyorum, kabuslar görüyorum diyenler!", "Ücretsiz Danışma Hattı: 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Şubat 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 5.084,75 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


