İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 27.04.2020 tarih ve 93 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "KAFA RADYO" çağrı işaretli medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 19.12.2019 tarihinde saat 07:00’de yayınlanan ve sunuculuğunu Nihat Sırdar’ın yaptığı, "Nihat’la Muhabbet" isimli programda sunucunun, “Vekilime mesajım: "Lütfen ayrıcalıklı plaka da takın, biz sizin vekil olduğunuzu bilelim." diyor bir dinleyicimiz. Ben bunu çok uzun zamandır söylüyorum. Şimdi emniyet şeridinden giden bir aracın geçiş önceliği olduğunu biz anlayamıyoruz. Ne aracı olduğunu bilmiyoruz ki ! Çakarlar var, sivil bir plaka var ne olduğu anlaşılmıyor. O yüzden madem böyle bir yasa da çıkartılıyor, emniyet de onlara özel bir plaka serisi versin, biz anlayalım oradan gidenlerin geçiş öncelikli taşıt olduğunu. 34 ya da 06 mesela 06 Geçiş Öncelikli Taşıt bilmem kaç. Hatta hangi ilin milletvekili ise o ilin plakası olsun. İşte 35 Geçiş Öncelikli Taşıt bilmem kaç mesela. Biz bilelim ki... Tabi böyle uzun uzun yazmak plakaya mümkün olmaz, onu kısaltacağız...” şeklinde ifadeleri nedeniyle, 6112 sayılı Yasanın 8. Maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan; “Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez.” hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle yaptırım uygulanmasına “oy çokluğuyla” karar verildi.
AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. (Handyside/Birleşik Krallık, 5493/72, 07.12.1976).
Bir başka AİHM kararına göre; ifade özgürlüğünün, toplumsal ve bireysel işlevini yerine getirebilmesi için AİHM’nin de ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında sıkça belirttiği gibi yalnızca toplumun ve devletin olumlu, doğru ya da zararsız gördüğü haber ve düşüncelerin değil, devletin veya halkın bir bölümünün olumsuz ya da yanlış bulduğu, onları rahatsız eden haber ve düşüncelerin de serbestçe ifade edilebilmesi ve bireylerin bu ifadeler nedeniyle herhangi bir yaptırıma tabi tutulmayacağından emin olmaları gerekir. İfade özgürlüğü, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın demokratik toplumdan bahsedilemez (AİHM Handyside/Birleşik Krallık, Başvuru No: 5493/72, Para. 49).
Söz konusu programda torba yasada milletvekillerinin araçlarına tanınan trafikte geçiş üstünlüğü hakkının sunucu tarafından eleştirilirken getirdiği önerilere başka anlamlar yüklenerek, herhangi bir hakaret, aşağılama olmamasına rağmen, sırf iktidara yönelik eleştirilerde bulunduğu için yıldırmak, korkutmak, susturmak amacıyla para cezası yaptırımı uygulanmasının hukuki olmadığı, muhalif basının susturulması gibi demokratik toplumlarda kabul edilemez bir karar olduğu görüşünde olduğum için katılmadım. 15.06.2020


