İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 28.04.2020 tarih ve 621 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 23.04.2020 tarihinde saat 14:11’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 23.04.2020 tarihinde saat 14:11’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "Kıymetli kardeşlerim, sıkıntılarımızla alakalı tabii yine inşallah istişarede bulunacağız. Üzerimizde büyü, musallat, nazar olabilir mi, yaşadığımız problemler bundan kaynaklı olabilir mi, dünyevi olarak sebebini tespit edemediğimiz birçok belalara gark olmuşuz, efendim acaba böyle habis bir müdahale üzerimizde var mı yok mu, inşallah n'apacağız, istişare edeceğiz. Ekranda görmüş olduğunuz 0212 ile başlayan numaramız ücretsizdir. Bir kardeşimiz bağlanır bağlanmaz hemen şimdi alacağım ve istişarelerimize başlamış olacağız inşallah-u Rahman. O yüzden bizi arayan kardeşlerimizden, evet istirhamımızdır, ricamızdır, bize ulaşmak istiyor iseniz vakit kaybetmeyin, ücretsiz olarak bize ulaşabilirsiniz, suallerinizi bize iletebilirsiniz. Yine söylüyoruz, büyü, musallat, nazar gibi bir problem üzerimizde var mı yok mu, varsa kimden geliyor olabilir, hep bunları istişare ediyoruz. Hadi bakalım.”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Bak bu çok önemli. Çünkü niye? Bedeninde rahatsızlık olan bir kimsenin, aklı başında ise, yapması gereken ilk şey nedir? Doktora gitmektir. Zaten ilk iş yani. Niye, çünkü bu beden bize Allah'ın emaneti, emanete ihanet de münafıklık alameti olduğuna göre bu bedene ihanet edemeyiz. Doktorlarımıza gideceğiz. Ama ne diyorsun gezmediğimiz hastane kalmadı, devleti özeli her yere gittik, bedeninde hiçbir hastalık yok diyorlar. Ama gelgelelim o bende ağrılar var diyor, bunalıyorum, öleceğim, daralıyorum diyor, doğru mu?”, “Şimdi iki sene evveline giden bir problem hali var. İki sene evvel yapılan bir büyü var. Efendim, bu iki seneden evvel de büyüler yapılmış olabilir ama tesiri devam etmiyor. Büyü bozulmuş olabilir. Evet iki sene evvel bu. Yapılmış, hatta eve getirilip konulmuş. Uzaktan yapılan bir büyü değil. Getirilip eve konularak yapılan bir habis büyü. Sevgili ablacığım, evde çok güzel bir temizlik yapın, evde her yere bakın, bakmadığınız bir yer bırakmayın. Mutfaktan, banyodan, salondan, böyle yastıkların içinden, halıların altından yani neler neler. Öyle oldu ki, efendim, kombinin içinde bulduğumuz, öyle oldu ki efendim işte prizin içine koymuşlar, neler neler ya. Fırının içine mi koymazlar, her şeyi yaparlar. İki sene evvel eve getirilip konulmuş bir büyü var. İsminde Yalova'nın Y'si olan bir kadın. Eve girip çıkabilen biri getirip koydu bunu yani. Eve girip çıkabilen bir kadın tarafından iki sene evvel getirilip eve konulan bir büyü var. İsminde Y harfi olan bir kadın. Şimdi bu büyünün sorumlusu olan cinler, ki büyü cinlerle yapılır diye hep anlatıyoruz, Tac Mehmet Ağabeyimizin, evet n'oluyor, Efendimiz diyor ya "Onlar damarda gezer kan gibidirler.", damarlarına kadar giriyor vücutta geziyor. O gezen ağrılar, vücutta böyle gezer halsizlikler, efendim bir varlığın vücutta gezdiğini hissetmen, mideye yerleşmesi, her yere sirayet edebilirler bunlar. Ve tıbbi olarak bir şey bulunamaması. Mevzunun zaten metafiziksel olduğunu gösteriyor. Görünenin ötesinde görünmeyen bir membası olduğunu gösteriyor. Allah'ım bu iki sene evvel yapılan büyünün tesirlerini üzerinizden izale eylesin, Rabbim Şafi ism-i şerifiyle tecellide bulunsun. Bu habis müdahaleleri yapanları, evinize girebilecek kadar size yakınken sinsi, yılan, şeytanlaşmış bu hainleri de Rabbim inşallah ırak eylesin. Uzak eylesin hem sizlerden hem bizlerden.”, "Ailede Geçimsizlik Mi Var?", "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Geceleri Uyuyamıyorum, Kabuslar Görüyorum Diyenler!" gibi ifadelerle birlikte "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat): 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mart 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


