İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 05.05.2020 tarih ve 647 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "HABER TÜRK" logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 28.04.2020 tarihinde saat 20:58’de yayınlanan ve sunuculuğunu Fatih Altaylı’nın yaptığı, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in konuk olarak katıldığı, "Teke Tek" isimli programda, program sunucusu ile konuğu arasında geçen diyaloglarda; “(…) İt ürür, kervan yürür diyoruz. Evet, doğru, doğru. Ve itlerle uğraşmıyoruz.” şeklindeki ifadeleri nedeniyle, 6112 sayılı Yasanın 8. Maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan “Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle yaptırım uygulanmasına “oy çokluğuyla” karar verildi.
“İt ürür, kervan yürür” deyimi halkımız arasında sıkça kullanılan bir söz olup zaman zaman siyasiler tarafından da konuşmalarında yer verildiği görülmektedir.
AİHM’ye göre ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun en önemli temellerinden olup, toplumsal ilerlemenin ve her kişinin gelişiminin başlıca koşullarından birini teşkil etmektedir. AİHS'nin 10. maddesinin 2. fıkrası saklı kalmak koşuluyla, ifade özgürlüğü, yalnızca iyi karşılanan ya da zararsız veya önemsiz olduğu düşünülen değil, aynı zamanda kırıcı, hoş karşılanmayan ya da kaygı uyandıran “bilgiler” ya da “düşünceler” için de geçerlidir. Çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik bunu gerektirir ve bunlar olmaksızın “demokratik bir toplum” olamaz. (Handyside/Birleşik Krallık, 5493/72, 07.12.1976).
Öyle ki Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 18.01.2017 tarihinde “Yargıda Birlik Derneği” üyelerine hitap ederken kullandığı “Yargıda Birlik Derneği, bu örgütün adalet teşkilatımız içindeki tahribatın giderilmesi için tarihi bir yol üstlenmiştir. Ağır olacak ama atalarımızın bu ifadesini kullanmam lazım; İt ürür kervan yürür. Biz yolumuza devam edeceğiz. İstedikleri kadar ön kesmeye çalışsınlar. HSYK'yı tamamen ele geçirerek yargıyı tamamen kontrol altına almaya çalışan bu örgüte karşı Yargıda Birlik Derneği kurulmuştur. Er meydanının sahibi sizler olmalısınız. Önce HSYK kurtarıldı, ardından temizlenme süreci başladı.” ifadeleri hemen hemen tüm yayın kuruluşlarında canlı olarak yayınlanmıştır. Söz konusu deyimin yayın kuruluşlarında yayınlanması o gün normal sayılarak Üst Kurul gündemine dahi gelmezken, bugün sırf bir muhalefet liderinin konuk edilmesi ve hükümeti eleştirmesi üzerine tüm program boyunca bir ihlal bulamayıp herkes tarafından kullanılan bir deyim üzerinden yayın kuruluşunu cezalandırma isteğinin hukuki ve adaletli olmadığı, muhalif basının susturulması gibi demokratik toplumlarda kabul edilemez bir karar olduğu görüşünde olduğum için çoğunluk kararına katılmadım. 22.05.2020


