İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.04.2020 tarih ve 591 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda "HABER TÜRK" logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 19.02.2020 tarihinde saat 17:57’de yayınlanan "Akşam Haberleri" isimli programda Kırklareli Eski Valisi Orhan Çiftçi'nin eski sevgilisini dört kişi ile birlikte ormanlık alana götürüp darp ettiğine yönelik haberdeki, "Kırklareli eski Valisi Orhan Çiftçi'nin bir dönem birlikte olduğu sevgilisi Meltem Özkalfa'yı ormanlık alanda dört kişiyle birlikte darp ettiği ileri sürülmüştü. Eski vali hakkında 18 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Bu yeni gelişmenin ardından Meltem Özkalfa ise "adalet yerini buldu, ben hiç yılmadım" dedi. - Bir bayana darp etmek, dövmek, dört kişiyle birlikte ormana kaldırmak bırakın valiyi hiçbir insanlığa sığacak bir şey değil. - Evli ve üç çocuk babası Kırklareli eski Valisi Orhan Çiftçi iddiaya göre aralarında duygusal ilişki olan Meltem Özkalfa'dan ayrılmak istedi. Ancak Özkalfa ilişkiyi bitirmek istemedi. (...)- Valiyle konuşmak için buluşan Meltem Özkalfa, o gün yaşadıklarını şöyle anlattı.(...)- Bademli Kavşağı'nda dört kişiyle birlikte, kendisiyle birlikte Balat Ormanları'na götürüldüm. İki saat arabada kilitli kaldım. (...)-Telefondaki bütün mesajlar silindi, darp edildim. Ertesi gün darp raporu alıp savcılığa gittim. -Vali ise o dönem basın açıklaması yaparak iddiaları reddetmişti. (...)- Meczup bir kişinin saldırısını ve iftiralarını içeren haberlerle izzet ve onurum alçakların kullandığı kumpas taktiği ile itibar suikastına kurban edilmeye çalışılmaktadır. (...)-Olaydan üç yıl sonra savcılık soruşturmasını tamamladı. Çiftçi hakkında 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Diğer dört kişi için ise 10'ar yıla kadar hapis istendi." şeklinde ifadeler nedeniyle habere konu olan bireyin kişilik haklarının koruması bir zorunluluk olmasına rağmen, anılan yayında haber niteliği aşılarak kişi hakkında suçlu olduğuna dair kesin yargı cümleleri ile olayın anlatıldığı gerekçesiyle 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan;"Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe kimse suçlu ilan edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemez; yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamaz." hükmünün ihlali nedeniyle “uyarı” yaptırımı uygulanması yönünde alınan çoğunluk kararına aşağıdaki belirttiğim nedenlerden dolayı katılmadım:
Demokratik hukuk toplumunun en önemli özelliklerinden birisi ve vazgeçilmezi; doğru, güncel ve gerçek bilgi, haber ve değerlendirmelere ulaşabilmektir. Kamu otoritesi, hangi bilginin ve haberin topluma aktarılabileceğinin ve sunumunun da nasıl yapılması gerektiğinin tayinini yapamayacağı gibi, bunun kararını da veremez.
Uzman raporunda da belirtildiği üzere eski valinin mahkemeden aldığı yayın yasağı kararının Üst Kurul resmi internet sitesinde yayınlanmasından itibaren medya hizmet sağlayıcının bir daha bu habere yer vermediği de tespit edilmiştir. Ayrıca haberde kimse suçlu ilan edilmiyor. Sadece davadan söz ediliyor.
Medya hizmet sağlayıcı söz konusu haberde soruşturmanın sona erdiğini ve sanıklar hakkında 5 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldığını duyurmuştur. Dünyanın her yerinde eski bir valinin karıştığı bu tür olayların haber değeri taşıdığı ve kamuoyunu bilgilendirme gibi bir sorumluluğu olan basının bunu haber yapmamasının düşünülemeyeceği gerçeği ortadayken halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelen bu kararla medya hizmet sağlayıcıya yaptırım uygulanmasının hukuk dışı olduğu görüşündeyim.


