İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 20.05.2020 tarih ve 726 sayılı yazısına konu ÜLKE TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 03.05.2020 tarihinde saat 23:00’da yayınlanan "Esra Elönü ile Arafta Sorular" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere; ÜLKE TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından 03.05.2020 tarihinde saat 23:00’da yayınladığı, sunuculuğunu Esra Elönü’nün yaptığı, program konuğu olarak Sevda NOYAN’nın katıldığı "Esra Elönü ile Arafta Sorular" adlı programda, program sunucusu ile konuğu arasında geçen diyaloglarda; "... Ne diyordum ben, çok fazla şeyler söylenmeye başlandı, had bildirme ve tehdit var biliyorsunuz. İşte şöyle yapacağız, böyle yapacağız gibi. Bu tehdit karşısında ne söylemek istersiniz? Siyasi tercihin, siyasi terliğin kim olduğunu gördük 15 Temmuz'da mesela... Fazlasıyla terlik mi sipariş etsek bunlara… Şöyle bir şey, olduğu zaman da tiyatro diyorsun, gerçekleştirdiğinizde darbe diyecektiniz ama gerçekleştiremediğiniz için tiyatro dediniz."- "İki gece önce herhalde yine böyle bir söylemler çıktı sosyal medyada."- "Hala var şu anda."- "Var mı?"- "Var."- "Yani ben kendi adıma şunu söyleyebilirim… 15 Temmuz'da ilk ortaya başlandığı andan itibaren, attığım twitte; geleceğiniz varsa, göreceğiniz var gibi şey yapmıştım. Ondan sonraki geçen gece de şunu söyledim, 15 Temmuz kursağımızda kaldı, yapamadık istediklerimizi. Birazcık şeye denk geldik, boş bulunduk. Ama ben şey yapmayayım, yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın, bizim aile şöyle 50 kişiyi götürür yani. Onu söyleyeyim yani. Biz çok donanımlıyız bu konuda, maddi ve manevi olarak… Biz liderimizin yanındayız ve asla yedirmeyiz bu ülkede yani, onu söyleyeyim bir kere. Onun için ayaklarını denk alsınlar. Bizim hâlâ sitede böyle var 3-5, yani benim listem hazır.” - "Sitede?"- "Tabii tabii, hala var, hala var, maalesef."- "O zaman şöyle diyelim, ayak az kalır bence, 4 ayaklarını denk alsınlar”- "Her ayaklarını denk alsınlar. Bu konuya da sakın, sakın kalkışmasınlar." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere; İnsan hak ve özgürlüklerinden olan ifade özgürlüğü hakkı, demokratik bir toplumun temel unsurlarını oluşturan çoğulculuk, hoşgörü ve açıklık ilkelerinin var olması bakımından vazgeçilmez bir karakter taşımakla beraber, gerek uluslararası sözleşmelerde ve gerekse ulusal hukuk belgelerinde bu hakkın kullanılmasının belirli sınırları bulunmaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade özgürlüğünün düzenlendiği 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir." ve ikinci fıkrasında ise bu özgürlüğün kullanılmasının görev ve sorumluluk istediği ifade edilerek; demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak başkalarının şöhret ve haklarının korunması için kanunla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabileceği belirtilmiştir.
Anayasamızın 26’ncı maddesinde de benzer şekilde; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasının serbest olduğu ancak başkalarının haklarının korunması amacıyla bu hürriyetin kanunla sınırlandırılabileceği düzenlenmiş bulunmaktadır.
Ayrıca, yayın yoluyla düşünceyi açıklama özgürlüğünün kapsadığı bir hak da olayların eleştirisidir. Bu hakkın hukuka aykırı nitelik taşımadan kullanılabilmesi için eleştiri ile bu konunun kamuoyuna açıklanış biçimi arasında düşünsel bir bağlılığın olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yayında kullanılacak ifadeler ölçülü ifadelerle ekrana getirilmelidir. Görevlerinden biri de halkı bilgilendirmek olan yayın kuruluşlarının, yorum programlarında eleştirilere yer vermesi son derece doğaldır. Ancak, şüphesiz bu hak sınırsız değildir, yasa ve ahlak kuralları içerisinde ve özellikle kamuoyunun olumlu yönde oluşmasına ve toplumun daha ileriye götürülmesine yardım amacıyla yapılmalıdır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, İhlale konu yayında, program konuğu tarafından; “15 Temmuz kursağımızda kaldı, yapamadık istediklerimizi, bizim aile şöyle 50 kişiyi götürür yani, onun için ayaklarını denk alsınlar, bizim hâlâ sitede böyle var 3-5, yani benim listem hazır.” şeklinde kullanılan sözlerin, ifade özgürlüğünü aşan, tehdit içeren sözler olarak değerlendirildiği, ifade özgürlüğünün başka özgürlüklerin kullanılmasını kısıtlayacağı ve zarar görmesine yol açacağı durumlarda sınırlandırılabileceği, dolayısıyla sınırsız olmadığı ulusal ve uluslararası hukuk metinlerinden anlaşılmakta olup tehdit içeren bu ifadelere, program sunucusunun kamusal yayıncılık sorumluluğu çerçevesinde müdahale etmesi gerekirken herhangi bir müdahalede bulunulmadığı, program sonrasında ise, kanal yönetimi ve program sunucusu tarafından özür dilenmiş ise de, yayında ifade özgürlüğü aşılarak, tehdit içeren, toplumsal barış ve birlikteliğe zarar verebilecek türden ifadelerin ulusal çapta yayın yapan bir platformda dile getirilmesinin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Irk dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz." hükmünün ihlal edildiği sabit görülmüştür.
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, idari tedbir olarak program yayınının üç (3) kez durdurulmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Irk dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, program yayını durdurma idari tedbirinin uygulanması gerektiği,
a) İdarî tedbir olarak, ihlale konu PROGRAM YAYINININ TAKDİREN 3 (ÜÇ) KEZ DURDURULMASINA, bu idari tedbirin uygulanma zamanın kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; “…Yükümlülük veya yasağa aykırılık dolayısıyla idarî tedbir olarak programın yayınının durdurulması kararının verilmesi halinde, yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren fiilin işlenmesinden dolayı sorumluluğu olan programın yapımcısı veya varsa sunucusu, yayının durdurulduğu süre zarfında, aynı veya farklı medya hizmet sağlayıcı kuruluşta hiçbir ad altında başka bir program yapamaz veya sunamaz.” hükmü uyarınca, işlem yapılması hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
c) İdari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan programın yerine, Üst Kurulca gönderilen programların, programın başında; “Bu program, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 22.05.2020 tarih ve 2020/21 sayılı toplantısında alınan 6 No’lu kararı uyarınca, kuruluşumuzun 03.05.2020 tarihinde saat 23:00’da yayınladığı "Esra Elönü ile Arafta Sorular" adlı program yayınında, 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, yayın hizmetleri ‘Irk dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.’ ilkesinin ihlali nedeniyle idari tedbir uygulanması sonucu yayını durdurulan program yerine yayınlanmaktadır.” metninin anlaşılır şekilde okunarak DVD/CD’de yer aldığı şekliyle ticari iletişim yayını içermeksizin yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilmesine,
d) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir. … Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


