İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 15.05.2020 tarih ve 684 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 09.05.2020 tarihinde saat 15:08’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 09.05.2020 tarihinde saat 15:08’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "Nazarı nasıl def ederiz, büyüyü nasıl bozarız, bedenden cinni tesiri, musallatı nasıl noktalandırırız, cinleri üzerimizden nasıl def ederiz... Hep bunları konuşacağız inşallah. Bu hususta sualleri bize iletmek istiyorsanız yani acaba bizim üzerimizde büyü olabilir mi, musallat olabilir mi, nazar olabilir mi, biz böyle bir garabet ile karşı karşıyayız diye suallerinizi bize iletmek istiyorsanız ekranda canlı yayına bağlanabileceğiniz telefon numaramızı görüyorsunuz. Yani büyü olabilir mi, musallat olabilir mi, nazar olabilir mi, var ise kimden geliyor olabilir? Yaşadığımız büyük problemler var, büyük sıkıntılar var. Yüzler gülmüyor, bela musibet eksik olmuyor, hastalık eksik olmuyor, sürekli sıkıntılar yaşanıyor kurtulamıyoruz... Evladımız evlenemedi, ona şöyle oldu, buna böyle oldu. Yani bir türlü problemleri üzerimizden def edemedik, acaba metafiziksel bir sıkıntı olabilir mi üzerimizde hep bunları konuşuyoruz.” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Peki bi' bakalım inşallah Döndü Abla. En son üç sene evvel yapılan bir büyünün tesiri yoğun bir şekilde, ağır bir şekilde ailelerinin üzerinde. Hatta eve bırakılan bir büyü var. Yani öyle uzaktan yapılan bir büyü değil. Eve girip çıkabilen, eve bir şey bırakabilen, o yakınlıkta bir kadın. İsminde U olan bir kadın. Ama bu ağabeyimizin akrabalarından. İsminde U olan bir kadından geliyor bu problem. En son üç sene evvel yapılmış yani oturulan eve getirilip bırakılma suretiyle. Böyle de büyüler yapıyorlar. Yazılı muskalar, yazıyorlar bunu, ardından n'apıyorlar getirip eve bırakıyorlar. Domuz yağları getirip eve sürebiliyorlar, iplere düğümler atabiliyorlar, mumlar, vs. Bunlar hep evlerde bulunabiliyor. Ve bu büyünün etkisiyle kişinin basireti bazen o kadar bağlı olabiliyor ki göremiyor evinin içindeki büyüyü.”, “Okan abimizin üzerindeki musallat tesiri, cinni bir tesir. Şimdi cinler insanlara musallat olabilirler. (Cin ve musallat hakkında uzun bir konuşma) Okan abimizin üzerinde cinler aleminden, Basim taifesinden bir cinin musallatı var. Bu Basim taifesi kişiye günah işlettikçe işlettirir, harama bağımlı hale getirir. Uyuşturucuya, kumara, zinaya bağımlı hale getirir. Kişi ne kadar gayret gösterirse göstersin bu bağımlılıktan kurtulamaz. Sanki zannedersin halatlarla bağladılar onu bu işe yani. Böyle bir hal onun üzerinde var. Burada yapılması gereken evvela rukye. Bu sıkıntı ancak rukye ile izale olur. Bunun çözümü rukyedir. Yenge hanımla sizin aranızda tesiri devam eden metafiziksel bir problemden bahsedemeyiz.", "Üzerimde Büyü, Musallat, Nazar Var Mı? Varsa Nasıl Anlarım Diyenler!", "Ailenizde Geçimsizlik Mi Var?", "Kısmetiniz Mi Kapalı? Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Karı Koca Arasında Geçimsizlik, Huzursuzluk Yaşayanlar!", "Maddi Manevi Sıkıntılar Yaşayanlar! Ekran Başına!", "Tıbbi Hiçbir Sorun Yok! Ağrılar, Ateşlenmeler, Korku ve Endişe Hiç Gitmiyor Diyenler!" gibi ifadelere ve "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat): 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


