İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 29.05.2020 tarih ve 780 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 23.05.2020 tarihinde saat 22:00’da yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 23.05.2020 tarihinde saat 22:00’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; "(…) Çok büyük sorunlar var biliyorum, o kadar büyük sorunlar, dünyevi bir sebep dahi tespit edilemiyor. Sebep tespit edilemeyince sıkıntıdan nasıl kurtulacağız. nasıl defedeceğiz bu problemi? Bizler bugün inşallah bu problemlerin sebebini tespit etme konusunda gayret göstereceğiz. Dünyevi bir sebep bulamıyoruz sıkıntılarımıza, evlenemiyoruz ama işte işsizlik gibi bir derdimiz yok, elimiz ayağımız düzgün, işimiz gücümüz yerinde, alımlı bakımlı bir hanımefendi, yakışıklı bir beyefendi evlenemiyor. Dünyevi hiçbir sebep yok ama. Efendim acaba kısmet bağlılığı mı var, büyü mü var, düğüm büyüleri mi var? Bunları konuşacağız inşallah. Tıbbi olarak hiçbir rahatsızlığı tespit edilemediği halde, doktor doktor gezip tahlilleri, filmleri, check-upları temiz çıktığı halde vücudundaki ağrılardan, sızılardan ateşlenmelerden, hastalıklardan kurtulamayanlar var. Acaba, hafazanallah, sabun büyüsü gibi, mum büyüsü gibi insanların hasta olmasına sebep olabilecek metafiziksel bir enerji üzerimizde olabilir mi, yine bunları konuşacağız. Maddi sıkıntılarımız. Efendim acaba kilit büyüleriyle yine, düğüm büyüleriyle birileri rızkımızı bağlamış olabilir mi bunları konuşacağız. Nazar mı var, musallat mı var, üzerimizde ne olabilir, bunları hep inşallah istişare edeceğiz. Varsa böyle bir metafiziksel problem kimden geliyor olabilir, kim bize büyü yapmış olabilir, inşallah bu hususlarda istişare edeceğiz. …” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “(…) Şimdi Mehmet Abi, altı sene evveline giden bir büyü tesiri var, iki farklı kadından geliyor. Birinin isminde F, birinin isminde A harfi var. İki farklı kadın bunlar. Bu kadınlar eve gelip, eve bırakma suretiyle altı sene evvel bir büyü yoluna müracaat ediyorlar. Bizzat eve girip çıkabilen kadınlar bunlar yani, uzaktan kimseler değiller. Senin evine girip çıkabilecek kadar sana yakın olan, seninle akrabalıkları olan diyelim hatta, iki kadın. Bunlar eve girip, eve bırakma suretiyle hatta bu büyüyü, muskayı evet fitne tohumunu ekivermişler haneye. Bugün evet senin ailendeki geçimsizlik, huzursuzluk, hiçbir sebep yokken sevgisizlik, muhabbetsizlik. Ya bir insan aynı sofrada oturamıyoruz diyor, öyle insanlar biliyorum, öyle ağabeylerimiz, ablalarımız arıyorlar. (...) Bak altı sene evvel iki kadın, birinin adında F diğerinin adında A harfi var. Eve bırakma suretiyle büyü yoluna müracaat etmişler. Allah şerlerinden korusun. Allah başlarına döndürsün. (...) Dolayısıyla, evet Mehmet Abimizin hanesinde olan huzursuzluk, nicelerinin yuvasında büyüden dolayı olan huzursuzluk nice yuvaları yıktı. Büyüyle beraber nice karı kocayı birbirine düşman ettiler, birbirlerinden ayırttılar. Allah azze ve celle şerlerinden korusun diyelim, Rabbim bizleri muhafaza eylesin diyelim bu zalimlerden. (...) Ya yoksa normal mi? Adam diyor ki ya ben karımı domuz gibi görüyorum, bak vallahulazim kendim şahit olduğumu söylüyorum, karımı hınzır suretinde görüyorum. O domuz yağlarını sürmüşler, neler neler yapmışlar... (...) Allah Allah nasıl bir şey ya bu büyü dedikleri şey. Rabbim korusun. Yapan boşuna kafir olmuyor yani.”, “(...) Şimdi, altı sene evvel bir kiriş büyüsü yapılmış. Fadime Abla, altı sene evvel. Böyle toz kirişlere okuma suretiyle yapılmış bir büyü var. İsminde U harfi olan bir kadın tarafından yapılmış. Bunun tek sebebi, huzursuzluk yaşansın. Yani maddi problemler yaşansın vs. böyle niyetler yok. Bunda tek niyet manevi bir problem. Huzursuzluklar, bunalımlar, kavga gürültüler vs gibi sıkıntıların yaşanması niyetiyle, isminde U olan bir kadın tarafından altı sene evvel bir kiriş büyüsü yoluna müracaat edilmiş. Bu büyünün şerrinden Rabbim sizleri inşallah en kısa zamanda kurtarsın diyelim.”, "Üzerimde Büyü, Musallat, Nazar Var Mı? Varsa Nasıl Anlarım Diyenler!", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Karı Koca Arasında Geçimsizlik, Huzursuzluk Yaşayanlar!", "Maddi Manevi Sıkıntılar Yaşayanlar! Ekran Başına!", "Tıbbi Hiçbir Sorun Yok! Ağrılar, Ateşlenmeler, Korku ve Endişe Hiç Gitmiyor Diyenler!" "Bilgi İçin (Ücretsiz Hat): 0212 975 22 .." şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


