İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 04.06.2020 tarih ve 811 sayılı yazısına konu KANAL TEK logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 22.05.2020 tarihinde saat 19:24’te yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 22.05.2020 tarihinde saat 19:24’te yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, program sunucusu tarafından; “Şimdi Afrika'daki mazlumlara baktığımız zaman, Afrika'daki gariplere baktığımız zaman ismini bilmediğimiz belki hayatımızda efendim görmediğimiz, görmeyeceğimiz o kimselerin dertleriyle dertleniyor isek o zaman bizde iman var demektir. O zaman bizde evet ümmet şuuru var demektir. Efendimiz Aleyhisselam'a ümmet olabilmişiz demektir…Yani burada kıymetli kardeşler bunu niçin söylüyorum bakın bizler ehli iman isek evet bizler ümmetin derdiyle dertlenmek zorundayız. Bana ne ya 8000 kilometre ötedekiler ne yapıyorlarsa yapsınlar diyemeyiz. Onların hali bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Orada garipler bir lokma ekmeğe muhtaçsa, orada garipler bir yudum suya muhtaçsa evet bizler rahatımızda efendim o lıkır lıkır buz gibi sularımızı içmeye devam edemeyiz. Karnımızı doyurmaya rahat rahat devam edemeyiz. Orada öyle görüntüler var ki öyle mazlumlar var ki evet çocuklar yalın ayak kıymetli kardeşler. Ayaklarına giyecek ayakkabısı olmayan garipler var, ayaklarına giyecek ayakkabısı olmayan mazlumlar var, temiz bir yudum su bulamayan Afrika'nın garip çocukları var. Şimdi biz onlara yardım elimizi uzatacağız inşallah. O mazlumlara, o gariplere yardım elimizi uzatacağız. Şu mübarek Ramazan-ı Şerif'te bir kumanya da bizden diyeceğiz….Haydi kardeşler, haydi şimdi tam zamanı şimdi Ramazan-ı Şerif. Vakit geldi inşallah kıymetli yönetmenim ekrana verirsen numarayı ben inanıyorum şu anda ekrandaki numaramızı evet geldi şu anda ben inanıyorum kardeşlerimiz bir kumanya da benden diyecekler…Allah rızası için az çok demeyelim bir kumanya da benden diyelim. Bir kumanya da benden canı gönülden veriyorum bir kumanya oradaki garip kardeşime gitsin ne olur, bir kumanya oradaki mazlum kardeşime gitsin ne olur. Evet bir ailenin bir ay ihtiyacını giderebileceği gıda var bir kumanyamızın içerisinde 150 TL bir kumanya. Bir kumanya 150 TL. Haydi kardeşlerim Allah rızası için şu mübarek Ramazan'da güzel bir iş yapalım. Güzel bir sadakaya beraberce imza atalım. Bu sadaka-i cariyedir…Bak söylüyorum yediğin içtiğin bak lağıma gidiyor sana bir faydası yok artık, hiç bir faydası yok ya yedin içtin gitti. Bankandakinin de sana bir faydası yok. Haydi benim kardeşlerim, haydi kardeşlerim…inşallah bizleri arayın bir kumanya da ben gönderiyorum deyin.”, "Dua Der Derneği Dua Hanem", "Hayırlarınız İçin Arayın", "0212 975 23 …", "Afrika'daki Kardeşlerimize Yardım Götürüyoruz", "Bu Hayırlı Ayda Yardım Elimizi Afrika'ya Uzatıyoruz", "Bir Ekmeğe Muhtaç Mazlum ve Yetimlere Destek Olalım", "Sadakam Afrika'ya", "Bu Bir Hayır Programıdır Bir Kumanya Da Sen Gönder", "Ümmetin Gariplere Bir El De Sen Uzat!", "Az Sadaka Çok Belayı Def Eder … "Veren El Alan Elden Daha Hayırlıdır". "Dua-Der Afrika'da". "Dua-Der Yardımlarınızı Ulaştırıyor" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelerle, program sunucusu tarafından izleyicilerden Afrika için yardım talep edildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’nun “Yardım toplayabilecek olanlar” başlıklı 3’üncü Maddesinde “Kamu yararına uygun olarak, amaçlarını gerçekleştirmek, muhtaç kişilere yardım sağlamak ve kamu hizmetlerinden bir veya birkaçını gerçekleştirmek veya destek olmak üzere gerçek kişiler, dernekler, kurumlar, vakıflar, spor kulüpleri, gazete ve dergiler yardım toplayabilirler.” hükmü yer almaktadır. Mezkur Kanun’un 6’ncı maddesinde izin alma zorunluğuna ilişkin hüküm “Kişiler ve kuruluşlar, yetkili makamdan izin almadan yardım toplayamazlar. Ancak, kamu yararına çalışan dernek, kurum ve vakıflardan hangilerinin izin almadan yardım toplayabilecekleri, Cumhurbaşkanınca belirlenip ilan edilir. İzin alınmadan girişilen yardım toplama faaliyetleri güvenlik kuvvetlerince derhal menedilir ve sorumlular hakkında kovuşturma yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 7’nci maddesinde ise izin vermeye yetkili makamlar “Yardım toplama faaliyeti bir ilin birden fazla ilçesini kapsıyorsa o ilin valisinden, bir ilçenin sınırları içinde ise o ilçenin kaymakamından izin alınır. Yardım toplama faaliyeti birden fazla ili kapsıyorsa yardım toplama faaliyetine girişecek gerçek veya tüzel kişilerin yerleşim yerinin bulunduğu ilin valisinden izin alınır ve izni veren valilik tarafından ilgili valiliklere ve İçişleri Bakanlığına bilgi verilir. Yardım toplama faaliyetleriyle ilgili işlemler dernekler birimlerince yürütülür.” hükmü ile düzenlenmiştir.
İhlale konu programda, program sunucusu tarafından Dua-Der adına Afrika'da bulunan ihtiyaç sahipleri için izleyicilerden yardım talep edildiği ve istedikleri kadar çok katılabileceklerini ifade edilerek hayır yapmalarını beklediklerinin belirtildiği, Dua-Der adlı derneğin izin almadan yardım toplama hakkına sahip kamu yararına çalışan kuruluşlar arasında yer almamasına rağmen mezkur yayında, izleyicilerin iyi niyetleri ve samimi duygularına hitap edilerek hakkında hiçbir bilgi verilmeyen ve yardım toplama izni olup olmadığı dahi belli olmayan bir dernek adına yardım toplanmasının istismar ve sömürüye açık bir durum oluşturduğu, şeffaf ve yeterli denetim mekanizmaları oluşturulmadan toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması noktasında ise suistimallerin ortaya çıkacağı, dolayısıyla haksız çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan; "Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Nisan 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


