İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 04.06.2020 tarih ve 796 sayılı yazısına konu KANAL ÇAY logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 02.06.2020 tarihinde saat 06:27’de yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 02.06.2020 tarihinde saat 06:27’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “…Üzerimizde büyü, musallat, nazar olabilir mi? Bunları konuşuyoruz. Yaşadığımız sorunların dünyevi bir sebebini bulamıyoruz. Dolayısıyla acaba metafiziksel bi sebebi var mı diye aklımıza geliyor. Ooo say say bitmez dert keder. Bak şimdi zaten birazdan arayanları dinleyeceğiz değil mi?...”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Şimdi sevgili Aysun ablacığım senden başlayalım. Aysun abla, aslında sen 8 senedir bedensel olarak bazı rahatsızlıklar hissediyor olabilirsin ama problemin sebebi 13 sene evveline gidiyor. 13 sene evvel yapılan bir büyü tesiri var. Yine söylüyorum bir büyü yapıldığı andan itibaren çok büyük problemler yaşanır demek doğru olmaz. Büyü yapıldıktan bir kaç sene sonra da etkisini ağır şedit bir şekilde gösterebilir. Yapılmasıyla beraber de gösterebilir. Yani bu yapılan büyüye göre değişebilecek bir şey. Tesir değişebilir. Ama 13 sene evvel habis bir yola müracaat ediliyor. Senin kendi akrabalarından isminde Rize'nin R'si olan bir kadın tarafından yapılıyor. 13 sene evvel adında Rize'nin R'si olan bir kadın sana büyü yapıyor. Ne büyüsü bu büyü, mezar büyüsü. Mezara gömerek yapılan bir büyü. Mezara giresin diye değil. Arkadaşlar insanların ölümüne bir büyü yapılırsa bu ya sabun büyüsü ya mum büyüsü ancak bunlarla olur. Mezar büyüsü demek mezara girene kadar sıkıntılar yaşanması niyetiyle yapılan bir büyüdür. Yani mezara gömülür. Büyü niyet edilen kimse mezara girene kadar dertten sıkıntıdan tasadan kurtulamasın hastalıklar maddi manevi bereketsizlikler, çeşit çeşit bela ve musibetler yağmur gibi üzerine yağsın, yüzü tebessüme hasret kalsın. E şimdi bak Allah Allah ablam benim ne diyor......tıbbi bir rahatsızlık yok. Olsa zaten doktorlar ne yaparlar tespit ederler. Peki tıbbi bir hastalık yoksa sendeki ne? Ya zan büyü sana bu hissiyatları bir zan olarak veriyor. Allah'ım yardımcın olsun diye temennide bulunalım. Veysel ağabeyin işlerinin kötü gitmesi senden bağımsız bir durum. Veysel ağabey sende biraz nazar var. Büyü gibi ağır bir problem yok...isminde N olan bir kimseden geliyor bu nazar sana...ama bu erkek....Allah'ım yardımcın olsun. Nazarın tesirini üzerinden izale eylesin. İşlerinde genişlik versin. Rezzak ismi şerifiyle tecellide bulunsun, borçlarını ödeyebilmeyi nasip eylesin, edalar ikram eylesin diyelim. Amin ya rabbel alemin.”, “...Fatih abi cinni bir tesir var üzerinde. Ama yeni bir şey değil. Sen 38 yaşındasın ta böyle 20 sene evveline gider, yani bu gençlik döneminde ergenlik döneminin sonlarında meydana gelen bir problem…1400 sene evvelden peygamberimizin bir hadisi var kardeşlerim. Cinni tesir diyor. efendimizin sözü. 3 farklı hadis var....Getiriyorlar sara hastalarını Efendimimz Aleyhüsselam rukye ayetleri okuyor. Yani bedende cinnileri yakacak ayetler okuyor. Ve daha sonra o kişilerin bir daha nöbet geçirmediğinden bahsediliyor kaynaklarda....Rukye yapılaca.ilacına tabi devam edeceksin. Tıbbi tedavine devam edeceksin. Benim söylediğimden yanlış bir şey anlaşılmasın. Yani ben burada aynı zamanda işin hadisi şeriflerle dini olarak da metafiziksel olarak da boyutunu izah etmeye çalışıyorum. Yani tıbbi tedaviniz devam ederken bir yandan dua edeceksiniz. Kur'an'daki rukye ayetlerinden istifade edeceksiniz. İyileştiğiniz zaman doktor zaten bırak ilacı der herhalde.”, "Üzerimde Büyü, Musallat, Nazar Var Mı? Varsa Nasıl Anlarım Diyenler!", "Negatif Enerjiden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "İşlerim Bozuk, İş Hayatım Nasıl Düzelir?", "Karı Koca Arasında Geçimsizlik, Huzursuzluk Yaşayanlar!", "Maddi Manevi Sıkıntılar Yaşayanlar! Ekran Başına!", "Tıbbi Hiçbir Sorun Yok! Ağrılar, Ateşlenmeler, Korku ve Endişe Hiç Gitmiyor Diyenler!", "Bilgi İçin 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


