İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 30.06.2020 tarih ve 1098 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 04.06.2020 tarihinde saat 20:01’de yayınladığı "18 Dakika" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 04.06.2020 tarihinde saat 20:01’de yayınlanan sunuculuğunu Emre Kongar ve Merdan Yanardağ’ın yaptığı, gündeme dair konuların yorumlandığı "18 Dakika" isimli programda, “Şimdi hocam tam bir yalan, yalana dayalı ceza veriliyor. Ben anlamak istiyorum RTÜK muhalif televizyonlara örneğin Tele-1'e düşman mı? Ebubekir ŞAHİN, RTÜK Başkanı özel bir düşmanlık mı güdüyor ben onu merak ediyorum. Özel bir düşmanlık mı güdüyor? Tam tersine tam tersine orta çağda fetihler meşrudur çünkü kavimler halklar yeryüzündeki yerleşmelerini henüz tamamlamamıştır bu nedenle insanlar, kavimler, komutanlar, sultanlar, krallar fethettikleri topraklar nedeniyle suçlanamazlar. Böyle bir eleştiri yapılamaz ancak eleştiri zalimlikleri nedeniyle, zulüm uyguladıkları taktirde yapılabilir. Orta çağda meşrudur ama 21. yüzyılda fetih ideolojisini savunursanız bu çağda bu sömürgecilik olarak değerlendirilir, işgal diye nitelendirilir dedik ve örnek verdik. Örneğin İsrail'in Filistin topraklarını ele geçirmesi fetih değil işgaldir. Birinci Dünya Savaşından sonra ihtilaf kuvvetlerinin İstanbul'a girişi bir fetih değil işgaldir ve o işgal Ulusal Kurtuluş Savaşıyla sonlandırılmıştır. İstanbul'un kurtuluş günüdür o çünkü İstanbul Türklere ait, bu ülkede yaşayan insanlara ait, İstanbul'da yaşayan insanlara ait bir kenttir. Hangi dinden hangi soydan olursa olsun dedik. Şimdi bütün bunlar ortadayken RTÜK'ün böyle bir ceza kesmesi özel bir düşmanlıktır, bilgisizliktir, cehalettir, olayı çarpıtmaktır. Olayı çarpıtmaktır, mahkemeye vereceğiz bunları. Hangi uzman izlemiş? Şimdi ben merak ediyorum RTÜK Üyeleri asgari bir eğitimden geçmiş olması gerekiyor değil mi? Yani ben RTÜK Üyelerinin hiç aptal olmadıklarını düşünüyorum ama bu yayını böyle anlamak için ya özel bir kasıt sahibi olmak lazım ya da aptal olmak lazım aptal olmadıklarına göre kasıtları var demektir.”, “…Ben burada RTÜK'ü özel bir kasıt güttüğü, ideolojik gerekçelerle ceza kestiği için protesto ediyorum. Sayın Ebubekir ŞAHİN eğer eğer dinlediğini ve okuduğunu anlama kapasitesine sahipse ki öyle olduğunu düşünüyorum ve diğer Sayın RTÜK Üyeleri, izledikleri programı ve dinledikleri sözleri anlama kapasitesine sahiplerse eğer ki onların da öyle olduğunu düşünüyorum onların da. …” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Demokrasinin en temel önceliklerinden biri halkın haber alma özgürlüğü olduğundan demokratik rejimlerde medya, kamuoyu oluşumunda hayati öneme sahip bir aktördür. Öyle ki; medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olduğu çoğu otorite tarafından kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında medyanın gücü ne kadar fazlaysa medya mensuplarının sorumluluğunun da o ölçüde arttığını söylemek mümkündür. Muhakkak ki medya mensuplarının siyasi kişi veya kuruluşları eleştirme ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında kamuoyunu bilgilendirme hakkı bulunmaktadır. Ancak bu hak kullanılırken eleştiriye maruz kalan kişi veya kurumların haklarının da gözetilmesi gerekmektedir. Yayıncılığın aynı zamanda bir kamusal sorumluluk görevi olduğu da düşünüldüğünde yayınların Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde yürütülmesi bir zorunluluktur. Bu ilkelere göre yayınlarda kişileri ve kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla medyanın güncel siyasi meselelerle ilgili kamuoyunun özgür kanaat edinmesinde bilgi kaynağı olarak etkili rolü olduğundan hareketle toplumun doğru habere ulaşarak özgürce kanaat oluşturabilmesi yayıncıların objektif şekilde, ima ve ithamdan uzak haber ve bilgi paylaşımıyla mümkün olacaktır.
İhlale konu programda, her ne kadar kamuya mal olmuş siyasi kişi veya kuruluşları eleştirme ve onların gerçekleştirdikleri eylemler hakkında toplumu bilgilendirme hakkı olduğu düşünülmüş ise de; yayında “RTÜK’ün böyle bir ceza kesmesi özel bir düşmanlıktır, bilgisizliktir, cehalettir, olayı çarpıtmaktır. Olayı çarpıtmaktır, mahkemeye vereceğiz bunları. Hangi uzman izlemiş şimdi ben merak ediyorum RTÜK üyeleri asgari bir eğitimden geçmiş olması gerekiyor değil mi? Yani ben RTÜK üyelerinin hiç aptal olmadıklarını düşünüyorum ama bu yayını böyle anlamak için ya özel bir kasıt sahibi olmak lazım ya da aptal olmak lazım aptal olmadıklarına göre kasıtları var demektir; Ben burada RTÜK’ü özel bir kasıt güttüğü, ideolojik gerekçelerle ceza kestiği için protesto ediyorum. Sayın Ebubekir Şahin eğer eğer dinlediğini ve okuduğunu anlama kapasitesine sahipse ki öyle olduğunu düşünüyorum ve diğer Sayın RTÜK Üyeleri, izledikleri programı ve dinledikleri sözleri anlama kapasitesine sahiplerse eğer ki onların da öyle olduğunu düşünüyorum onların da.” şeklinde sarf edilen ifadelerin, kişi ve kuruluşların manevi varlığına yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü, eleştiri sınırlarını ve ifade özgürlüğünü aşan iftira ve itham niteliğinde ifadeler olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; "İnsan onuruna ... kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 832.325,25 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP, İlhan TAŞCI ile Ali ÜRKÜT’ün karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 01.07.2020 tarih ve 2020/27 sayılı toplantısında alınan 11 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.
Üst Kurulun 01.07.2020 tarih, 2020/27 sayılı toplantısında alınan 11 no.lu karara karşı oy yazısı.
Ali ÜRKÜT Şerhidir.


