İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 24.06.2020 tarih ve 1046 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 23.06.2020 tarihinde saat 04:56’da yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 23.06.2020 tarihinde saat 04:56’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “Yine inşallah konuşacağız, dertleşeceğiz Rabbim nasip ettiği müddetçe Allah zihnimize, dilimize kuvvet verdiği müddetçe bildiğimiz kadarını anlatmaya çalışacağız. Anlatmakla kalmayacağız sizleri de dinleyeceğiz yine bu programımızda. İçerisinde bulunduğumuz metafiziksel problemlerle alakalı istişarelerimizi yapacağız, üzerimizde büyü, musallat, nazar olabilir mi yine evet bunları konuşacağız kıymetli kardeşlerim…Hep beraber bu sıkıntılara bir çözüm yolu arayacağız inşallah… Dolayısıyla canlı yayınımız devam ettiği müddetçe üzerimde büyü, musallat, nazar olabilir mi sorularına aslında beraberce cevap alacağız. Bu tarz sorusu olan kardeşlerimizde tabi canlı yayınımız devam ettiği müddetçe bizleri arayabileceklerini, bizlere suallerini iletebileceklerini unutmasınlar diye hatırlatalım… İsim, anne ismiyle istişare yapıyor üzerimizde ki problemlerin büyü, musallat, nazar gibi bir sebebi olabilir mi bu konuda fikir alışverişinde bulunuyoruz.” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda; “Hocam, arkadaşım benden rica etti de onun için bir istişare istiyorum ben. Kendisi evlenmek istiyor, evlenemiyor. Üniversite mezunu… Hiç evlenmedi, işe de gitse iki ay çalıştırılıyor, çıkarılıyor. Ha sadece evlilik hususunda değil iş hususunda da bir kısmetsizlik var üzerinde... Yani tabi bu nazar insana neler yaşatır neler. Bu nazar insanın hayatını zindana çevirir, bu nazar insanın hayatını mahveder, karartır. Bak Tuğba ablamızın şu yaşadıklarına ibret olsun nazarı hafife alma, nazarı büyüden aşağı zannetme, nazarı musallattan aşağı zannetme. Bak nazarın tesiriyle kırk yaşına gelmiş evlenemiyor üniversite bitirmiş iş bulamıyor. Biraz önce söyledik bak dünyevi bir sebep yok ortada dünyevi olarak hiç bir sebep yok ama gelmiş olduğu şu kırk yaşında hala evlilikte problem yaşıyor... Yani velhasılı kelam insanın kısmetinde böyle bir bağlılık, hangi işe elini atsa o iş kuruyor, yüzü gülmüyor, bet bereket kalmıyor, huzur, saadet kalmıyor efendim her şey tersine gidiyor, hiçbir işte muvaffak olamıyor. Ondan daha az kapasitede olan insanlar daha az gayret ile daha başarılı oluyorlar ama bu o kapasitesindeki çokluğa rağmen gayretindeki yüksekliğe rağmen ne kadar mücadele ederse etsin başarılı olamıyor bu acayip bir haldir… İsminde Kahramanmaraş'ın K si olan bir kadından yoğun şekilde nazar alınmış, bu nazar kısmette bir bağlılık meydana getirmiş, işleri tersine çevirmiş nazar var. Allah bu nazarı izale eylesin, kem gözlülerin haset enerjisinden inşallah Tuğba Ablamızı muhafaza eylesin diyelim.", “…Ben hem oğluma baktıracağım, hem de kendime. Ya şimdi oğlan kitap okumuyor... ders çalışacağım diyor… Çalışacağım diyor kaldırıp atıyor, çalışmıyor… Bir bakar mısınız hocam?... Şimdi Nadiye Abla sekiz sene evvel sana yapılmış bir büyü tesiri var. Sekiz sene evvel seninle alakalı müracaat edilen bir sihir var. Hem de yedirme, içirme suretiyle yapılan. Efendim büyüler çeşit çeşittir, tertip tertiptir. Hepsinin ayrı ayrı etkileri olur ayrı ayrı şer gayretlerle beraber yapmış olurlar. Bu büyü tertiplerinden bir tanesi de yedirme, içirme suretiyle yapılan büyüler. Yemeklere şer okumalarda yapılabilir veya efendim çeşitli maddeler de yiyeceklere karıştırılabilir... Yani bir çok şekilde insanın bedenine o büyünün enerjisini sirayet ettirecek tertipler vardır. Bu büyünün enerjisini karşı tarafın bedenine yedirme, içirme suretiyle sirayet ettirip o kişinin hayatında büyük terslikler büyü ne niyetle yapılıyorsa o konuda büyük problemler meydana getirebilirler. Bak senin evet hayatında büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu senden evladına geliyor, evladında normalde musallat yok, evladına yapılmış büyü yok, evladında ağır bir nazar yok sendeki büyü evladını da etkiliyor. Nesilden nesile devam edebilir diye hep söylüyorum. Büyü enerjisi anneden evlada geçebilir, annedeki hal evladı etkileyebilir, kardeşten kardeşe ve hatta dededen toruna bile etki edebilecek şer bir enerjiye sahiptir büyü diye hep belirtiyorum. İsminde Manisa'nın M'si olan bir kadın, adında M harfi olan bir kadın yedirme içirme suretiyle yapıyor sana bu büyüyü. İkramını yiyeceğin kadar yakın olduğun... Senin hayatını karartmak niyetiyle evet böyle bir gayrette bulunmuş. Sekiz sene evvel yapıyor bunu. Adında M harfi olan bir akraban... Evladına senden geçen bir büyü enerjisi var. Sendeki büyü bozulursa evladında rahatlar inşallah." "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "Kısmetiniz Mi Kapalı? Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Geceleri Uyuyamıyorum, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Maddi Manevi Sıkıntılar Yaşayanlar! Ekran Başına!", "Üzerimdeki Olumsuzluklardan, Bela, Musibetlerden Nasıl Kurtulurum Diyenler!", "Karı Koca Arasında Geçimsizlik, Huzursuzluk Yaşayanlar!" "Ücretsiz Danışma Hattı: 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı,
korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


