İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 30.06.2020 tarih ve 1118 sayılı yazısına konu SÜPER TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 25.06.2020 tarihinde saat 22:10’da yayınladığı "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 25.06.2020 tarihinde saat 22:10’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’ın yaptığı, "Mücahid Han ve Diğerleri" adlı programda, sunucu tarafından; “İçerisinde bulunduğumuz metafiziksel problemlerle alakalı istişarelerimizi yapacağız, üzerimizde büyü, musallat, nazar olabilir mi yine evet bunları konuşacağız kıymetli kardeşlerim…Hep beraber bu sıkıntılara bir çözüm yolu arayacağız inşallah. Dert, tasa, elem, keder ne olursa olsun bu dertten kurtulabileceğimizi unutmadan büyük bir ümit ile inşallah gayret göstereceğiz. Dolayısıyla canlı yayınımız devam ettiği müddetçe üzerimde büyü, musallat, nazar olabilir mi sorularına aslında beraberce cevap alacağız…Yani dünyevi olarak sebebini tespit edemediğimiz problemlerle alakalı olarak sizler bizleri ararsınız ve danışırsınız inşallah diyelim. İsim, anne ismiyle istişare yapıyor üzerimizde ki problemlerin büyü, musallat, nazar gibi bir sebebi olabilir mi bu konuda fikir alışverişinde bulunuyoruz.” program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “Yani tabi bu nazar insana neler yaşatır neler. Bu nazar insanın hayatını zindana çevirir, bu nazar insanın hayatını mahveder, karartır…İsminde Kahramanmaraş'ın K si olan bir kadından yoğun şekilde nazar alınmış bu nazar kısmette bir bağlılık meydana getirmiş, işleri tersine çevirmiş nazar var. Allah bu nazarı izale eylesin, kem gözlülerin haset enerjisinden inşallah Tuğba Ablamızı muhafaza eylesin diyelim.”, “Şimdi Nadiye Abla sekiz sene evvel sana yapılmış bir büyü tesiri var. Sekiz sene evvel seninle alakalı müracaat edilen bir sihir var. Hem de yedirme, içirme suretiyle yapılan. Efendim büyüler çeşit çeşittir, tertip tertiptir. Hepsinin ayrı ayrı etkileri olur ayrı ayrı şer gayretlerle beraber yapmış olurlar. Bu büyü tertiplerinden bir tanesi de yedirme, içirme suretiyle yapılan büyüler. Yemeklere şer okumalarda yapılabilir veya efendim çeşitli maddeler de yiyeceklere karıştırılabilir ... yani bir çok şekilde insanın bedenine o büyünün enerjisini sirayet ettirecek tertipler vardır. Bu büyünün enerjisini karşı tarafın bedenine yedirme, içirme suretiyle sirayet ettirip o kişinin hayatında büyük terslikler büyü ne niyetle yapılıyorsa o konuda büyük problemler meydana getirebilirler. Bak senin evet hayatında büyük sıkıntılar yaşanıyor. Bu senden evladına geliyor, evladında normalde musallat yok, evladına yapılmış büyü yok, evladında ağır bir nazar yok sendeki büyü evladını da etkiliyor. Nesilden nesile devam edebilir diye hep söylüyorum. Büyü enerjisi anneden evlada geçebilir, annedeki hal evladı etkileyebilir, kardeşten kardeşe ve hatta dededen toruna bile etki edebilecek şer bir enerjiye sahiptir büyü diye hep belirtiyorum. İsminde Manisa'nın M'si olan bir kadın, adında M harfi olan bir kadın yedirme içirme suretiyle yapıyor sana bu büyüyü. İkramını yiyeceğin kadar yakın olduğun... Senin hayatını karartmak niyetiyle evet böyle bir gayrette bulunmuş. Sekiz sene evvel yapıyor bunu. Adında M harfi olan bir akraban... Evladına senden geçen bir büyü enerjisi var. Sendeki büyü bozulursa evladında rahatlar inşallah.”, "Cinlerden Nasıl Korunurum? Ekran Başına!", "Kısmetiniz Mi Kapalı? Kısmet Bağlılığı Nasıl Anlaşılır?", "Ailemde Geçimsizlik, İşlerimde Bereketsizlik Var Diyenler!", "Geceleri Uyuyamıyorum, Kabuslar Görüyorum Diyenler!", "Maddi Manevi Sıkıntılar Yaşayanlar! Ekran Başına!", "Üzerimdeki Olumsuzluklardan, Bela, Musibetlerden Nasıl Kurtulurum Diyenler!", "Karı Koca Arasında Geçimsizlik, Huzursuzluk Yaşayanlar!", "Bilgi İçin Ücretsiz Hat: 0212 975 22 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


