İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 12.08.2020 tarih ve 1524 sayılı yazısına konu TLC logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 22.07.2020 tarihinde saat 00:55’de yayınlanan “Büyük İhanet” adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, TLC logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 22.07.2020 tarihinde saat 00:55’de yayınlanan evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerini veya birinin diğerini aldatma sürecinin kişilerin kendi ağzından röportaj vasıtasıyla anlatıldığı, eş zamanlı olarak da yaşanan olayların oyuncular vasıtasıyla canlandırıldığı “Büyük İhanet” isimli programda, 4 yıllık evli bir çift olan Jerry ve Marina'nın evliliklerinin önce Marina'nın Jerry'yi aldatmasıyla birlikte sarsılması ve devamında ise Jerry'nin bu durumu hazmedemediği gerekçesiyle devamlı olarak Marina'yı farklı kadınlarla aldatma süreci ve bu eksende aile birliği içerisinde yaşanan olayların işlendiği programda, “(…) -Kendimi paramparça olmuş hissediyordum. Marina'nın ihanetini düşünmemek için başka kadınlarla birlikte olmaya başlamıştım… Bir mart sabahı Jerry arkadaşı Marco ile bir cafedeydi ve koleksiyonuna katacağı yeni avını gözüne kestirmişti. -…-Karısı Marina'nın ona ihanet ettiğini öğrenen Jerry intikam almak için onu aldatmaya başlamıştı, bir süre sonra tam bir kadın koleksiyoncusu olmuştu. Yatağa atabileceği bir kadını gözüne kestiriyor, ardından ortadan kayboluyordu. Son hedefiyse başarılı bir avukat olan Simona'ydı….Marina ve Jerry 4 yıldır evliydi. Marina düğünden hemen sonra Jerry'nin bir restaurant açmasına, uygun fiyatlı bir yer kiralamasına yardımcı olmuştu. Ancak bir kriz döneminin ortasında kocasına ihanet etmişti ve Jerry bir anda seri aldatana dönüşmüştü. Bir gün son avı olan Simona onu evine davet etti ve bir arkadaşının da geleceğini söyledi. Jerry kabul etti ancak iki kadın göz bandını açtığında ...Beni soydular, vücuduma sushi koydular ve yemeye başladılar.” şeklinde ifadelerle ekranda Marina’nın da dahil olduğu 6 kadının, Jerry’nin yarı çıplak vücudu üzerinden sushi yeme görüntülerine yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere aile; çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, erkek veya kadın herkes için en doğal ve temel sığınaktır. Fertler, toplumsal hayata ilk olarak ailede hazırlanırlar, dinini, inancını, ahlak, edep, saygı, sevgiyi önce ailede öğrenirler. Aile kurumunun toplumun en doğal ve temel birimi olup toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahip olduğu hususu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 16. maddesi başta olmak üzere, evrensel düzeyde kabul gören birçok insan hakları metninde yer almaktadır. Anayasamızın 41. maddesine göre de "Aile, Türk toplumunun temelidir." Sadece mevzuat bağlamında değil değerler hiyerarşimizde de ailenin korunması ve aile bağlarına ihtimam gösterilmesi en üst sıralarda yer almaktadır.
Toplumun önemli bir parçası olarak aile, üstlendiği rol gereği ve yerine getirdiği işlevleriyle geçmişten günümüze hemen her toplumun karakteristiğini yansıtmaktadır. Milletin ayırıcı vasıflarını, değer yargılarını, inanç ve düşünce kalıplarını bünyesinde barındıran, bu değer ve düşünce kalıplarının aktarılmasını ve kuşaklar arası bağın sürdürülmesini sağlayan aile, kendinde içkin olan bir değere sahiptir.
Hız, erişim kolaylığı ve kitleleri etkileme gücü nedeniyle medya, modern dünyanın en önemli araçlarından birisidir. Ancak hem ülkemizde hem de dünyada ailenin korunması ve güçlendirilmesi konusunda medyanın yoğun olarak olumsuz algı ve değerler yaydığı görülmektedir. Bu nedenle medyada aileyi kötüleyen, değersizleştiren, sapkın ilişkileri reklam eden, çocukları kimlik bunalımlarına sokan, aile bireylerinin kişilik haklarını ihlal eden; genel ahlaka, milli ve manevi değerlere uymayan yayınlara ilişkin proaktif tedbirlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Her toplumun kendine özgü bir takım değerlere sahip olduğu ve bu değerlerin toplumu ayakta tuttuğu, Türk toplumunda kültürel değerlerin aktarılmasında ve sürdürülmesinde, ilk sosyalleşmenin gerçekleştiği aile kurumu bu nedenle oldukça önemlidir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, ihlale konu programda; evlilik ve ailenin varlığını anlamsız kılan ve bu kavramları zayıflatan ve toplumumuzda kutsal olarak kabul edilen evlilik ve aileye dair bakış açısını olumsuz yönde değiştirecek veya dönüştürecek nitelikte içeriklere yer verildiği, evlilik birliği içerisinde ihanetin gerçek olaylar ekseninde senaryolaştırılarak ekrana getirildiği programda, kadın karakterin erkek karakteri aldatması ve bu duruma tepki olarak erkek karakterin eşini defalarca kez farklı kadınlarla aldatmasının ekrana getirilmesi suretiyle eşinin ve beraber olduğu diğer kadınların onur ve itibarının zedelendiği, aile kurumunun itibarsızlaştırıldığı ve toplumun yozlaştırıldığı, televizyon programlarında evlilik dışı kadın-erkek ilişkilerini ve aldatmayı ön plana çıkartan tavır, tutum ve görüntülere yer verilmesinin toplumun sistematik olarak duyarsızlaşmasına yol açabileceği, izleyenlerin, günlük yaşam kültürü içerisinde hayatlarının şekillendiğini ve gündelik yaşamlarında televizyonun çok önemli bir konumda olduğu, bu açıdan ailenin ve bilhassa evlilik kurumunun zayıflaması genel olarak değerlendirildiğinde toplumun da zayıflaması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, bu ve buna benzer yayınlar aracılığıyla “aldatma/aldatılma” olaylarının ekranlar aracılığı ile meşrulaştırıldığı, evlilik kurumunu ve aile kavramını güçlendirmekten ziyade onun içerdiği değer ve normları zayıflattığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %2 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz.” ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 2.109.798,39 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 42.196,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir...” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ve İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 19.08.2020 tarih, 2020/34 sayılı toplantısında alınan 10 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


