İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 18.08.2020 tarih ve 1547 sayılı yazısına konu TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 12.07.2020 tarihinde saat 08:03’de yayınladığı "Mr. Brooks" isimli sinema filmi yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, TELE 1 logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 12.07.2020 tarihinde saat 08:03’de başrollerini Kevin Costner ve Demi Moore'un oynadığı, 13 yaş ve üzeri, şiddet ve korku ve cinsellik koruyucu sembol kullanılarak yayınladığı "Mr. Brooks" adlı sinema filminin saat 08:12:50'de yer alan sahnesinde profesyonel bir seri katil olan başrol oyuncusu Mr Brooks'un gizlice girdiği evin yatak odasında cinsel ilişki halinde olan çifti tabancayla birer el ateş ederek öldürdüğü, çiftin çıkardıkları çeşitli sesler net bir şekilde duyulmuş, bununla birlikte tamamen çıplak olan çifte yetersiz blurlama yapıldığı, tabancayla birer el ateş ederek çifti öldüren karakterin yüzünde öldürmekten aldığı zevkin yansıtıldığı jestler ve mimikler, kendinden geçerek etrafında döndüğü ve öldürme anının defalarca tekrarlandığı, yine kendisi gibi öldürmekten zevk alan arkadaşı Mr Smith'le şehrin sokaklarında insan avına çıkıldığı ancak daha sonra kararını değiştirerek filmin ilerleyen dakikalarında saat 09:54:44'te kendisini öldürmesi için Mr Smith'i gece yarısı bir mezarlığa götürdüğü, Mr Smith, Mr Brook'u öldürmek için yaklaştığı ancak tetiğe bastığında tabancanın çalışmadığı ve bir anda bütün atmosferin değiştiği, Mr. Brooks’un dehşete düşen Smith'e: “-Özür dilerim Bay Smith, çünkü beni öldürmeni gerçekten istemiştim. Ama son anda fikir değiştirebileceğini düşünerek dairene uğradım ve tabancanın horozundaki iğneyi eğdim. Bununla beraber kararımı yine değiştirip ölmeyi seçersem diye bir silah daha getirmiştim. Büyük bir talihsizlik ama kızım hamile. Ve sen o tetiği çekerken o hikayenin sonunu görmeyi ne çok istediğimi fark ettim. …-Bana bunu yapma! Saçımın teline zarar verirsen polisler fotoğrafları bulur. O çifti öldürdüğünü öğrenirler.-Banka kasasının içinde bulunanlar Bay Smith, tarihe karıştı.” Mr Brooks son sözleri söylerken toprağa saplanmış küreği eline alarak kurbanına şiddetli bir darbe indirdiği ve Smith'in acı içinde kıvranışını zevkle izlerken bir kurt gibi uluduğu, Smith'i başına indirdiği darbeyle iyice sersemlettikten sonra yine küreği savurarak kurbanının boğazını kestiği ve yere yığılan cesedi mezarın içine ittiği, saat 10:00:34'teki sahnede ise; Mr Brooks öldürme bağımlılığını genetik olarak miras bıraktığı yine kendisi gibi katil olan kızının yatak odasına girdiği ve uyuyan kızını öpmek için eğildiğinde aniden gözlerini açan kızının boğazına sapladığı makasla kan revan içinde kaldığı sahne müzik eşliğinde ilerlerken katilin soğukkanlı bir biçimde babasının odanın içinde debelenerek can vermesini izlediği ve son nefesini veren babasının gözündeki gözlüğü alıp artık işleri devraldığının nişanesi olarak gözüne taktığı görülmüştür.
İhlale konu filmde, her ne kadar yapısı gereği kurgusal bir yapım olsa da, filmin geneline hakim şiddet sahnelerinden de anlaşılacağı gibi öldürme eyleminin zevk aracı olarak sunulduğu, bu durumun şiddete meyilli kişiler tarafından rol/model alınma olasılığının göz ardı edildiği, gerçekle kurguyu ayırt etme yetisine tam olarak sahip olamayan çocuklar, televizyon dünyasındaki karakterlerle özdeşlik kurup onları kendisine rol/model almakta ve model aldığı karakterlerin olumlu olduğu kadar olumsuz davranışlarını da benimsemektedirler. Yoğun şiddet sahnelerine maruz kalınması halinde bireylerde şiddete karşı duyarsızlaşma ve şiddetin kanıksanması gibi olumsuz sonuçların ortaya çıktığı bilinmektedir. Şiddet içeren sahnelerin çocuk ve genç kitle üzerinde bırakabileceği psikolojik etki ve yaratabileceği travma konusunda gerekli hassasiyet gösterilmeden ekrana yansıtılarak, bu kitlenin zararlı içeriklere maruz bırakıldığı, şiddet ve ürkütücü sahnelerin özellikle çocuklar üzerinde kaygı, korku, gerilim yaratacak ve onları şiddete karşı duyarsızlaştırdığı gibi yanlış ve çarpık davranış modelleri oluşturmalarına zemin hazırlayacağı, filmde yer alan şiddet içerikleri ile şiddetin meşrulaştırıldığı, özendirildiği ve kanıksatıldığı, filmin korumalı saatler olarak nitelenen çocukların ve gençlerin yayınları izleme ve dinleme ihtimali olan 24:00-05:00 saat aralığı dışındaki zaman dilimde (08:03-10:03) yayınlandığı dikkate alındığında çocuk ve gençler üzerinde olumsuz etki yaratacağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi, aynı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrası ile 24'üncü maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin ikinci fıkrası ile 24'üncü maddesinin ikinci fıkrasının ihlali nedeniyle, Kanun’un 32’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca %1 oranında idari para cezası uygulanmasına,
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %2 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
1) 6112 sayılı Kanun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmü ile Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik'in 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Bir programın hangi yaş grubuna uygun olduğu ise; programdan etkilenme düzeyleri göz önüne alınarak oluşturulan Ek-1’de yer alan “Genel İzleyici”, “7 Yaş”, “13 Yaş” ve “18 Yaş” sembolleriyle belirtilir. “13 Yaş” ve “18 Yaş” sembolleri programın yayını süresince ekranın bir köşesinde sabit ve sürekli olarak yayınlanır. 7+ bir programın günün her saatinde yayınlanabileceği, 13+ bir programın 21.30’dan sonra yayınlanabileceği, 18+ bir programın 24:00-05:00 aralığı dışında yayınlanamayacağı anlamına gelir." ilkesini, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "Koruyucu sembol sistemi ile ilgili usul ve esaslar Üst Kurulca belirlenir." hükümlerinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. (…) İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
2) 6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan; "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
Bu itibarla; aynı yayınla, birden fazla yayın ilkesi ihlali olduğundan ve her üç ihlalin de idari para cezası yaptırımını gerektirdiğinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, bahse konu ihlallerden en ağır (tek) cezanın verilmesi öngörüldüğünden,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %2 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Haziran 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 780.000,00 değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. …” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


