İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 29.09.2020 tarih ve 1868 sayılı yazısına konu FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 21.09.2020 tarihinde saat 20:58’de yayınlanan “Yasak Elma” adlı dizi film yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
FOX logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 21.09.2020 tarihinde saat 20:58’de yayınladığı, “Yasak Elma” adlı dizi filmde, dizi film karakterleri arasında geçen diyaloglarda; “- Bir şeyi çok merak ediyorum.- Öyle mi? Sor bakalım.- Nasıl olabiliyor da böyle bir kadın yalnız kalabiliyor onu anlamış değilim. - Yalnız olduğumu nerden çıkardın?- Yani, Kerim'le sevgili gibi gözüktüğünü göze aldığına göre hayatında birisi yoktur diye düşündüm. Olduğunu bilmiyordum kusura bakma.- Ben ciddi ilişkiler yaşamayı tercih etmiyorum. Ama buna yalnızlık denemez değil mi?- Şimdi biraz anladım. - İçimden bir his senin de bana benzediğini söylüyor. Yanılıyor muyum?- Aslında seviyeli bir birliktelik hayalim yok diyelim. (Gülüşürler)- Mert, yoksa biz ruh eşi miyiz?- Onu bilmiyorum ama iyi bir ikili olacağımızı garanti edebilirim. - Hımmm. Ne yazık ki bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz.- Aslında gözüktüğünün aksine çok eğlenceli bir kadınsın biliyor musun? - Öyle mi? Nasıl gözüküyorum merak ettim. - Soğuk, acımasız, mesafeli...- Sana bir sır vereyim mi? Ben tam da gözüktüğüm gibi bir kadınım. - Bakalım, göreceğiz.- Göreceksin.- Çok güzel bir geceydi, iyi ki karşılaşmışız.- Benim için de öyleydi. Arada tekrarlayalım. - Yani sen de istersen neden olmasın?- İsterim tabi.- Gidiyor musun?- Gideyim artık. - Oldu o zaman.- (Kahkaha atar.) Görüşürüz.- Görüşürüz. (Görevliye hitaben) Bir taksi söyler misin lütfen?- (Yürürken biraz düşündükten sonra Mert'e dönüp çağırmış ve el işareti ile gelmesini istemiştir.) Mert!- (Taksiyi kastederek) İptal. (Şahika uyanmış ancak yatakta Mert'i yanında görememiş, biraz sonra Mert elbisesini giyinmiş bir şekilde yataktan yeni kalkan Şahika'nın yanına gelmiştir.)- Günaydın.- Erkencisin...- Sabah bir toplantım var da erken gitmem lazım.- Tamam, sen git ben peşinden yetişirim.- Şahika! Bu arada dün yaşadıklarımız aramızda kalırsa iyi olur. (Cinsel ilişkiden bahsediyor.)- Kime söyleyeceğim ki zaten?- Yani ben Kerim'e bile bahsetmeyeceğim bu yaşananlardan. Zaten sizi herkes sevgili biliyor. Bence öyle kalsın daha iyi.- Mert, ben bu tür şeylere fazla anlam yükleyen bir kadın değilim.- Tamam, o zaman yani, yok farz edersek, hiç olmamış gibi davranırsak çok iyi olur benim için. - Olur.- O zaman... (Eliyle anlaştık işareti yapar.)- (Onaylar bir işaret yapar.)- Görüşürüz.- Beni yok sayamayacağını anlamayan bir salak daha. N'apalım? Şansımıza küselim.” şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Aile, çocuk, genç, yetişkin, yaşlı, erkek veya kadın herkes için en doğal ve temel sığınaktır. Fertler, toplumsal hayata ilk olarak ailede hazırlanırlar, dinini, inancını, ahlak, edep, saygı, sevgiyi önce ailede öğrenirler. Aile kurumunun toplumun en doğal ve temel birimi olup toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahip olduğu hususu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 16. maddesi başta olmak üzere, evrensel düzeyde kabul gören birçok insan hakları metninde yer almaktadır. Anayasamızın 41. maddesine göre de "Aile, Türk toplumunun temelidir." Sadece mevzuat bağlamında değil değerler hiyerarşimizde de ailenin korunması ve aile bağlarına ihtimam gösterilmesi en üst sıralarda yer almaktadır. Toplumun önemli bir parçası olarak aile, üstlendiği rol gereği ve yerine getirdiği işlevleriyle geçmişten günümüze hemen her toplumun karakteristiğini yansıtmaktadır. Milletin ayırıcı vasıflarını, değer yargılarını, inanç ve düşünce kalıplarını bünyesinde barındıran, bu değer ve düşünce kalıplarının aktarılmasını ve kuşaklar arası bağın sürdürülmesini sağlayan aile, kendinde içkin olan bir değere sahiptir.
Hız, erişim kolaylığı ve kitleleri etkileme gücü nedeniyle medya, modern dünyanın en önemli araçlarından birisidir. Ancak hem ülkemizde hem de dünyada ailenin korunması ve güçlendirilmesi konusunda medyanın yoğun olarak olumsuz algı ve değerler yaydığı görülmektedir. Bu nedenle medyada aileyi kötüleyen, değersizleştiren, sapkın ilişkileri reklam eden, çocukları kimlik bunalımlarına sokan, aile bireylerinin kişilik haklarını ihlal eden; genel ahlaka, milli ve manevi değerlere uymayan yayınlara ilişkin proaktif tedbirlerin geliştirilmesi gerekmektedir.
Aile kurumu bireyin sosyalleşmesi, güven kazanması, kişiliğinin şekillenmesi ve kültürel kimliğini içselleştirmesi konusunda en önemli toplumsal unsurdur. Aile ayrıca, toplumsal değerlerimizin ve kültürel kodlarımızın sürekliliğini ve bunların benimsetilmesini ve nesilden nesile aktarılmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, aile toplum için vazgeçilmez bir önem arz etmektedir. Anayasamızın 41. maddesinde "Aile Türk toplumunun temelidir." ifadesi toplumumuzda aileye verilen önemi işaret etmektedir. Aile kavramının içinin boşaltılması sonucu temel fonksiyonlarını yerine getiremeyen ailelerin, o toplumun içten içe zayıflamasına ve sonunda bütün toplumun etkileneceği bir toplumsal savrulmanın oluşmasına neden olacağı açıktır. Unutmamak gerekir ki güçlü ve sağlıklı bir toplum ancak güçlü ve sağlam temeller üzerine oturtulmuş aileler ile mümkün olacaktır. Ancak özellikle bu programdaki gibi iki kadının ebeveyn olarak sunulduğu ve çocuk sahibi olduğu bu ve benzeri ilişkilerin aile kavramını zayıflattığı ve aileye dair bakış açısını olumsuz yönde değiştirdikleri ve dönüştürdükleri görülmektedir. Bu nitelikteki yayın içerikleri incelendiğinde aile kurumunun itibarsızlaştırıldığı ve toplumun yozlaştırıldığı düşünülmektedir. Bu açıdan aile kurumunun zayıflaması genel olarak değerlendirildiğinde toplumun da zayıflaması ve dönüşmesi anlamına gelmektedir. Yayıncıların rapora konu olan bu ve buna benzer yayınlar aracılığıyla aile kavramını güçlendirmekten ziyade onun içerdiği değer ve normları zayıflattığı değerlendirilmektedir.
Toplumların devamını sağlayan ortak ahlaki, kültürel değerleri vardır. Bir toplumda yaşamanın gerektirdiği ortak değerlere sahip çıkmak, sağlıklı nesillerin yetişmesi, toplumun devamı için elzem gözükmektedir. Söz konusu dizide yer alan çarpık ilişkilerin ve ilişki modeli olarak gösterilen tek gecelik ilişkinin Türk aile yapısına ve değerlerimize aykırılık içerdiği kanaatine varılmıştır. Televizyon programlarında çarpık ilişkilerin ve tek gecelik ilişkilerin görülme sıklığı arttıkça; toplumun bu ilişkileri normalleştirmesine, duyarsızlaşmasına ve dolayısıyla toplumsal değerlerin yozlaşmasına neden olacağı düşünülmektedir.
İhlale konu yayında, "Ben ciddi ilişkiler yaşamayı tercih etmiyorum.", "Mert, ben bu tür şeylere fazla anlam yükleyen bir kadın değilim.", "Tamam, o zaman yani, yok farz edersek, hiç olmamış gibi davranırsak çok iyi olur benim için." şeklinde ifadelerle, tek gecelik ilişkilerin normalleştirildiği ve meşrulaştırıldığı, yetişkin bireylerin özel hayatlarındaki karşı cinsle olan ilişkileri ve tercihleri kişiyi ilgilendirmekte ve özel alan kabul edilmekle birlikte bu ve benzeri durumların televizyon programları üzerinden toplum nezdinde yaygınlaştırılması, meşrulaştırılması ve normalleştirilmesinin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı, kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Anılan yayın kuruluşu hakkında;
6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlali nedeniyle; Kanun’un 32’inci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca, ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, %2 oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmesi takdir edilmiştir.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun'un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan; “Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz.” ilkesinin ihlali nedeniyle;
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.” hükmü uyarınca, idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Ağustos 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 26.353.574,08 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, yüzde iki oranı (%2) 527.071,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir...” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Üst Kurul Üyesi Okan KONURALP ile İlhan TAŞÇI’nın karşı oyları ve oyçokluğu ile karar verildi.
Toplantıya Ait Şerhler
Üst Kurulun 30.09.2020 tarih, 2020/40 sayılı toplantısında alınan 16 no.lu karara karşı oy yazısı.
İlhan TAŞCI Şerhidir.


