İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 06.10.2020 tarih ve 1921 sayılı yazısına konu HALK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 05.10.2020 tarihinde saat 20:05’de yayınladığı "İki Bakış İki Yorum" isimli program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, HALK TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşta 05.10.2020 tarihinde saat 20:05’de yayınlanan "İki Bakış iki Yorum" adlı programda, geçen diyaloglarda; "Bugün Azerbaycan Cumhurbaşkanı çok enteresan bir tweeti vardı gördün mü bilmiyorum? Türkiye muhtemel bir görüşmelerde masada olmalı. Türkiye’ye ne diyor biliyor musun zımnen. Ya arkadaş biraz aklı başında hareket et de yarın masaya oturma ihtiyacı hissedersin. Ata binip gidiyorlar. Devlet Bahçeli'ye bakarsan Nahçıvan Özerk Bölgesi'ni şeye bağlayacak Azerbaycan’a aradaki Ermenistan topraklarını muhtemelen işgal edecek atı alıp. Bi kere Azerbaycan devlet mi bir de bu var bunu soralım? Azerbaycan devlet mi gerçekten bir aşiret. Demokrasi yok, hukuku yok. Bir otoriter yönetim var, seçim yok. Paranın üzerinde yüzüyorlar bugüne kadar adam gibi bir devlet kurmamışsın. 30 yıldır senin toprakların işgal edilmiş 30 yıl önce mesela şeyin çok uzattım sana bırakacağım." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, Demokrasinin en temel önceliklerinden biri halkın haber alma özgürlüğü olduğundan demokratik rejimlerde medya, kamuoyu oluşumunda hayati öneme sahip bir aktördür. Öyle ki; medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olduğu çoğu otorite tarafından kabul edilmektedir. Günümüzde medyanın gücünün artması ile medya mensuplarının sorumluluklarının da aynı ölçüde arttığı bir gerçektir. Medya mensuplarının siyasi kişi, kurum ve kuruluşları eleştirmesi; onların söz ve eylemleri hakkında kamuoyunu bilgilendirmesi tabii bir durumdur. Medyanın toplum üzerindeki büyük etkisi bir takım ahlaki sorumluluklarının doğmasına sebep olmuştur. Bu sorumlulukların bir kısmı kişilik haklarına saygılı olmayı kapsamaktadır. Medya mensuplarının siyasi kişi ve/veya kuruluşları eleştirme hakları bulunmaktadır. Ancak bu haklarını kullanırken siyasi kişi kurum veya kuruluşların haklarının gözetilmesi önem arz etmektedir.
İhlale konu programda, “Azerbaycan devlet mi gerçekten bir aşiret demokrasi yok hukuku yok bir otoriter yönetim var seçim yok paranın üzerinde yüzüyorlar bugüne kadar adam gibi bir devlet kurmamışsın 30 yıldır senin topraklarını işgal edilmiş...” şeklinde, Azerbaycan Devleti ve Devlet Başkanına yönelik yapılan yorumlamaların ve kullanılan ifadelerin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı, yayıncılar canlı yayın gerçekleştirirken yayın sırasında kullanılan ifadelerin dürüst, kişi ve kurumları zedelemeyecek nitelikte olması hususuna özen göstermeli; yayıncılığın kamusal sorumluluk görevi olduğu ve yayınların Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiği ve medya mensuplarının siyasi kişi ve/veya kuruluşları eleştirme haklarını kullanırken siyasi kişi kurum veya kuruluşların haklarının gözetilmesi gerektiği kanaatiyle, mezkur yayında, savaş halinde olan ve tarihi dostluğumuz bulunan Azerbaycan Devleti'ne yönelik aşiret olduğu, demokrasi olmadığı, otoriter bir yönetim bulunduğu, seçim yapılmadığı gibi, yapılan yorumların kişi ve kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliği taşıyan ifadeler olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 636.565,40 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “(…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


