İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 16.10.2020 tarih ve 1913 sayılı yazısına konu DOLUNAY INT logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 15.10.2020 tarihinde saat 17:15’te yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 15.10.2020 tarihinde saat 17:15’te yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han'ın yaptığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “Yani bizde bir sıkıntı var mı? Var mı derken var yani sıkıntın olmasa beni niye arayasın ki zaten? Bazıları diyor ki ya mübarek diyor, e şimdi, her arayandan ikisinden üçünden birinde mutlaka ya sihir ya nazar... Ya mübarek adam sıkıntısı olmayan niye zaten arasın burayı? E şimdi doktora gidiyor, şimdi doktora diyebilir mi lan sana da hep hastalar geliyor niye, adam doktor zaten işi bu hastalara bakacak zaten. Dolayısıyla ona da hep hastalar gelecek. E sen şimdi notere diyebilir misin, niye hep sana resmi tasdik işi olanlar geliyor? Adamın işi o. Onun için ona geliyorlar zaten. E dolaysıyla bizi de kim arıyor? Metafiziksel olarak sıkıntı yaşayanlar, acabası olanlar da oluyor ama ekseriyetle evet , sıkıntılarının farkında olanlar bizi arıyor. Evinde sihir bulmuş, çeşitli varlıklar görmüş duyuyor, bunalıyor, daralıyor, ölmek istiyor, intihar etmek istiyor, sebepsiz yere yuvası yıkılmak üzere, muhabbet saadet kalmamış, yani huzura hasret kalmış, belli bir yaşa gelmiş evlenememiş, para açısından sürekli sıkıntılar görüyor, rızkı açısından hiç yüzü gülmemiş... Dolayısıyla kendisinde bir anormallik, paranormallik olduğunu fark ediyor ve bizi arıyor. Bunun efendim böyle, ne zamandan beri var, kim yapmış olabilir falan bunun istişaresini yapmak için. Dolayısıyla yani numaralarımız ücretsiz, bu hususta bizimle istişare etmek isteyen kardeşlerimiz ücretsiz olarak bizlerle irtibata geçebileceklerini unutmasınlar.”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda; “Hocam ben yaklaşık bir yıl önce çamaşırda bir iğne bulmuştum…Hocam ben yakın zamanda bir sınava girdim de acaba, onun sonucu hakkında, hayırlı mı olacak? Onu öğrenebilir miyiz?...Onu Allah bilir. Gaybı Allah bilir yani, sınavın sonucu nasıl olur bilemeyiz onu, ama dua edelim Allah hayırlara tebdil eylesin. Rabbim umduğunuza efendim kavuşabilmeyi nasip eylesin. Hayırlı yerleri kazanabilmeyi nasip eylesin diyelim. Çoruma selam edelim Allah'a emanet olun inşallah. Şimdi sevgili ablam, o bulmuş olduğun iğneden dolayı acaba bende sihir mi var diye düşünüyordun ama bir sihir tesiri yok üzerinde. Bir sihir tesiri yok. Ama onu buldun da, yok denk gelmiş yani o bulduğun zamanlar. Sende bir metafiziksel bir sıkıntı var. Sihir değil, musallat da değil. Aşırı derecede nazar var. Bu sebepsiz ağlamaların, hayata dair isteksizliğin, bunalman, daralman, kısmetinde bir mani olma... Evet nazar bunların hepsini yapabilir. Nazar insanın vücuduna maddi, manevi, bedensel, ruhsal büyük zararlar verebilir. … nazar insanın göğsünden girip sırtından çıkan insanı delip geçen bir ok gibidir buyuruyor yani. Bizi, düşün yani bir kurşun, bir ok göğsünden girdi sırtından çıktı ne kadar zarar verebilir? En az o kadar zarara sürükleyebilir. Senin maddi manevi olarak daralmana da sebep olan kısmetini de bağlayan, önüne engel olan set olan, üzerindeki nazar tesiri. İsminde "f", "t" bu iki harfi barındıran bir kadın tarafından çok nazar alıyorsun. Hem f hem t aynı isimde var, bu iki harf de. İsminde bu iki harfi barındıran bir kadın haset ediyor. Yani bu sınavda da muvaffak olamazsan bil ki bu hasettendir, bu nazardandır. Çünkü hayatın her alanında bağlılık yapar bu nazarın enerjisi. Sen de böyle bir bağlılık var. Allah'ım bu nazarın enerjisinden tez zamanda seni kurtarsın.”, "İşlerim bozuk, iş hayatım nasıl düzelir?", "Üzerimde musallat var mı, nasıl anlarım?", "Kısmetim kapalı diyenler, kısmet bağlılığı nasıl anlaşılır?", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 .."şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


