İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 21.10.2020 tarih ve 1975 sayılı yazısına konu DOLUNAY INT logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 18.10.2020 tarihinde saat 02:27’de yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 18.10.2020 tarihinde saat 02:27’de yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han'ın yaptığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; "... Ne yapalım? Sıkıntılarınızı dinlemeye başlayalım. Dertlerinizle ilgili istişare etmeye başlayalım. Üzerimizde metafiziksel bir problem olabilir mi, varsa bunu nasıl def ederiz? Kimden geliyor olabilir? Nasıl kurtulabiliriz bunları konuşuyoruz. Üzerimizde sihir var mı? Hafazanallah peygambere bile yapıldı. Üzerimizde nazar var mı? Ya efendimizin devesi çatladı mübarek az daha kendi devrilip eriyip gidecekti diyor Allah Kur'an-ı Kerim'de. Üzerimizde musallat var mı? Efendimizi devrilecek, eriyecek kıvama getiren nazar sana, bana ne yapmaz? Resulullah'ı günlerce yatağından çıkamayacak hale getiren sihir seni, beni ne yapmaz?”, program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise;"Hocam benim bir sıkıntım var. Eşimle yani evimle bir türlü anlaşamıyoruz. İşimde bir bereketsizlik çok fazla yani kazancımla yani insanlarla iletişime giremiyorum. Bir tat alamıyorum yaşamaktan olsun yani gezmekten, yatmaktan, yemekten hiçbir şey bir tat alamıyorum hocam.- Yani biraz önce söylediğimiz hazretin şiirindeki o anı yaşamak. Vesveselerden sıkıntılardan kurtulup anı yaşamak nasip olmuyor. Hiçbir andan huşu bulamıyorum, lezzet alamıyorum. Yani normalde insanların hoşuna gidecek hadiseler bile bana böyle zor geliyor, yapmak istemiyorum onları.- Aynen hocam.- Hani hobi falan diyorlar ya hobi dediğimiz her insanın zevk aldığı bir şeyler olur yani. Bunlar bile yok. Sadece sorumluluk olarak yaptıklarım değil eğlence olarak yaptıklarım da bana tatsız tuzsuz bir şey geliyor. Yani yemek içmekten dahi haz alamaz bir haldeyim diyorsun.- Aynen öyle hocam.- Çok özür diliyorum bak bu masa da odun yani odun gibi bir yaşam ruhu yok, sevgi yok dolayısıyla insan odunlaşmış oluyor yani Allah korusun.- Aynen hocam, aynen öyleyim hocam yani aynen öyleyim.....- Bir sihir tesiri var. Hem de yedirme içirme suretiyle yapılan bir sihir var. efendim yemeğe böyle okumalar, içeceğin şeylere okumalar yapma suretiyle birkaç kere defaatle yani müracaat edilmiş bir habis müdahale. Bedenine tesir edilmiş, gönderilmiş efendim mahlukatın o varlıklar, o şer varlıklarının enerjisi bir şekilde efendim sana sirayet ettirilmiş. Bunun sıkıntısını yaşıyorsun. Bak şu anda hiçbir şeyden tat alamama lezzet alamaman üzerindeki ağır sihirden kaynaklı. Yani bu sihirle beraber seni öyle bir hale getirmişler ki ya bir mezarlıktan geçtiğin zaman şöyle insan mezarlığa hasretle bakar mı? "Ah şurada yatan ben olsaydım keşke." der mi? ölümü bile tercih edecek derecede sıkıntılar yaşatıyorlar sana. Bu sihirle beraber bir kadın ehli haset. İsminde 't' var 't' ama senin akraban da değil söyleyeyim. Sana yakın ama senin akraban değil akrabalık yok bu kadınla. Ama yeyip onun yaptığını yiyecek içecek kadar da yakınsın yani. İsminde 't' olan bir kadından maalesef sana defaatle sihir yapılmış, yedirilmiş, içirilmiş. Sen bugün bu sihrin tesiri altındasın üzülerek söylüyorum. Vücudunda bu sihrin ağır tesiri var. Allah bu tesirden seni en yakın zamanda kurtarsın. Rabbim Harun ağabeyimizi yaşadığı bu olumsuzluktan en tez en çabuk vakitte kurtarsın diyelim...”, "İşlerim bozuk, iş hayatım nasıl düzelir?", "Üzerimde musallat var mı, nasıl anlarım?", "Kısmetim kapalı diyenler, kısmet bağlılığı nasıl anlaşılır?", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 .."şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri... kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Eylül 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


