İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığının 15.12.2020 tarih ve 2146 sayılı yazısına konu FUL TV logosuyla yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 09.12.2020 tarihinde saat 14:36’da yayınladığı "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı program yayınına ilişkin uzman raporu ile video görüntülerinin incelenmesi ve değerlendirilmesiyle yapılan görüşmeler sonucunda;
Bahse konu yayına ilişkin uzman raporunda ayrıntıları belirtildiği üzere, söz konusu kuruluşun 09.12.2020 tarihinde saat 14:36’da yayınladığı sunuculuğunu Mücahid Han’nın yaptığı, "Mücahid Han ile Sohbet-i İhvan" adlı programda, sunucu tarafından; “...Tabii programımıza başlarken evvela besmele-i şerif ile başlıyoruz. … diyoruz. Neden? Çünkü Allah nasip ederse bundan sonraki programlarımızda El Cevahirü'l Mudiyye isimli bir İmam Nebevi'nin kitabından kıymetli kardeşlerim hakikaten ismi gibi yani inciler saçan … mübarek dilinden inciler saçan bir kitaptan her programın başında bir iki sayfa okuyarak başlayacağım...", program sunucusu ile programa telefon ile bağlanan izleyiciler arasında geçen diyaloglarda ise; “...Birileri müdahil olmuş, bak Bakara suresinde Rabbim öyle diyor çünkü. Sihirle beraber karı kocanın arasını bozdular. Ben demiyorum. Hazreti Allah diyor. Sihir ile Sultan'la Yaşar'ı birbirine düşman ettiler kardeşim. Bak isminde "Y" olan bir kadın. 2 defa yedirme içirme sureti ile Sultan ablada bir sihir yoluna müracaat etmiş. Yedirmişler, içirmişler. Ne demek bu. Çeşitli sihir yöntemleri var. Bir şeyler okurlar, çeşitli maddeler koyarlar suyuna, yemeğine, çayına, kahvesine. O onu bedenine almakla beraber bir negatif enerjisiyle yüklenmiş olur. Artık şuur idrak kapanır. ...", “Şimdi senin yuvanla alakalı bu yaşanan problemlerde, evlatlarına kadar tesir eden negatiflikte, senin ve evlatlarının işlerinizde terslikler görmenizde Dört farklı sihrin tesiri var. Hani muska derler ya yazma suretiyle yapılan sihirler. Yani bunlar bu yuvanın dağılması, maddi manevi bereketsizlikler yaşanması, artık evlatlara kadar işleyen, kabire kadar devam etmesi niyet edilen sıkıntıların yağmur gibi belaların musibetlerin böyle dolu gibi gökten taş gibi başınıza yağması niyet edilerek dört farklı yapılan muska sihir tesiriyle adında "İ" olan bir kadın tarafından yapılmış. Efendim bu kadının sizinle bir akrabalığı yok....Bu şu an sizin evlatlarınızı bile etkiliyor. Bu sihir öyle menem bir şeydir ki, dededeki torunu etkiler. Kardeşten kardeşe etki eder. Hafazanallah senelerce devam edip gidiverir. Bir çok manada bağlılıkları, sıkıntıları getirebilir. Ailede böyle bir tesir var benim ablam. Rabbim bu dört sihrin de tesirini izale eylesin. Allah'ım tez zamanda inşallah bu garabetlerden kurtulabilmeyi nasip eylesin diyelim. Bu isminde "İ" olan kimse, Allah başına döndür yarabbi. Dünyada da çeksin ahirette de çeksin. Nasıl ki benim Fidan ablamın evlatlarının hayatını kararttı bu kadın buyuran sensin. Adilsin, zerreleri hesap ediyorum, karşılığını göstereceğim diyorsun. Bu kadına dünyada da ahirette de bu yaptığı zalimliğin karşılığını göster yarabbi.", "İşlerim bozuk, iş hayatım nasıl düzelir?", "Üzerimde musallat var mı, nasıl anlarım?", "Kısmetim kapalı diyenler, kısmet bağlılığı nasıl anlaşılır?", "Negatif enerjiden nasıl korunurum?", "Eşler arasında geçimsizlik mi var?", "Geceleri uyuyamıyorum, kabuslar görüyorum diyenler!", "Ücretsiz Hat: 0212 981 15 …" şeklinde sözlü ve yazılı ifadelere yer verildiği görülmüştür.
İhlale konu programda, her insanın yaşam süreci içerisinde karşılaşmaları mümkün olan bazı maddi/manevi ve ruhsal sıkıntıların çoğunun, cin, büyü, nazar, musallat vb. sebeplerden kaynaklandığının ifade edildiği ve bu yönde bazı reçeteler sunularak izleyicilerin dini hassasiyetlerinin istismarına yol açabilecek nitelikte yayın yapıldığı, bu tür yayınların insanları kaygı, korku ve endişeye sevk edebileceği ve bu konularda çeşitli sıkıntılar yaşamakta olan izleyicilerin maddi manevi zarara uğratılabileceği, dolayısıyla, maddi sıkıntılar, ailevi problemler, sağlık sorunları vb. sorunların nedenini batıl inanışlara ve uygulamalara dayandırıldığı, bu yolla mezkur yayında, kişisel çıkar sağlamak amacıyla insanların dini duygularının istismar edildiği kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle mezkur yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinin ihlal edildiği sabit görülmüştür.
Bu itibarla;
6112 sayılı Kanun’un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde yer alan; "Yayın hizmetleri ...kişileri fal veya batıl inançlar yoluyla istismar edemez." ilkesinin ihlali nedeniyle,
6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “8’inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun’un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.” hükmü uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
a) İhlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, kuruluşa %3 oranında idari para cezası uygulanmasına,
Ancak, ihlalin tespit edildiği tarihi itibariyle kuruluşun Kasım 2020 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının bulunmadığı değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezasının 10.000 (onbin) Türk Lirasından az olamayacağından, 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranına göre 25.881 (yirmibeşbinsekizyüzseksenbir) Türk Lirası İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,
b) 6112 sayılı Kanun'un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ (…) 8’inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir…” hükmü uyarınca işlem tesis edileceği hususunun yapılacak tebligatta bildirilmesine,
Oy birliği ile karar verildi.


